26 Aralık 2011 Pazartesi

2012 yılı enflasyon ve faiz beklentisi




       CPI - mom         CPI - yoy
Jan-11  0.41%     4.90%
Feb-11  0.73%     4.16%
Mar-11  0.42%     3.99%
Apr-11  0.87%     4.26%
May-11  2.42%     7.17%
Jun-11  -1.43%     6.24%
Jul-11  -0.41%      6.31%
Aug-11  0.73%     6.65%
Sep-11  0.75%     6.15%
Oct-11  3.27%     7.66%
Nov-11  1.73%     9.48%

20 Aralık 2011 Salı

Beypazarı



Tepeden eski şehir
Kurban Bayramında uzun süredir görmek istediğim Beypazarı'na gittim.Ankara'nın ilçelerinden birisi olan Beypazarı son yıllarda iç turizmden daha çok yararlanır duruma gelmiştir. Özellikle bir gecelik konaklamalı ve genel olarak yeme içme üzerine dayanan bu İç Anadolu ilçesi turizminde eski çarşının da rolü büyüktür. 

16 Aralık 2011 Cuma

Şehirleri yaşanabilir yapan nedir?

Şehirleri yaşanabilir yapan ana etmenin ne olduğu hep sorguladığım bir konudur. Gezip gördüğüm şehirlerdeki etkenleri bir araya getirmeye çalıştım. Aşağıda bunları sizler için sıralıyorum.

15 Aralık 2011 Perşembe

Sevgide temasın rolü

İnsanın yaşamında sevginin önemi hiç birimizin inkar edemeyeceği kadar fazladır. Herkes sevmek ve sevilmek istemektedir.

İnsanların sevgilerini gösterme şekilleri birbirinden çok farklı olabilmektedir. Kimi sadece bakarak, diğerleri söyleyerek ama bazıları da bunlara ilaveten dokunarak sevgisini ifade eder. Eski insanların eşi ve çocuklarına karşı sevgisini söylemediğini, onlara sarılmadığını sık sık görmüşüzdür. Bu kişiler davranışlarıyla sevgisinin anlaşılmasını beklerler. Halbuki karşı taraf, hayat boyunca o kişiden sevgi dolu sözcükler söylemesini ve hepsinden çok sarılıp öpmesini beklemişlerdir.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Ekonomik kriz belirtisi nedir?

Bu günlerde herkesin ağzında dolaşan ekonomik krizin, ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde farklı algılandığını düşünüyorum.

Ülkemizde ekonomik kriz denince, halkımızın ilk aklına gelen şey, dövizin fiyatının arttığıdır. Ülkemizde son otuz beş yılda altı ekonomik kriz olduğunu biliyoruz. Burada kriz sayısından çok, hepsinde, kurların aşırı yükseldiği gerçeğidir. Yükselen kurlarla birlikte, enerji ithalatı nedeniyle bozulan bütçe dengeleri, kamunun ürettiği mallarına yüksek oranda zam yapılarak dengelenmeye çalışılır. Kamu zamların yanında ek vergiler getirerek kaynak yaratmaya çalışır. Tüm bu vergi ve zamlar, enflasyon olarak kendini gösterir. Kamunun bu tutumu nedeniyle özel sektör de girdi maliyetleri arttı gerekçesiyle zam yapar. Kamuoyunda ise, pahalılık ve kriz algılaması nedeniyle tüketim eğilimi azalır. Algının olumsuza dönmesi ve harcamaların azalmasıyla satışların ve gelirlerin düşeceğini düşünen kuruluşlar çalışan sayısını azaltma yoluna gider. Şirket karları azalırken ekonomik büyüme eksiye döner. Genç ve iş arayanlara yenileri katılarak, yüksek olan işsizlik oranı daha da yukarı çıkar.  Sonuçta kamuoyu yükselen kurlar nedeniyle, varlığının bir kısmının kaybolduğunu ve alım gücünün zayıfladığını görmenin yanında işsizlerin arttığını da fark eder. Halk geleceğinden endişe duyarak umutsuzluğa düşer.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Oslo, Bergen

Aralık ayının başlarında işi olan bir arkadaşıma eşlik ederek Oslo ve Bergen'e gittim. Sizlerle izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Tepeden Oslo
Aydınlık İstanbul gününden Oslo karanlığına indiğimizde, soğuk hemen kendini hissettirdi. Yaz  aylarında uçaklar Ege ve Akdeniz şehirlerinde, körük dışında durdukları zaman yüzünüze çarpan sıcak hava gibi Oslo da körüğe çıkarken soğuk benliğinizi sararak kendini hissettiriyor. Alandan  şehre ekspres trenle gitmek pratik fakat pahalı. Kişi başı 20 dakikalık seyahat 23 euro civarında tutuyor. Oslo merkez istasyonu şehrin içinde ve Avrupa şehirlerindeki gibi temiz.

6 Aralık 2011 Salı

Denizde dalgalar

Göl ile deniz arasındaki temel farkın "dalga" olduğunu düşünüyorum. Denizlerde, büyüklükleri ve mevsimle ilgili dalgalar oluşur. Okyanusta oluşan ve tusunai gibi özel dalgaları bir kenara bırakıp Egedeki dalgalarla ilgili gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

Kuzey ege'de dalga oluşturan ana rüzgarlar kuzeyli ve güneyli esenlerdir. Poyraz, yıldız, karayel ve lodos sert esen ve  dalga oluşturan ana rüzgarlardır. Kış aylarında fırtına seviyesine kadar yükselebilen rüzgarların oluşturduğu yüksek dalgalar denizciler açısından tehlike işaretidir. Yaz aylarında ise genel olarak kuzeyli rüzgarlar eserken oluşan dalgalar makul yükseklikte olup karada rüzgar pek hissedilmez.  

3 Aralık 2011 Cumartesi

Ağ balıkçılığı

Ağ balıkçılığının büyük takalarla ticari olanını değil, sahil kasabalarında sandallarla yapılanını anlatmaya çalışacağım. Trata(tirol) veya gırgır gibi sürü halindeki balıkları avlamaya yarayan profesyonel yöntemlerden değil amatör ağ balıkçılığından bahsedeceğim.

Sahil kasabalarında, mevsimine göre balık avlamak esastır. Bunları avlayabilmek için de ağların denizde nerelere bırakılacağı üzün süren deneme yanılma yöntemleri ile bulunmuştur. Çocukluğumuz yazlarının geçtiği Karaburun'da da her koyda ağların nereye atılacağı(nöbet yerleri) bellidir. Nöbet yerleri, burnun ana karaya en yakın yerinden başlayarak ucuna doğru devam eder. Bodrum koyunda ön, arka nöbet, kerkince. arslan burnu, arnavutun dalyanı, ve dere ağızı  diye 6 ağ bırakılacak yer vardır. Koy sakinleri kendi aralarında sıralamaya göre, ön nöbetten başlayarak altı gün, her gün bir sonrakine geçmek üzere ağlarını bırakırlar. 

30 Kasım 2011 Çarşamba

Reel Faiz

Teorik olarak bakıldığında, ekonominin ihtiyaç duyduğu büyüme için gereken tasarruflara reel faiz ödenmesine gerek olmayacaktır. Enflasyon oranı, faizin belirleyicisi olacaktır. Eğer elde edilen büyüme, yurt içi tasarrufların dışında borçlanma ile sağlanmışsa, tasarruflara enflasyonun üstünde faiz  verilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda reel faizin ne olacağı sorusu ortaya çıkmaktadır.

28 Kasım 2011 Pazartesi

2012 yılı Dış Borç

2012 yılında ülkemizin geri ödeyeceği Kamu borcu 11 milyar USD iken finans kesimi dahil özel sektörün borcu ise 43 milyar USD civarındadır.


Kamunun toplam borcunun yüksek olmadığı ve bunun rahatlıkla geri ödenebileceğini söyleyebiliriz. Buna karşılık kamunun yeni borç bulmakta zorlansa da tamamını yeniden borçlanabileceğini düşünüyorum. Kamu için yenileme riski bulunmamaktadır.

Döviz Rezervi

TCMB Döviz rezervi Başkanın sunumuna göre Kasım ortasında 87 milyar USD civarındadır. 2010 dan itibaren döviz rezervi en yüksek 92 milyar USD civarına çıkıp Temmuz 2011 den itibaren azalmaya başlamıştır.

Ağustos ayındaki sürpriz faiz indiriminden sonra piyasalarda yükselmekte olan dövize müdahale etmek amacıyla MB yaklaşık 8 milyar USD döviz satışı yapmıştır. Ancak sadece döviz satışıyla değil TL de politika faizini yükseltmeden,  faiz koridoru uygulamasına başlayarak da dövize müdahale etmeye başlamıştır. Doğal olarak da TL faizler ortalama 9 ve üzeri seviyelerden oluşmaya başlamıştır. Bu temel politika değişikliği yanında Bankaların, TCMB nezdinde tutmak zorunda olduğu karşılıkların, döviz olarak tutulabilecek oranını % 20 den 40 çıkarmıştır. Bunun sonucunda rezerv tekrar yükselerek 87 milyar USD seviyesine çıkmıştır.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Yıldızlar

Çocukluğumun kısa yaz gecelerinde, elektriğin olmadığı Karaburun'da, gece saat 22.00 den sonra arkadaşlarla kayalıklarda buluşup oynadığımız oyunlardan sıkıldığımızda sırt üstü yatıp gökyüzünü seyrederdik. Tek tük evlerde yanan lüks lambasının ışıklarından başka, gökyüzünü görmeyi engelleyen herhangi bir ışık olmaması şansımızdı. Üstümüzdeki, yıldızlar ve cisimlerle ilgili birbirimize sorular sorarak vakit geçirirdik. Kayan yıldızla, geçen uçaklar ve yıldız kümeleri benim için hep gizemli olmuştur. Onların bilimsel yanlarından daha çok insanın hayatındaki etkisinin neler olduğu hep ilgimi çekmiştir. İşte onlar;

22 Kasım 2011 Salı

Bazı bankalarının, ülke riskleri

İlgilenenlere:

Bankalarının  belli başlı  ülkelerindeki risklerini gösteren tablonun linki ilişikte. Bilgisayar faresini ülkenin üzerinde tıklarsanız , o ülkeye diğer ülke bankalarının verdiği kredilerin toplamını görebilirsiniz.

Ayrıca.yine çıkan grafiğin altındaki pencereye tıklarsanız, bazı seçilmiş ülkelerin, borç tiplerine göre dağılımı da görülebilir.

14 Kasım 2011 Pazartesi

Krizin Sorumlusu kim?


Krizin sorumlularına bakmadan önce, ekonomik krizin kaynağının ne olduğuna bakmamız gerekmektedir.

Sorun,basit olarak,  kamu borçu veya toplam borçun,  GSMH'nın üzerine çıkmış olması olarak görülmektedir. Var olan yüksek borçların bugüne kadar geri ödenebilmesi ancak ekonomik büyümenin devam etmesi ve borçun vadesinin ve maliyetinin uygun olmasıyla mümkün olabilmiştir. Diğer bir değimle sağlanan likidite ile refah devam ettirilmiştir.

Sakız Adası

 Kale
Yazın Sakız Adasına, Çeşmeden 45 dakikalık bir feribot yolculuğuyla gittim. Adaya  yaklaşırken  limanın sol tarafı(güneyi)düzlük sağ(kuzeyi)ise dağlık olduğu görülmektedir. Çeşme ile Sakız arasındaki deniz kuzeyli rüzgarlara açık olması yanında yazında imbatın sert estiği bir boğazdır. Mendirek içindeki Sakız kasabasının, eski yerleşim yeri kale içinde kalmıştır. Ancak bugün kalenin duvarları bile yerleşim dolayısıyla zor seçilebilmektedir.

Sisam Adası

 Sisam
Ege adalarının kıyılarımıza yakın olmalarına karşın, AB üyesi Yunanistan'ın, vize istemesi nedeniyle ziyaretleri hep zahmetli olmuştur. Yazın Kuşadası'nda halıcılık yapan arkadaşım,  Sisam adasında tekne turizmi yapan arkadaşlarını ziyaret edebileceğini söylediğinde coşkuyla kabul ettik.

Kuşadası'ndan 1.30 saatlik bir yolculukla adanın Türkiye'ye bakan yüzünün tersinde kuzeyde yer alan koydaki Sisam(Samos) limanına vardık.  Kuzey rüzgarlarına açık koyun girişine mendirek yapılarak liman kullanılabilir hale getirilmiş. Adayı gezebilmek amacıyla araba kiraladık. 

11 Kasım 2011 Cuma

TCMB Politikası

2008 den beri sürüp, 2011 in ikinci yarısında şiddetini arttıran krizden Türkiye en az etkilenen ülkelerden birisi olmuştur. Bunda 2001 krizinden sonra Kemal Derviş'in uygulamaya koyduğu politikaların devam ettirilmesinin payı çok büyüktür. AKP hükümetlerinin ve Ekonomik kurmaylarının izlediği politikalar genel anlamda başarılıdır. 

10 Kasım 2011 Perşembe

Yönetici Bilgilendirme Sistemi (MIS)

Şirketin tepe yöneticisinin(CEO), yönetim esnasında, şirket verilerine  en uygun formatta ulaşabiliyor olması gerekir. Ancak, istediği verilere ulaşabilmesi için Bilgisayarlarda tutulmakta olan verilerin hangilerinin ne formatta istendiği, programcılara net ve onların anlayabileceği şekilde anlatılması gerekir. Unutulmamalıdır ki, programcılar işin(business) tüm safhalarını bilmedikleri gibi, sizin hangi ihtiyaçlarınızı karşılayacak nasıl bir formatta bilgiler istediğinizi de  bilmemeleri normaldir. Bu raporların, eskiden elle hazırlanması neredeyse imkansız iken, şimdi gelişen bilgi işlem altyapısıyla  kolayca düzenlenebilir hale geldi. Doğal olarak da eski yöneticilerde olmayan bu olanak sayesinde, şirket yönetimi  daha kolay hale geldi.

Yatılı Okul (BAL)

1963-1970 yılları arasında İzmir'in Bornova ilçesinde, İzmir Kolejinde yedi sene yatılı olarak okudum. Devletin, 1955 yılında Türkiye çapında açtığı ve sınavla girilip, İngilizce öğretmeyi amaç edinmiş altı okulundan birisi olan okulumuz, Levantenlerden Edmond Jiro'nun bağışladığı geniş arazisinde faaliyet gösteriyordu. O dönemde erkek okulu olarak faaliyete başlayan okul 1964-1965 döneminde kız öğrenci alımına da başlayarak karışık öğrenime geçmiştir. 

9 Kasım 2011 Çarşamba

Bulgur ve Keşkek

Çocukluğumuzda bulgur ve keşkek bugünkü gibi hazır satılmaz köylerde ve kasabalarda yapılırdı. Ben de yazları geçirdiğimiz, ailemin memleketi Karaburun'da bunların yapımında bulundum. Onu sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Tarladan çuvallar içinde gelen buğdaylar, taşı toprağı ayıklansın diye kazanlar içinde iyice yıkanıp temizlenirdi. Buğday yıkama zahmetli ve fazla insan gerektirdiğinden, ailenin tüm  fertleri yıkamada bulunurdu. Yıkanan  buğdaylar, kuruması için yaz güneşinin altına serilirdi. Kurumakta olan buğdaya tüm kuşlar ve karıncalar hucum ederlerdi. O nedenle sürekli kuş kovalanır ve karıncaların gelmemesi için etrafına ilaç yapılırdı.

Türev Piyasalar

Türev asıl itibariyle,vadeli yapılan işlerde,işlem ile vade tarihleri arasındaki sürede, olabilecek değişikliklerden etkilenmemeyi amaçlayan finansal enstrümandır. Diğer bir ifade ile,dövizle satılan malın bedelinin alınacağı  vadede kurlardaki değişiklikten etkilenmemek için yapılan işlemdir.

8 Kasım 2011 Salı

Parayı Nereye yatırmalıyız?

İçinde bulunduğumuz dünya krizinde,bireyler,  paramı nerede değerlendirebilirim diye düşünmektedirler. Ülkemizde yaşanan önceki krizler, yerel olduğu ve genel olarak ülkedeki döviz dengesizliğine bağlı olduğu için, bu defa ki krizde nasıl davranmak gerektiği konusunda kişiler, karar vermekte zorlanmaktadır.

5 Kasım 2011 Cumartesi

Kemeraltı


1986 yılında ayrıldıktan sonra, gerek iş gerekse ailevi nedenlerle hiç ilişkimi kesmediğim İzmir'imizi yeniden yaşamaya başlayabildim. Geçen haftalarda gezdiğim Kemeraltı'ndaki gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hisar önü Camii tarafından girdiğimde caminin etrafının, yemek yerleri ile sarılmış olduğunu gördüm. Cami onarılıp bakımlı hale getirilmiş ama görünürlüğü kaybolmuş. Eskiden görülen çiçekçiler bile azınlığa düşmüş. Mennan dondurma yapmayı bırakıp, süphangaleye kek koymayı kaldırmış. Balık pişiricisi hala çok leziz ve taze balık ve yeşillik veriyor.

4 Kasım 2011 Cuma

Ödemiş - Tire





29 Ekim Cumhuriyet Bayramında, çocukluğumdan beri gitmediğim, Küçük menderes ovasının  yamaçlarındaki ilçeleri görmek amacıyla Ödemiş ve Tire'ye gitmeye karar verdik.


İnsanı mutlu eden ışığıyla,  güneşli bir sabah, arkadaşlarla izmir'den hareket ettik. Sonbaharın başlangıcındaki Ege'de, yemyeşil cennet Küçük menderes ovasından  Torbali'ya vardık. Torbalı, ovada yer alan ilçeler içerisinde en hızlı gelişen ve büyüyeni olmuş. Nüfusu 100.000 bini geçmiş. Sonuçta otoyol, Torbali'yi Izmir'in banliyösü haline getirmiş.  Bayindir'a gelirken ve Bayindir Ödemiş arasında, birçok çiçekçilik serası ve ağaç fidanlığı gördük. Bayindir ve çevresi gelişen Turkiye'nin çiçek ve  fidan ihtiyaçlarını karşılar hale gelmiş. Birkaç yıldır Mayıs ayında çiçek festivali düzenleyerek bu konuyu daha da geliştirmek eğilimindeymişler. Yıllardır basta pamuk olmak üzere endüstriyel tarım yapan Bayindir simdi de çiçekçilikle, gelirini arttırmaktadır.


26 Ekim 2011 Çarşamba

Varant


Varant tanımı ve IMKB Varant Piyasası ve İşlem Hacimleri

Varantı elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenmiş olan bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma ya da satma hakkı veren ve bu hakkın kaydi teslimat ya da nakdi uzlaşı ile kullanıldığı menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracıdır.
Varantlar, opsiyon sözleşmeleri ile aynı matematiksel altyapıya sahiptirler. Tanım olarak Opsiyonlar iki taraf arasında yapılmış sözleşmelerdir. Varantlar ise menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracıdır. Varantlar’da sadece hak satın alınabildiği ve hak satılamadığı için yatırımcılar için bir teminatlandırma gerekmemektedir. Varantlar, yatırım ve koruma amaçlı olarak kullanılabilir.

Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB)



Vadeli işlem piyasaları anlaşmanın bugünden yapıldığı ve spot piyasaların aksine yükümlülüklerin gelecek bir vadede yerine getirilmesini öngören  piyasalardır. VOB’da “vadeli işlem sözleşmeleri” alınıp satılmaktadır.
04/02/2005 tarihinde VOB Türkiye’nin ilk vadeli işlem borsası olarak piyasa işlemlerine başlamıştır. Bununla birlikte, opsiyon sözleşmelerinin de işlem görmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.

Finansal Türev Araçlar



Değeri başka bir finansal varlığın veya malın değerine doğrudan bağlı olan finansal araçlar türev araç olarak adlandırılmaktadır. Bu tip ürünlerin 3 tip kullanım amacı bulunmaktadır.

Ø  Korunma
Ø  Spekülasyon
Ø  Arbitraj

25 Ekim 2011 Salı

Deprem

23 Ekim pazar günü, güzel bir  öğle vakti, Van ve çevresinde, o bölge için çok büyük bir deprem oldu. Kurtarma çalışmaları hemen başladı.  Bu sıcak günlerde Türk halkı eskiye oranla daha organize ve bütünlük içinde olayların üzerine gitti. Yardımlaşma doruk yaptı.

Ben burada, depremin ekonomik yönü üzerinde durmak istiyorum. 

23 Ekim 2011 Pazar

Gazep

Blog'uma adını veren GAZEP isminin nereden geldiğinin, merak konusu olduğunu biliyorum. Gazep, Karaburun'daki  belirli kayalıklara verilen  isimdir. 

21 Ekim 2011 Cuma

Krizdeki büyük bankalar

Dünyada 2008 den beri devam eden kriz, 2011 yılında daha da derinleşti. Krizden Avrupa ve ABD bankalarının çok etkilendiği konuşulur hale geldi. 

Krizden etkilenen Euro bölgesi ülkelerinin, borçlarını çevirmede zorlandıklarını görmekteyiz.   Bu  ülkelerdeki bankalarda bulunan tahvillerdeki değer düşüklüğü nedeniyle, söz konusu bankalar bilançolarında karşılık ayırıp karlarını azaltmak zorunda kalmaktadırlar. Bilanço içindeki tahvillerin büyüklüğü nedeniyle, ilgili bankaların yıl sonunda zarar açıklamaları ve/veya sermaye yeterlilik oranlarının genel kabul görmüş % 8 oranının altında düşmesiyle yüz yüze gelebileceklerdir. 

20 Ekim 2011 Perşembe

Leasing Sektörü

Leasing,  Özal dönemi bakanlarından Adnan Kahvecinin, 1985 yılında çıkardığı kısa Leasing Yasası ile Türkiye'ye girdi. Finansal Leasing ile operasyonel leasing yapılabilir hale geldi. Leasing, alınan ekipman ve makinaların, uzun vadeyle müşteriye kiralanıp, dönemin sonunda cüzi bir bedelle kendisine devir edilmesiyle son bulan bir finansman yöntemidir.

18 Ekim 2011 Salı

Şirket Nasıl Yönetilmeli?

Öncelikle,  yeni kurulan değil, var olan bir şirketin nasıl yönetileceğini tartışmak istiyorum. Şirketi tanıyabilmek amacıyla başlangıçta, Bilanço ve Kar Zarar Tablosu detaylı olarak incelenmelidir. Bu inceleme sonucunda şirketin mali bünyesinin gücü, satışları, kar yaratma potansiyeli, en karlı ürünler ve başlıca gider kalemleri tespit edilebilir.

16 Ekim 2011 Pazar

Balıkların Dansı

Balıklar yumurtlama dönemlerinde aşkla dans ederler. Bunu gözlerinizle görmek için yaz aylarında kefalların kıyılara indiği zamanları beklemeniz gerekir.

Kefaller yazın semiz olmaları nedeniyle, büyük balıkların daha çok rağbet ettiği balıklardır. Büyük balıklara yem olmamak için gündüz sığ sulara gelerek samanlık ve yosunluk yerlerde oyalanırlar. Dişi (yumurtalı)olanlar genelde erkek(sütlü) balıktan daha büyük olurlar. Sürü halinde gezen kefalların,  içinde  bir veya iki tanesi yumurtalı iken geri kalanlar erkek balıktır. Kıyıda sığ sularda bulunan sürüdeki,  yumurtalı balık, etrafındaki erkek balıklarla oynaşmaya başlarlar. Sevişme esnasında, balıklar suyun üstüne kadar çıkarak kuyrukları ile suyun üstünden görünebilecek halkalar oluşturan hareketler yaparlar. Bu gösterisi onlar için tehlike işaretidir.

14 Ekim 2011 Cuma

Proje Finansmanı

Proje Finansmanı değimi hayatımızda 5-6 sene önce girmiş bir kavramdır. Türk Bankacılık sektörü, uzun süren çift haneli enflasyon ve faizler nedeniyle, kısa vadeli finansman dışında, yeterli çapta orta ve uzun vadeli finansman yapamamıştır. Gerek TL, gerekse döviz mevduatının ortalama vadesinin çok kısa(genelde bir ay) olduğu göz önüne alındığında bunu da normal karşılamak gerekir
.

13 Ekim 2011 Perşembe

Tütüncülük

1960'lı yıllarda, Ege bölgesinde yoğun  tütün ekimi yapılırdı. Uzun süredir tarımı yapılan tütün, mübadelede, Yunanistan ve Balkanlardan gelenlerin  bildiği ana tarım olduğu ve o zamanki yabancı sigara üreticilerinin Türk tütünü diye bilinen doğu(şark) tütününe daha fazla ihtiyaç duymaları nedeniyle ekim alanları genişledi. Tamamen devlet izni ile dikilebilen tütün, ihracatı azalmasına rağmen, sübvansiyonlarla(destekleme alımları) ekim 2002 yılına kadar sürdü.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Finans kesiminin gözetim ve denetimi

Finans kesiminin gözetim ve denetimi konusunda yeknesak bir uygulama bulunmamaktadır. Bazı ülkelerde,Bankacılık ayrı, sigorta ve sermaye piyasası şirketleri(Aracı kurular,portföy yönetim şirketleri,danışmanlık şirketleri)ayrı otoriteler tarafından denetlenmektedir. Bazılarında ise tek bir kurum tarafından denetim ve gözetim yapılmaktadır.

9 Ekim 2011 Pazar

Dünyada ve Türkiyede Fon Piyasası


Dünyada Fon Piyasasına baktığımızda, konvansiyonel fonların büyüklüğü 79.2 trilyon USD iken konvansiyonel olmayan fonların büyüklüğü 52.6 trilyon USD. Toplam tutarlarda 131.8 trilyon USD dır.Konvansiyonel fonlar,emeklilik,yatırım ve sigorta arasında dengeli dağılmıştır. Ancak,konvansiyonel olmayan fonların ise %81'i (42.7 trilyon USD)özel birikimlerdedir(Private wealth). Çok büyük tutarlara ulaşmış olan, özel birikimlerin yönetiminin,  önemli  olduğu anlaşılmaktadır. Bu fonların yatırılacağı enstrümanlar ve yerler piyasalarda önemli etkilere yol açabilir.

Kurumsal Yatırımcı



Hepimiz, sermaye piyasalarının gelişiminde temel olan kurumsal yatırımcının Türkiye'de azlığından yeriniriz.
Ekonomimizin en temel sorunlarından birisi tasarruf açığıdır. Gerek bireysel, gerekse de kurumsal tasarruflar yeterli değildir. Bireysel tasarrufların önemli bir kısmı yurt dışında veya altın'dadır. Kurumsal yatırımcıların yöneteceği fonlarda birikmesi gereken tutarlar ise, uzun süren yüksek enflasyon  nedeniyle toplanamamıştır.

7 Ekim 2011 Cuma

Ufka bakış

Yorgun olduğum zamanlar ufka bakarak gözlerimi ve ruhumu dinlendirmeyi tercih ederim. Uzaklara bakmak insanı hayal alemine sokar. Ama ufka nerede baktığın önem kazanır.

Gün batışına doğru deniz kenarında,suya doğru batmakta olan güneşe bakmanın, kişiye hissettireceği hazzı tanımlamak son derece güçtür. Ufuk çizgisi ancak güneşin suya girmeye başladığı an fark edilir, Daha öncesinde, denizle gökyüzü bütünleşmiş ve iki boyutlu görüntü haline dönüşmüştür. Bu sonsuzluk hissi ile insanı içine alır. Güneş battıktan sonra,ufuk çizgisinden itibaren  göğe doğru gittikçe açılan bir kızıllık ortalığı kaplar. Yavaş yavaş yok olan kızıllık yerini önce maviliğe daha sonra da gri ve karanlığa  bırakır. Issızlık insanı sarar.

Krizin Avrupa futboluna etkileri

Başta Avrupa olmak üzere dünyada şu sıralarda sürmekte olan ekonomik dalgalanmadan, futbolun da etkileneceği açıktır. Ekonomik sıkıntı içindeki bazı Avrupa ülkelerinin yükleri de, gelişmiş AB ülkelerinin üzerine kalacaktır.Basit anlatımla, zararlar başkaları tarafından kapatılacaktır.Krizden etkilenen ülkelerde,geliri azalan kişiler  paralı yayın yapan kanallardan ayrılacak ve yayın gelirleri düşecektir.Tüm Avrupa'da ekonominin küçüleceği,en basit anlatımla büyümeyeceği dikkate alınırsa futbola ayrılan kaynağın azalacağını kabul etmek gerekir.
.

6 Ekim 2011 Perşembe

Karaburun Yarımadası ve Çeşme



Karaburun yarımadası, İzmir'in batısında yer almaktadır. Yarımada da Urla,Seferihisar,Çeşme ve Karaburun isminde dört ilçe bulunur. Bu ilçelerin tarıma elverişli sınırlı arazilerinde,zeytincilik ve bağcılık yüzyıllardır yapılan ana uğraştır.İzmir'in,en az gelişmiş ve en küçük ilçesi olan Karaburun, yarımadanın  ucunda ve kara yolunun sonunda yer almaktadır. Urla ve Seferihisar, İzmir'e daha yakın ama iki ayrı denize bakan ilçelerdir. Seferihisar,Egenin Kuşadası tarafında(güneyde) yer alırken,Urla, iskelesi ile (kuzeyde) İzmir körfezinin içindedir.Çeşme, ise Sakız adasına bakan (batıda)uçta bir ilçedir.

4 Ekim 2011 Salı

Avrupa ne yapmalı?

Avrupa'daki bazı ülkelerin iflas söylentileri acaba gerçek mi oluyor?

Avrupa Birliğinin ekonomik bir birlik olduğu düşünülürse,Euro bölgesindeki bazı ülkelerin borçlanma ihtiyaçları,giderlerini veya borçlarını  ödemek amacına dönüktür. Diğer bir ifade ile, Euro bölgesindeki,ülkelerin yerel paraları olmadığı ve ülke Merkez Bankaları euro basamayacağı için , ihtiyaç, euro cinsinden borçlanarak giderilebilecektir. Bu borçlanmanın maliyeti  de ancak risk algısıyla paralellik gösterecektir.

2 Ekim 2011 Pazar

Kurumsal Finansman

Yatırım Bankaları ve Aracı Kuruluşlarda, Kurumsal Finansman diye bir bölüm bulunur. Yatırım bankacılığının,  ana işini (core business)yapan bölümdür. İşin bulunup(originate)alınmasından  başlayarak, geliştirilmesi ve sonuçlandırılmasını sorumludurlar.

Ortaya çıkan malın satışı ve fiyatlamasının ayrıntıları dışında tüm iş akışını yerine getirirler. İşin bulunması başlı başına teknik bilgi gerektiren bir pazarlamacılık gerektirir. Alınan işin, sonuçlandırılabilmesi için, gerek müşteri gerekse piyasa oyuncuları ve kamu otoriteleri ile görüşmeler yapılması  gerekir. Bu süreci yönetecek kişilerin,müzakere becerileri,teknik ve hukuki bilgileri,işi sonuçlandırma yeteneklerinin olması gerekmektedir.

Ret etmek

Bankacılık sektörünün büyümesi, pasiften başlar. Bununla kast ettiğimiz, ekonomik büyüme için kaldıraç olan kredilerin, pasifte sağlanan mevduat ve borçlar tarafından finanse edildiğidir. Pasifiniz ne kadar büyürse, aktifte o kadar kredi verebilirsiniz. Türkiye'de tasarruf yetersizliği nedeniyle borçlanmamız arttıkça kredilerimiz büyüyebilmektedir. Hakim olanlar tasarruf sahipleridir.

Kar amacıyla kurulmuş ve toplumun gelişmesi için aracılık yapan bankalar, ne kadar mevduat ve  borç bulursa kredilerini büyütebilirler. Bu nedenle de bankacılarımız kredi verirken hep seçim yapma imkanına sahip olmuşlardır. Diğer bir ifade ile, kredi talebi her zaman kaynaklardan daha fazla olmuştur. 

30 Eylül 2011 Cuma

Sigortacılık

Sigortacılık, ülke  ekonomilerinin en önemli elemanlarından birisidir. Esas olarak, bireysel birikimlerin toplandığı hayat ile elementer (hayat dışı)olmak üzere başlıca ikiye ayrılır.

Elementer branşlar geleneksel kasko, bina gibi maddi ve maddi olmayan hakları kapsar. Burada, olabilecek kısmi zararların karşılanması amaçlanır. Doğal afet gibi genel bir felaketin, ülke ekonomisini olumsuz etkilememesi amaçlanır. Diğer bir değimle, uğranılan zararlar daha önceden biriktirilen sigorta primleriyle karşılanıp ekonominin doğrudan etkilenmesini azaltmaya çalışılmaktadır. Sigorta şirketleri, herhangi bir konuya karşı doğrudan alabilecekleri riski sınırlarlarken,  riskin bir  kısmını tekrar sigortalayarak riski dağıtırlar. Buna reasürans denir.

Bağcılık ve üzüm

Türkiye'nin değişik bölgelerinde bağcılık yapılmaktadır. Ancak ,Ege bölgesinde, bağdan bahsedince öncelikle çekirdeksiz üzüm(sultaniye) akla gelir  Çekirdekli üzümler cinsleri ne olursa olsun sultaniye den sonra gelir.

Rumlar çekirdekli üzümlerden yerel şaraplar yaparlarmış. Bu nedenle de düz arazilerde değil tepelerin yamaçlarında şaraplık üzüm yetiştirirler ve bunları küçük kayıklarla ege adalarına gönderip şarap yaptırırlarmış. Mübadeleden sonra, yerli halk daha çok çekirdeksiz üzüm yetiştirip azını yaşken çoğunu da kurutarak satmaya başlamış. Doğal olarak çok az para eden ama bakımı zahmetli olan  çekirdekli üzüm bağlarını da söküp yok etmişler. 1960 larda genetik yapılarıyla daha oynanmamış olan çekirdeksiz üzümler, soğutulan arabalarda yaş olarak ihraç edilirdi. Üzümün büyük çoğunluğu da, Ağustos sonlarında kuruması için sergi yeri denilen, bağlara yakın düz arazilere güneşe serilerek  kurutulurdu.

İzmir Pazarcı "Ağızları"

Her yerde semt pazarları toplum için önemli birer alış veriş yerleridir. Buralarda insanlar, ihtiyaçlarının ucuz,taze ve kalitelisini bulabilirler. Bunları bilen kamusal otoriteler, tarih öncesinden beri semt pazarlarına yer bulmak ve ayırmak konusunda çaba harçamışlardır. Bu pazarların bazıları toplumda ün yapmıştır. İstanbul'da Salı Pazarı,İzmir'de Karşıyaka Pazarı ve yaz aylarında Çeşme Alaçatı Pazarı en ünlülerindendir. Tüm bu pazarlarda bazı ürünlere yerel isimler verilmektedir. İzmir ve İlçelerinde bu yerel isimlerin yanında sebze ve meyvelerin başına bazı isim veya sıfatlar eklenmektedir. İlginç olacağını düşünerek listelemeye çalişacağım;

Ege adaları ve Türkiye

Bir Ege çocuğu olarak,Ege adaları ile hep iç içe yaşamışımdır. Sürekli olarak bu kadar yakındaki adaların neden Türkiye'ye ait olmadığını, daha da önemlisi, neden gidip gelmediğimizi sorgulamışımdır.

Adalarda yaşamanın zorluklarını, Kıbrıs gibi büyük bir adada yaşamış biri olarak bilirim. Örneğin arabayla iki saat gittikten sonra yol biter, Her yerde karşına dünyanın sonu gibi deniz çıkar. Nufus az olduğu için bazı kamusal hizmetler ya yoktur yada çok ilkeldir. Mal ve hizmetler ana kıtaya göre pahalıdır. Bunların normal fiyatlara gelebilmesi için devletlerin buralara subvansiyon yapması gerekir.Buna karşılık yaşam kolay ve rahattır.

Çevre ne kadar önemli?

Çevre deyince neyi kast ediyoruz? Global ısınma mı?,Suların veya çevrenin kirlenmesi mi?,karbon salınımı mı?
Bunu uzatabilmek mümkün. Fakat en temel konunun karbon salınımının azaltılması yada en azından artmasına mani olmak olduğunu düşünüyorum.

Bilindiği gibi,dünyanın atmosferindeki karbondioksit(CO2) miktarı sabittir. İnsanoğlu bir çok faaliyeti dolayısıyla atmosfere CO2 salgılanmasına sebep olmaktadır. Medeniyet gelişimi bu salınımı  her geçen gün arttırmaktadır.Artan CO2 atmosferde ısınmaya sebebiyet verip,buzulların eriterek iklim değişikliğine ve üretimin yapısal değişikliğe uğramasına neden olarak insanoğlunun geleceğini tehdit edebilir.

Yazlık Ev

Son yıllarda Türkiye'de insanlar yazlık ev sahibi olmak için büyük istek göstermekteler. Bu nedenle de deniz kenarlarında ya kooperatif kanalıyla ya da yapılmakta olan sitelerden ev almaktadırlar. Yazlık evinden uzakta  veya yakında kışlığı olan ev sahiplerinin,yazlık evlerini kullanma süreleri birbirine yakındır.

29 Eylül 2011 Perşembe

Yenilenebilir Enerji

Enerji Sektörü,her ülke için birincil öneme sahip sektörlerden birisidir. Ülke kalkınmasının kaldıracı olan sektörün çevre ile barışık olanı da yenilenebilir alanlardır.

Yenilenebilirde,güneş,rüzgar,su,jeotermal ve biyokütle en çok akla gelenlerdir. Güneş enerjisi halen pahalı ve fizible değildir. Sübvanse edilmeden yada teknolojisi geliştirilmeden yatırım yapılabilmesi zor görünmektedir.Rüzgar ise verimliliğine göre ülkenin belirli bölgelerinde yapılabilen ucuz ama iletim ve dağıtım maliyetleri pahalı bir alandır. Trafo yatırımları ile iletim sisteminin güçlendirilmesi ülkeye maliyet açısından değerlendirilmelidir. Biyokütle, fosil yakıtlardan(gübre,çöp vb)elde edilip çok sınırlı kapasiteye sahiptir.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Futbolun köleleri

Futbolun çilekeş unsurunun futbolcular olduğunu düşünüyorum. Neredeyse futbolun köleleri oldular.

Son senelerde, TV yayınları şifreli kanallara geçince, kulüplere ödenen ücretler çok yükseldi  Birçok kulübün toplam gelirleri içinde ilk sıraya yükseldi.Hatta, bazılarında  neredeyse gelirin tamamına yakını "yayıncı kuruluş"denilen TV lerden gelen  gelirlerden oluşmaya başladı. Bu da zorunlu olarak her türlü futbol organizasyonunun TV yayınlarına göre düzenlenmesini gerektirmektedir.

Yatırım Bankacılığı

Yatırım Bankacılığı ne demektir?

Konuya bu soru ile başlamak gerek .Acaba,sadece aracılık yapıp,işin tamamlanmasını ticari bankalara bırakmak mı? yoksa Türkiye'de anlaşıldığı gibi yatırımlara uzun vadeli finansman sağlamak mı?

Yatırımlara uzun vadeli finansman sağlamak, daha çok proje finansmanı denilen ve bankacılığın tüm  tarafları(ticari ve yatırım Bankaları)tarafından yapılabilecek bir faaliyettir.

27 Eylül 2011 Salı

Hobi ve İş

Kişiler çalışırken, hobileri olsun ve onunla da uğraşsın ister. İnsan nelerden hoşlandığını uzun süre anlayamaz. Çalışma hayatı yavaşlayınca veya bitince, insanlar neyle uğraşacağını daha çok düşünmeye başlarlar. Para kazanma güdüsü olmadan sadece kendi isteklerini yerine getireceği hobilerini keşfetmeye çalışır.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Yöneticilik öğretilebilir mi?

Bu soruya olumlu yanıt vermek kolay değildir. Tabi ki yöneticiliğin temel fonksiyonları öğretilebilir belki ama,bunların kişiselleşmesi gerekir. Öğrenilenleri yorumlayarak,kişinin karakterine uygun hale getirmesi gerekir. Ayrıca,öğrendiklerini hayat deneyimi ile de birleştirmesi gerekir. Öğrenilenler,kişiliğe ve hayat deneyimlerinden çıkarımlarla harmanlanmalıdır.

25 Eylül 2011 Pazar

Balıkcılık ve Sonbahar

Egeliler bilir yaz aylarında balık az olur. Nedeni av yasağıdır.Yenebilecek mevsim balığı olarak sadece kefal vardır. Kefal deyince erkeğine "sütlü,"dişisine de "yumurtalı"denir. Kefalin yumurtlama mevsimi olduğundan,yaz aylarında karnı sıkılırsa ya süt gibi beyaz sıvı yada sarı balık yumurtası çıkar. Balık yumurtası kurutulursa iyi para etmektedir.Asılarak güneşte kurutulduktan sonra,bal mumuna batırılarak nefasetinin saklanmasına çalışılır. Lezzetle yenebilecek kefal bunlardır. Yoksa yaz boyunca İzmir körfezinden dışarı çıkıp Homa Dalyanına kadar yumurta ve sütünü bırakarak gider ve sonra geri döner. Bu balığa artık "kefal" değil,"arık" balık denir. Lezzeti de azalmıştır. Kefalin yerel olanına  "otlak"denir. Nedeni de belirli bir bölgede yosun ve samanlar arasında beslenmesidir.

24 Eylül 2011 Cumartesi

Büyüme ve inşaat sektörü

Büyümenin ne kadar önemli olduğu, sadece vatandaşlara getirdiği refahla değil,hükümetleri siyaseten mutlu etmesiyle de  anlayabiliriz. Gerçekten de büyümeden, toplumun tüm kesimleri mutlu olur. Halk, daha rahat yaşarken, hükümet azalan işsizlik ve daha az eleştiri nedeniyle mutludur.İnşaat sektörü,beraberinde yüzden fazla sektörü de canlandırdığından, gelir geniş kitlelere yayılmaktadır.

23 Eylül 2011 Cuma

Süt ve Yoğurt

1950'lı yılların ikinci yarısında,Türkiye'de ilkokullarda öğrencilere ve evlere süt tozu dağıtılırdı. Anlatılan da, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde başta çocuklar olmak üzere toplumun çok az süt tükettiği ve zaten sütün dağıtımı ve saklanması için de yeterli teknolojinin olmadığıydı. Gerçekten evlerimizin, büyük çoğunluğunda buzdolabı yoktu. Taze sütü dağıtabilmek için ne dağıtım ağı vardı ne de yol. Gelen bu süt tozu da parayla satılmayıp dağıtılıyordu.

22 Eylül 2011 Perşembe

Rating Şirketleri

İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz döneminde,Rating kuruluşları gerek ülkelere gerekse firmalara verdikleri ratingler dolayısıyla çok fazla eleştriliyorlar.

Çok yüksek Rating verdikleri Yunanistan,İzlanda,İrlanda gibi ülkelerin krizin hemen başında sorunla karşılaşıp adeta batma noktalarına gelmeleri karşısında,işler olup bittikten sonra not düşürme yoluna gittiler.Aynı şekilde kamu borcunun yüksek olduğu İngiltere,İspanya,İtalya ve Portekiz gibi ülkelerin ratinglerinde de çömert davrandılar.

Sistematik Risk

Bankacılık ve sigortacılık gibi halkın parasıyla yaygın olarak iş yapan sektörler,Kamu otoriteleri tarafından sürekli,denetim ve gözetim altında tutulurlar. Bunun temel nedeni, yapılabilecek hataların çok sayıda bireyi ilgilendirmesi ve sonucta toplum ve siyasi iktidarları,altından kalkamayacakları sorunlarla başbaşa bırakmasıdır.Bunu birkaç örnekle anlatmaya çalışayım.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Nüklüer Enerji Gerekli mi

Nükleer Enerji yatırımları hep tartışma konusu olmuştur. Özellikle 2011 Mart ayında Japonya'da deprem ve tusunami sonrası Fukuşima nükleer santralinden nükleer sızıntı olması ve uzun süre engellenememesi ,nükleer enerjiye karşı çıkanları fazlalaştırmıştır. Hatta, Almanya bundan sonra nükleer santral yapmayacağını açıklamıştır.

20 Eylül 2011 Salı

Bankacılık saygın bir iştir

Gerek Türkiye'de gerekse dünyada Bankacılık,Finans piyasasının dinamosudur. Sektör, büyümenin kaldıracıdır. Toplumsal gelişmede ve sosyal sorumlulukların yerine getirilmesinde hep öncü rol oynamıştır. Her türlü yeniliğin, toplumda ilk kullanıcısı ve geliştiricisi konumundadır. Çalışma ortamları ve ilişkide bulunulan muhataplar(iç ve dış), diğer sektörlere göre kibar,zarif ve çekicidir.Çalışanların kendini geliştirmesi ve toplumsal saygınlığı hep yüksektir.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Bireysel Bankacılıkta Müşteri Memnuniyeti

Bankacılıkta,son zamanlarda en hızlı gelişen alan,"Bireysel Bankacılık" olmuştur. 1990'lı yılların ortalarına kadar daha çok Şube açarak müşterilerine yakın olamaya çalışan Bankacılık, önce Telefon Bankacılığı arkasından İnternet Bankacılığı ile müşterilerine ulaşmayı başarmıştır. Bireysel Bankacılık da müşteri sayısı milyonlarla ifade edilebilir. Bu müşterilerin memnuniyetini ve sadakatini sağlamak, zahmetli ve yorucu bir iş haline gelmeye başladı.

18 Eylül 2011 Pazar

Merkez Bankalarının yaptıkları yeterli mi?

Avrupa Merkez Bankası, ABD, Japon, İsviçre ve İngiltere Merkez Bankaları  ile birlikte,geçen gün piyasaya ,swap yoluyla da likidite vermek konusunda anlaştılar. Bu likidite sorunu çözebilecek mi?

Doğrusu  pek mümkün görmüyor. Başka kararlarda alınmalı diye düşünüyorum.

16 Eylül 2011 Cuma

Krizde Türkiye

2008 Lehman krizinden bu yana dünya, bundan çıkmaya çalışıyor. Türkiye 2001 krizinden sonra bütçe açığını azaltıp faiz dışı fazla verince, toplam borçumuzun GSMH oranı azaldı. Hazine daha az borçlanmaya başladı. Sonuçta, krizin hasarı az oldu.

14 Eylül 2011 Çarşamba

Başlangıç

Merhaba,

Uzun süre düşündükten sonra bir blog oluşturmaya karar verdim. Bu da benim ilk yazım olacak.
 Burada ekonomi,Bankacılık,Spor, gezi ve yaşam v.b konulardaki görüşlerimi bulacaksınız.
Açık yüreklilikle,samimi,tartışılabilir,konuları mümkün olduğunca kısa yazmaya çalışacağım.
Uzun çalışma hayatımdaki deneyimlerimden yararlananların olması beni mutlu edecektir
.
Herkese hayırlı olması dileğiyle.

e mail