4 Ekim 2011 Salı

Avrupa ne yapmalı?

Avrupa'daki bazı ülkelerin iflas söylentileri acaba gerçek mi oluyor?

Avrupa Birliğinin ekonomik bir birlik olduğu düşünülürse,Euro bölgesindeki bazı ülkelerin borçlanma ihtiyaçları,giderlerini veya borçlarını  ödemek amacına dönüktür. Diğer bir ifade ile, Euro bölgesindeki,ülkelerin yerel paraları olmadığı ve ülke Merkez Bankaları euro basamayacağı için , ihtiyaç, euro cinsinden borçlanarak giderilebilecektir. Bu borçlanmanın maliyeti  de ancak risk algısıyla paralellik gösterecektir.


AB de eylül ayı itibariyle yıllık enflasyon, %3 ile beklentilerin(%2) üzerinde çıkmıştır. Avrupa Merkez Bankası enflasyonu kontrol altında tutabilmek amacıyla sıkı para politikası izlemelidir. Yükselmekte olan enflasyon ise Mr.Trichet'yi daha da sıkı para politikası izlemeye, faizi en azından indirmemeye zorlamaktadır. 
AB'nin çeşitli ülkelerden oluştuğu ve bunların bir kısmının borcu çevirmede zorlandığı göz önüne alınırsa,ECB'nin  para politikasını gevşetmesi ve bol likiditeyi piyasaya vermesi gerekir. Ayrıca,faiz oranlarını da indirmelidir ki,zordaki ülkeler düşük maliyetle borç bulabilsinler.

İki politika birbirinin zıttıdır. Faiz indirimi ve gevşek para politikası,yüksek borçlu ülkeler için gerekli iken,başta Almanya gibi güçlü ekonomilerde ise artan enflasyon nedeniyle,faizlerin artması ve sıkılaştırıcı politikalar izlenmesi gerekir.Bu risk algısını olumsuz yapması yanında, euro/dolar paritesini yukarı iter. AB'ne güvenin azalması durumunda,birliğin ekonomik olarak  çözülüşü gündeme gelebilir. Böyle bir durumda içinden çıkılamaz bir kaos ortaya çıkabilir. Gevşek ekonomik politikaların izlenmesi halinde,enflasyonun yükselmesi,dolara değer kazandırırken, AB'nin zayıflamasını beraberinde getirebilir. Fatura da,ekonomisi güçlü olanlara çıkabilir.

ECB'nin faiz indirimi,zor durumdaki AB ülkeleri için gerekli iken, Avrupanın en güçlü ekonomisi Almanya'yı, olumsuz etkileyebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder