16 Eylül 2011 Cuma

Krizde Türkiye

2008 Lehman krizinden bu yana dünya, bundan çıkmaya çalışıyor. Türkiye 2001 krizinden sonra bütçe açığını azaltıp faiz dışı fazla verince, toplam borçumuzun GSMH oranı azaldı. Hazine daha az borçlanmaya başladı. Sonuçta, krizin hasarı az oldu.



Avrupa ve Amerika krizden kurtulmak için kendi paralarını basıp bol likidite ve düşük faizle bu krizi aşmaya çalışıyor. Doğal olarak, yüksek borç stoku olan Yunanistan,İspanya,Portekiz en çok etkilenen ülkeler oldular. Borç stoku olarak İngiltere bu üç Avrupa Birliği ülkesinden daha fazla borçlu olmasına rağmen Euro bölgesinde olmadığından onlardan daha az etkilenir bir konumda. İngiltere Merkez Bankası ,gerektiği kadar Sterlin basarak tahvil satın alarak ülke spread'inin yükselmesini engelleyebiliyor.Halbuki diğer üç ülkenin bu imkanı yok.

Faizleri düşük tutarak krizden çıkma politikası, Avrupa için zor görünüyor. Eurobor ve libor çok düşük olmasına rağmen zor durumdaki ülkelerin spread'leri çok yükseldi. Aslında sorunun bir anlamda likidite olduğu anlaşılıyor.Nitekim tüm Merkez Bankaları aralarında anlaşarak Swap piyasalarını tekrar çanlandırıp likidite sağlamaya çalışıyorlar.

Türkiye bu durumda ne yapacak? Faizleri düşürerek, Batıda özellikle Avrupada oluşaçak resesyona tedbir almaya çalıştı. Ama yüksek cari açık bu işi zorluyor. Büyüme için döviz ihtiyacı devam ediyor.Çünkü bizim toplam tasarruflarımız yetersiz olduğu için büyüme sadece dış borç ile olabiliyor. Şu anda da, dışarıda spread'lerin çok yükselmesi nedeniyle dış borç iyice pahalılaştı. Kur artışının yanında döviz maliyetiin artışı ister istemez enerji fiyatlarına yansıyarak, enflasyonist baskı yapmaya başlayabilir. Bu da TL faizlerin arttırılması ve büyümeden fedakarlık edilmesine neden olabilir. Kış aylarına doğru bu sıkıntı en temel problemimiz olacak gibi görünüyor.

Dikkatle izlemeliyiz


e mail

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder