14 Aralık 2011 Çarşamba

Ekonomik kriz belirtisi nedir?

Bu günlerde herkesin ağzında dolaşan ekonomik krizin, ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde farklı algılandığını düşünüyorum.

Ülkemizde ekonomik kriz denince, halkımızın ilk aklına gelen şey, dövizin fiyatının arttığıdır. Ülkemizde son otuz beş yılda altı ekonomik kriz olduğunu biliyoruz. Burada kriz sayısından çok, hepsinde, kurların aşırı yükseldiği gerçeğidir. Yükselen kurlarla birlikte, enerji ithalatı nedeniyle bozulan bütçe dengeleri, kamunun ürettiği mallarına yüksek oranda zam yapılarak dengelenmeye çalışılır. Kamu zamların yanında ek vergiler getirerek kaynak yaratmaya çalışır. Tüm bu vergi ve zamlar, enflasyon olarak kendini gösterir. Kamunun bu tutumu nedeniyle özel sektör de girdi maliyetleri arttı gerekçesiyle zam yapar. Kamuoyunda ise, pahalılık ve kriz algılaması nedeniyle tüketim eğilimi azalır. Algının olumsuza dönmesi ve harcamaların azalmasıyla satışların ve gelirlerin düşeceğini düşünen kuruluşlar çalışan sayısını azaltma yoluna gider. Şirket karları azalırken ekonomik büyüme eksiye döner. Genç ve iş arayanlara yenileri katılarak, yüksek olan işsizlik oranı daha da yukarı çıkar.  Sonuçta kamuoyu yükselen kurlar nedeniyle, varlığının bir kısmının kaybolduğunu ve alım gücünün zayıfladığını görmenin yanında işsizlerin arttığını da fark eder. Halk geleceğinden endişe duyarak umutsuzluğa düşer.


Ekonomik krizlerin, faturasının siyasi iktidarlara kesileceği düşüncesiyle hükümetler, siyasi endişelerle, zamanında tedbir almakta gecikebilmektedirler. Hastayı tedavi edeceklerine, zaman zaman geçici ilaçlardan medet umarlar. Bu vakit kaybı, daha ağırlaşmış ekonomik sorunlar olarak toplumun önüne gelmektedir.

Batıdaki kriz ise, kurlarla ilişkisi olmadan büyümenin tersine dönerek resesyona giren ekonomilerde işsizlerin artması olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekonomik büyüme eksiye dönünce kamu ve özel sektörde işten çıkarmalar başlar. Emeklilik yaşı ileri olan yaşlı batı toplumları işsizlikten bizdeki genç işsizlere göre daha çok etkilenir. Doğal olarak, demokratik toplumlarda halkın tepkisi ile karşılaşan hükümetler oy veya iktidarı kaybetmektedirler. Burada siyasi otoriteler refahı devam ettirebilmek amacıyla suni yöntemlerle ekonomileri pompalayarak krizleri yaygın ve derin hale getirdiğini de unutmamalıyız.


Ülkemizde ekonomik kriz döviz kurunun artması iken, batıda  ekonomik küçülme ve işsizlik olarak karşımıza çıkar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder