8 Kasım 2011 Salı

Parayı Nereye yatırmalıyız?

İçinde bulunduğumuz dünya krizinde,bireyler,  paramı nerede değerlendirebilirim diye düşünmektedirler. Ülkemizde yaşanan önceki krizler, yerel olduğu ve genel olarak ülkedeki döviz dengesizliğine bağlı olduğu için, bu defa ki krizde nasıl davranmak gerektiği konusunda kişiler, karar vermekte zorlanmaktadır.


Dünyadaki kriz,esas itibariyle üretim artışı yerine, bol ve ucuz kaynaklarla finanse edilen,yapay ve sentetik enstrümanlarla refaha ulaşıldığı için çıktığını, biliyoruz. Özellikle AB içindeki Euro kullanan ülkelerin bir kısmında, kamu borcunun(Yada toplam borcun) GSMH  üstüne çıkması nedeniyle, borcun çevrilmesindeki zorluklar yaşandığını  görmekteyiz.  Bunu aşabilmek adına likidite daha da bollaştırılmış ancak, dünya kamuoyundaki algı bozulduğundan yeterli düzelme ve başarı  sağlanamamıştır. Sonuç zincirleme ülke riskleri birbirini izler hale gelmiştir.

Para, kendine güvenli bir liman aramaya başlamış önce USD akmış, orada da kalamayıp , emtiaya ve de özellikle altına doğru kaymıştır. Geçmişten gelen yapay zenginliğin oluşmasına katkıda bulunan ve köpüklerin üzerinde kaldığı bankacılık sektörünün, krizde katlanacağı zarar dolayısıyla, başta AB olmak üzere dünyanın genel fakirleşmesine sebebiyet vermesi söz konusudur. 

Enflasyon baskısı hissetmeyen batı ülkeleri gibi ülkemizde de faizler düşük seyretmektedir. Ancak, yüksek cari açığımız nedeniyle uluslararası piyasalardaki güvensizliğin de etkisiyle sepet kuru yükselmiştir. Bunun sonucu olarak enflasyonist baskı çoğalmış ve TCMB nın aldığı kararla, TL sıkıştırılması faizlerin artmasına neden olabilecektir.

Herhangi bir spekülatif amaç gütmeden paranın nasıl değerlendirilebileceği kritik bir sorudur. Paramızın yarısını tercihen bir ay gibi kısa vadeli mevduatta tutmak en akılcı yol gibi görülmektedir. Ancak dünya sağlıklı yapıya kavuşuncaya kadar paranın dörtte birinin altına yatırılması doğru olabilir. Diğer dörtte bir paranın da USD yatırılmasının uygun olacağını düşünüyorum. Buradaki dağılım oranlarının  kişisel olarak, değiştirilmesi de mümkündür.

Diğer enstrümanların, piyasalardaki zikzaklar nedeniyle kullanımının çok riskli olduğunu düşünmekteyim. Özellikle hisse senedi ve türev enstrümanlardan uzak durulması gerektiği kanaatindeyim. Ayrıca, dalgalanmanın yüksek olduğu dönemlerde çok nadir pozisyon değiştirmek gereği de unutulmamalıdır.









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder