3 Aralık 2011 Cumartesi

Ağ balıkçılığı

Ağ balıkçılığının büyük takalarla ticari olanını değil, sahil kasabalarında sandallarla yapılanını anlatmaya çalışacağım. Trata(tirol) veya gırgır gibi sürü halindeki balıkları avlamaya yarayan profesyonel yöntemlerden değil amatör ağ balıkçılığından bahsedeceğim.

Sahil kasabalarında, mevsimine göre balık avlamak esastır. Bunları avlayabilmek için de ağların denizde nerelere bırakılacağı üzün süren deneme yanılma yöntemleri ile bulunmuştur. Çocukluğumuz yazlarının geçtiği Karaburun'da da her koyda ağların nereye atılacağı(nöbet yerleri) bellidir. Nöbet yerleri, burnun ana karaya en yakın yerinden başlayarak ucuna doğru devam eder. Bodrum koyunda ön, arka nöbet, kerkince. arslan burnu, arnavutun dalyanı, ve dere ağızı  diye 6 ağ bırakılacak yer vardır. Koy sakinleri kendi aralarında sıralamaya göre, ön nöbetten başlayarak altı gün, her gün bir sonrakine geçmek üzere ağlarını bırakırlar. 



Ağlar akşam üzeri hava kararırken bırakılıp, sabah güneş doğarken çıkarılır. Sandala ağ bırakmaya gidenlere karadakiler "rastgele" diyerek bol balık dilerler. Ağ atmaya gidenlere "nereye" diye sorulması olumsuz algılanır. Balıklar gece karanlığında ağları denizin içinde göremezler. Mevsim balıkları büyük balıklara yem olmamak amacıyla geceleri kıyıya yakın yerlerden hareket ederek ilerlerler. Ağların gün ağarırken çıkarılmasının nedeni ise, yakalanan balıkların gün ışığında parlayarak çiyan, yunus ve fok(ayı balıkları) tarafından yenmemesidir. Ağlardaki delikler yakalanan balıkların hangi büyük balık tarafından yenildiğini belli eder. Yunuslar, büyük bir delik bırakırken, ayı balıkları balığın yakalandığı yerde büyük onun üstünde elleriyle tuttuğu sağ ve solda ise küçük yırtıklardan belli olur. 

Kıyıdan mevsim balıkları için bırakılan ağlar manili ağdır.  Ortada küçük gözlerden(kare) oluşan ana ağ varken, onun her iki tarafında ise daha büyük gözlü ağlar bulunmaktadır. İrileşmiş mevsim baliği  büyük manili ağdan geçip küçük gözlü ağa çarpınca geriye çıkmak için çırpınırken dıştaki maniye takılarak torbanın içinde kalır ve yakalanır. Ağlar genellikle kıyıdan başlayarak açığa doğru atılır. 70 kulaçta bir ağlar balığın geleceği yönde ağzı açık (o) şeklinde kuzuluk yapılır. Kuzuluğa giren balık, ağların farkına varsa bile çıkış yolunu bulması kolay olmayacaktır.

Derin su balıkları için genellikle manili ağı olmayan kör ağlar kullanılır. Kör ağlar derinlerde bulunan barbunya balıkları için kullanılır. Derin sularda ve sığlık ve kayalıklarda yaşayan balığı yakaladıktan sonra ağların kayalara takılmadan çıkarılması da önem kazanmaktadır. Bu ağların denizin ortasında nerelere bırakılacağı da geleneksel kerteriz yöntemiyle bulunurdu. Kerteriz, denizdeki bir noktadan bakarak karadaki iki noktayı görmeye dayanır.

Bugünlerde muhtemelen geleneksel kerteriz alma yerine GPS kullanılarak belki de sonar yardımı alarak balık yerleri belirleniyor olabilir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder