29 Eylül 2011 Perşembe

Yenilenebilir Enerji

Enerji Sektörü,her ülke için birincil öneme sahip sektörlerden birisidir. Ülke kalkınmasının kaldıracı olan sektörün çevre ile barışık olanı da yenilenebilir alanlardır.

Yenilenebilirde,güneş,rüzgar,su,jeotermal ve biyokütle en çok akla gelenlerdir. Güneş enerjisi halen pahalı ve fizible değildir. Sübvanse edilmeden yada teknolojisi geliştirilmeden yatırım yapılabilmesi zor görünmektedir.Rüzgar ise verimliliğine göre ülkenin belirli bölgelerinde yapılabilen ucuz ama iletim ve dağıtım maliyetleri pahalı bir alandır. Trafo yatırımları ile iletim sisteminin güçlendirilmesi ülkeye maliyet açısından değerlendirilmelidir. Biyokütle, fosil yakıtlardan(gübre,çöp vb)elde edilip çok sınırlı kapasiteye sahiptir.


Su kaynaklarına ayrı bir paragraf açmak gerek. Var olan kaynaklardan elektrik üretmek önemlidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu akan nehirlerin akışının durmaması, çevrenin mümkün olduğunca korunması olmalıdır.

Şu sıralarda 51.000 MV civarında olan toplam kurulu kapasitemiz içinde,güneş enerjisi hiç yoktur. Biyokütle ve jeotermal toplam kapasitenin % 0.4,rüzgar %1.4iken, hidroelektrik santralardan yapılan üretim % 24.5 civarındadır. Yerli ve ithal kömüre dayanan kısmı %25.3 hesap edilirken.doğal gaz ve petrolden elde edilen kısmı %48.7 dür

Bu tablodan da net görüldüğü gibi yabancı kaynaklardan(doğal gaz,petrol ve ithal kömür)elde ettiğimiz elektriğin oranı % 55.3 gibi yüksek bir orandır.. Enerji güvenliği ve devamlılığı açısından zafiyet gösteren yenilenebilir enerji  ham maddesinin yerli olması nedeniyle tercih edilmelidir.


Yenilenebilir enerjinin pahalısı bile ithal enerjiden daha güvenilirdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder