20 Aralık 2011 Salı

Beypazarı



Tepeden eski şehir
Kurban Bayramında uzun süredir görmek istediğim Beypazarı'na gittim.Ankara'nın ilçelerinden birisi olan Beypazarı son yıllarda iç turizmden daha çok yararlanır duruma gelmiştir. Özellikle bir gecelik konaklamalı ve genel olarak yeme içme üzerine dayanan bu İç Anadolu ilçesi turizminde eski çarşının da rolü büyüktür. 

İlçe, Nallıhan'da yıllar önce kömürden elektrik üretmek üzere özel sektörün yaptığı yatırım sırasında ihtiyaçlar dolayısıyla adı duyulmaya başlamıştır. Buradan eski binaları ve yemek kültürüyle ve üreticiden tüketime giden aracısız ticareti ile turistik yapıya kavuşmaya başlamıştır.

Meydandan görünüş
Kışları soğuk ve sert geçen İlçenin girişinde dümdüz tarlalar dikkatinizi çekmektedir. Tarım alanlarında havuç yetiştirilen ana üründür. Meydandaki havuç heykelinden eski çarşıya girerseniz ilk gözünüze çarpan şey "Bey pazarı Kurusu" denilen küçük kesilmiş yağlı galetaların satıldığı fırınlardır. Son derece lezzetli olan bu ürün Türkiye çapında marka olmuş durumdadır. Çarşıda ev yapımı turşu,baklava ile havuç ve nar suyu satılmaktadır.

Meydandaki Cami ve konak
100 metre sonra  çıkılan meydanda cami ve eski konakla küçük birçok lokanta 

bulunmaktadır. Lokantalarda ev yapımı tarhana çorbası, kara üzüm asmasından yaprak sarma, et güveç yenilebilir. Höşmelim denilen tatlı su,süt,şeker,yağ,kaymak ve undan yapılmadır.Balıkesir yöresinde  peynirden yapılan lezzetli höşmerimden farklı oldukça farklıdır. Fiyatları oldukça uygun olan yörede satıcılar genellikle üretici ve ev kadınlarıdır.

Şehrin çıkışında Hıdırlık denilen tepeden şehrin manzarası seyretmek amacıyla çay bahçeleri yapılmıştır. Buradan şehre bakmak da keyiflidir.
Hıdırlık Tepesinden şehrin görünüşü














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder