25 Ekim 2011 Salı

Deprem

23 Ekim pazar günü, güzel bir  öğle vakti, Van ve çevresinde, o bölge için çok büyük bir deprem oldu. Kurtarma çalışmaları hemen başladı.  Bu sıcak günlerde Türk halkı eskiye oranla daha organize ve bütünlük içinde olayların üzerine gitti. Yardımlaşma doruk yaptı.

Ben burada, depremin ekonomik yönü üzerinde durmak istiyorum. 


1999 yılındaki marmara depreminde 17 bin, resmi olmayan rakamlara göre 50 bin kişi vefat etti.Uğranılan ekonomik kayıp 15 - 20 milyar USD civarında olduğu hesaplanmaktadır. Bu kayıpları telafi edebilmek için gelir, kurumlar, emlak, motorlu taşıtlar vergilerine ek vergiler konup, özel işlem vergileriyle cep telefonlarından ilk kez özel iletişim vergileri alınmasına karar verildi. Depremin, 1999 yılı GSMH sının %8 i kadar bir büyüklüğe denk bir kayba neden  olduğu görülmektedir. Deprem, 1999 yılı büyümesini, yüzde 1, 2000 yılı büyümesini ise yüzde 1.5 azaltmıştır. 2003 yılında cep telefonlarına konan özel iletişim vergisi dışındaki vergiler kaldırılmıştır. Devam eden cep telefonu vergisinden 11 yılda  25 milyar TL(deprem giderinden daha fazla) gelir elde edilmiştir.

Van depreminin maliyetinin  7 -8 milyar USD civarında olmasını tahmin edebiliriz. Bunun 2011 GSMH nın yüzde 1- 1.5 geçmeyeceği anlaşılmaktadır. Marmara depremi kadar olmasa da Van depreminin ekonomimize olumsuz etkileri olacağını öngörmekteyiz. Bütçede hesaplanmayan deprem harcamaları için, ek veya yeni vergiler gerekebilir.

Ülkemiz deprem kuşağında yer aldığından, bu sarsıntılarla karşılaşmamız kaçınılmaz olarak görülmektedir. Can kayıpları yanında, bina yıkımlarının, ekonomiyi çok olumsuz etkilediği düşünülürse, sorunun çözümü özel önem taşımaktadır. Yeni yapılacak binalar konusunda 1999 yılından sonraki yasalar tavizsiz uygulanırsa problem nisbeten çözülebilir. Ancak. 13 milyon binanın 10 milyonu depreme hazır değildir. Toplam stokun dörtte üçü olan bu yapıların depreme karşı sıfır riskli hale getirilmesi yaklaşık 250 milyar TL tutacağı tahmin edilmektedir. Bu kadar büyük bir rakamın hemen harcanamıyacağı çok açıktır. Ancak, yasal ve idari her türlü tedbir alınarak, var olan yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekir. Diğer bir ifade ile, yapılardaki ana sorun yeni yapılanlarda değil, var olan stoktadır.

Dünyadaki krizin yoğunlukla devam ettiği bugünlerde Van depremi, kamu yönetimi açısından talihsizlik olmuştur. Global krizin etkilerini azaltmak amacıyla arttırılan vergilerle(5 milyar TL) bütçe denkliği sağlanmaya çalışılmışken, şimdi hesaplanmamış bir giderle yüz yüze gelinmiştir. Bu kamunun finansman ihtiyacını artırabilir. Sonuç, yükselen faiz ve enflasyon, düşen büyüme olarak, 2012 yılında karşımıza çıkabilecektir.

Beklenmeyen doğal afetler,  canımızı ve geleceğimizi yok etmemelidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder