26 Ekim 2011 Çarşamba

Varant


Varant tanımı ve IMKB Varant Piyasası ve İşlem Hacimleri

Varantı elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenmiş olan bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma ya da satma hakkı veren ve bu hakkın kaydi teslimat ya da nakdi uzlaşı ile kullanıldığı menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracıdır.
Varantlar, opsiyon sözleşmeleri ile aynı matematiksel altyapıya sahiptirler. Tanım olarak Opsiyonlar iki taraf arasında yapılmış sözleşmelerdir. Varantlar ise menkul kıymet niteliğindeki sermaye piyasası aracıdır. Varantlar’da sadece hak satın alınabildiği ve hak satılamadığı için yatırımcılar için bir teminatlandırma gerekmemektedir. Varantlar, yatırım ve koruma amaçlı olarak kullanılabilir.

Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB)



Vadeli işlem piyasaları anlaşmanın bugünden yapıldığı ve spot piyasaların aksine yükümlülüklerin gelecek bir vadede yerine getirilmesini öngören  piyasalardır. VOB’da “vadeli işlem sözleşmeleri” alınıp satılmaktadır.
04/02/2005 tarihinde VOB Türkiye’nin ilk vadeli işlem borsası olarak piyasa işlemlerine başlamıştır. Bununla birlikte, opsiyon sözleşmelerinin de işlem görmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.

Finansal Türev Araçlar



Değeri başka bir finansal varlığın veya malın değerine doğrudan bağlı olan finansal araçlar türev araç olarak adlandırılmaktadır. Bu tip ürünlerin 3 tip kullanım amacı bulunmaktadır.

Ø  Korunma
Ø  Spekülasyon
Ø  Arbitraj

25 Ekim 2011 Salı

Deprem

23 Ekim pazar günü, güzel bir  öğle vakti, Van ve çevresinde, o bölge için çok büyük bir deprem oldu. Kurtarma çalışmaları hemen başladı.  Bu sıcak günlerde Türk halkı eskiye oranla daha organize ve bütünlük içinde olayların üzerine gitti. Yardımlaşma doruk yaptı.

Ben burada, depremin ekonomik yönü üzerinde durmak istiyorum. 

23 Ekim 2011 Pazar

Gazep

Blog'uma adını veren GAZEP isminin nereden geldiğinin, merak konusu olduğunu biliyorum. Gazep, Karaburun'daki  belirli kayalıklara verilen  isimdir. 

21 Ekim 2011 Cuma

Krizdeki büyük bankalar

Dünyada 2008 den beri devam eden kriz, 2011 yılında daha da derinleşti. Krizden Avrupa ve ABD bankalarının çok etkilendiği konuşulur hale geldi. 

Krizden etkilenen Euro bölgesi ülkelerinin, borçlarını çevirmede zorlandıklarını görmekteyiz.   Bu  ülkelerdeki bankalarda bulunan tahvillerdeki değer düşüklüğü nedeniyle, söz konusu bankalar bilançolarında karşılık ayırıp karlarını azaltmak zorunda kalmaktadırlar. Bilanço içindeki tahvillerin büyüklüğü nedeniyle, ilgili bankaların yıl sonunda zarar açıklamaları ve/veya sermaye yeterlilik oranlarının genel kabul görmüş % 8 oranının altında düşmesiyle yüz yüze gelebileceklerdir. 

20 Ekim 2011 Perşembe

Leasing Sektörü

Leasing,  Özal dönemi bakanlarından Adnan Kahvecinin, 1985 yılında çıkardığı kısa Leasing Yasası ile Türkiye'ye girdi. Finansal Leasing ile operasyonel leasing yapılabilir hale geldi. Leasing, alınan ekipman ve makinaların, uzun vadeyle müşteriye kiralanıp, dönemin sonunda cüzi bir bedelle kendisine devir edilmesiyle son bulan bir finansman yöntemidir.

18 Ekim 2011 Salı

Şirket Nasıl Yönetilmeli?

Öncelikle,  yeni kurulan değil, var olan bir şirketin nasıl yönetileceğini tartışmak istiyorum. Şirketi tanıyabilmek amacıyla başlangıçta, Bilanço ve Kar Zarar Tablosu detaylı olarak incelenmelidir. Bu inceleme sonucunda şirketin mali bünyesinin gücü, satışları, kar yaratma potansiyeli, en karlı ürünler ve başlıca gider kalemleri tespit edilebilir.

16 Ekim 2011 Pazar

Balıkların Dansı

Balıklar yumurtlama dönemlerinde aşkla dans ederler. Bunu gözlerinizle görmek için yaz aylarında kefalların kıyılara indiği zamanları beklemeniz gerekir.

Kefaller yazın semiz olmaları nedeniyle, büyük balıkların daha çok rağbet ettiği balıklardır. Büyük balıklara yem olmamak için gündüz sığ sulara gelerek samanlık ve yosunluk yerlerde oyalanırlar. Dişi (yumurtalı)olanlar genelde erkek(sütlü) balıktan daha büyük olurlar. Sürü halinde gezen kefalların,  içinde  bir veya iki tanesi yumurtalı iken geri kalanlar erkek balıktır. Kıyıda sığ sularda bulunan sürüdeki,  yumurtalı balık, etrafındaki erkek balıklarla oynaşmaya başlarlar. Sevişme esnasında, balıklar suyun üstüne kadar çıkarak kuyrukları ile suyun üstünden görünebilecek halkalar oluşturan hareketler yaparlar. Bu gösterisi onlar için tehlike işaretidir.

14 Ekim 2011 Cuma

Proje Finansmanı

Proje Finansmanı değimi hayatımızda 5-6 sene önce girmiş bir kavramdır. Türk Bankacılık sektörü, uzun süren çift haneli enflasyon ve faizler nedeniyle, kısa vadeli finansman dışında, yeterli çapta orta ve uzun vadeli finansman yapamamıştır. Gerek TL, gerekse döviz mevduatının ortalama vadesinin çok kısa(genelde bir ay) olduğu göz önüne alındığında bunu da normal karşılamak gerekir
.

13 Ekim 2011 Perşembe

Tütüncülük

1960'lı yıllarda, Ege bölgesinde yoğun  tütün ekimi yapılırdı. Uzun süredir tarımı yapılan tütün, mübadelede, Yunanistan ve Balkanlardan gelenlerin  bildiği ana tarım olduğu ve o zamanki yabancı sigara üreticilerinin Türk tütünü diye bilinen doğu(şark) tütününe daha fazla ihtiyaç duymaları nedeniyle ekim alanları genişledi. Tamamen devlet izni ile dikilebilen tütün, ihracatı azalmasına rağmen, sübvansiyonlarla(destekleme alımları) ekim 2002 yılına kadar sürdü.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Finans kesiminin gözetim ve denetimi

Finans kesiminin gözetim ve denetimi konusunda yeknesak bir uygulama bulunmamaktadır. Bazı ülkelerde,Bankacılık ayrı, sigorta ve sermaye piyasası şirketleri(Aracı kurular,portföy yönetim şirketleri,danışmanlık şirketleri)ayrı otoriteler tarafından denetlenmektedir. Bazılarında ise tek bir kurum tarafından denetim ve gözetim yapılmaktadır.

9 Ekim 2011 Pazar

Dünyada ve Türkiyede Fon Piyasası


Dünyada Fon Piyasasına baktığımızda, konvansiyonel fonların büyüklüğü 79.2 trilyon USD iken konvansiyonel olmayan fonların büyüklüğü 52.6 trilyon USD. Toplam tutarlarda 131.8 trilyon USD dır.Konvansiyonel fonlar,emeklilik,yatırım ve sigorta arasında dengeli dağılmıştır. Ancak,konvansiyonel olmayan fonların ise %81'i (42.7 trilyon USD)özel birikimlerdedir(Private wealth). Çok büyük tutarlara ulaşmış olan, özel birikimlerin yönetiminin,  önemli  olduğu anlaşılmaktadır. Bu fonların yatırılacağı enstrümanlar ve yerler piyasalarda önemli etkilere yol açabilir.

Kurumsal Yatırımcı



Hepimiz, sermaye piyasalarının gelişiminde temel olan kurumsal yatırımcının Türkiye'de azlığından yeriniriz.
Ekonomimizin en temel sorunlarından birisi tasarruf açığıdır. Gerek bireysel, gerekse de kurumsal tasarruflar yeterli değildir. Bireysel tasarrufların önemli bir kısmı yurt dışında veya altın'dadır. Kurumsal yatırımcıların yöneteceği fonlarda birikmesi gereken tutarlar ise, uzun süren yüksek enflasyon  nedeniyle toplanamamıştır.

7 Ekim 2011 Cuma

Ufka bakış

Yorgun olduğum zamanlar ufka bakarak gözlerimi ve ruhumu dinlendirmeyi tercih ederim. Uzaklara bakmak insanı hayal alemine sokar. Ama ufka nerede baktığın önem kazanır.

Gün batışına doğru deniz kenarında,suya doğru batmakta olan güneşe bakmanın, kişiye hissettireceği hazzı tanımlamak son derece güçtür. Ufuk çizgisi ancak güneşin suya girmeye başladığı an fark edilir, Daha öncesinde, denizle gökyüzü bütünleşmiş ve iki boyutlu görüntü haline dönüşmüştür. Bu sonsuzluk hissi ile insanı içine alır. Güneş battıktan sonra,ufuk çizgisinden itibaren  göğe doğru gittikçe açılan bir kızıllık ortalığı kaplar. Yavaş yavaş yok olan kızıllık yerini önce maviliğe daha sonra da gri ve karanlığa  bırakır. Issızlık insanı sarar.

Krizin Avrupa futboluna etkileri

Başta Avrupa olmak üzere dünyada şu sıralarda sürmekte olan ekonomik dalgalanmadan, futbolun da etkileneceği açıktır. Ekonomik sıkıntı içindeki bazı Avrupa ülkelerinin yükleri de, gelişmiş AB ülkelerinin üzerine kalacaktır.Basit anlatımla, zararlar başkaları tarafından kapatılacaktır.Krizden etkilenen ülkelerde,geliri azalan kişiler  paralı yayın yapan kanallardan ayrılacak ve yayın gelirleri düşecektir.Tüm Avrupa'da ekonominin küçüleceği,en basit anlatımla büyümeyeceği dikkate alınırsa futbola ayrılan kaynağın azalacağını kabul etmek gerekir.
.

6 Ekim 2011 Perşembe

Karaburun Yarımadası ve Çeşme



Karaburun yarımadası, İzmir'in batısında yer almaktadır. Yarımada da Urla,Seferihisar,Çeşme ve Karaburun isminde dört ilçe bulunur. Bu ilçelerin tarıma elverişli sınırlı arazilerinde,zeytincilik ve bağcılık yüzyıllardır yapılan ana uğraştır.İzmir'in,en az gelişmiş ve en küçük ilçesi olan Karaburun, yarımadanın  ucunda ve kara yolunun sonunda yer almaktadır. Urla ve Seferihisar, İzmir'e daha yakın ama iki ayrı denize bakan ilçelerdir. Seferihisar,Egenin Kuşadası tarafında(güneyde) yer alırken,Urla, iskelesi ile (kuzeyde) İzmir körfezinin içindedir.Çeşme, ise Sakız adasına bakan (batıda)uçta bir ilçedir.

4 Ekim 2011 Salı

Avrupa ne yapmalı?

Avrupa'daki bazı ülkelerin iflas söylentileri acaba gerçek mi oluyor?

Avrupa Birliğinin ekonomik bir birlik olduğu düşünülürse,Euro bölgesindeki bazı ülkelerin borçlanma ihtiyaçları,giderlerini veya borçlarını  ödemek amacına dönüktür. Diğer bir ifade ile, Euro bölgesindeki,ülkelerin yerel paraları olmadığı ve ülke Merkez Bankaları euro basamayacağı için , ihtiyaç, euro cinsinden borçlanarak giderilebilecektir. Bu borçlanmanın maliyeti  de ancak risk algısıyla paralellik gösterecektir.

2 Ekim 2011 Pazar

Kurumsal Finansman

Yatırım Bankaları ve Aracı Kuruluşlarda, Kurumsal Finansman diye bir bölüm bulunur. Yatırım bankacılığının,  ana işini (core business)yapan bölümdür. İşin bulunup(originate)alınmasından  başlayarak, geliştirilmesi ve sonuçlandırılmasını sorumludurlar.

Ortaya çıkan malın satışı ve fiyatlamasının ayrıntıları dışında tüm iş akışını yerine getirirler. İşin bulunması başlı başına teknik bilgi gerektiren bir pazarlamacılık gerektirir. Alınan işin, sonuçlandırılabilmesi için, gerek müşteri gerekse piyasa oyuncuları ve kamu otoriteleri ile görüşmeler yapılması  gerekir. Bu süreci yönetecek kişilerin,müzakere becerileri,teknik ve hukuki bilgileri,işi sonuçlandırma yeteneklerinin olması gerekmektedir.

Ret etmek

Bankacılık sektörünün büyümesi, pasiften başlar. Bununla kast ettiğimiz, ekonomik büyüme için kaldıraç olan kredilerin, pasifte sağlanan mevduat ve borçlar tarafından finanse edildiğidir. Pasifiniz ne kadar büyürse, aktifte o kadar kredi verebilirsiniz. Türkiye'de tasarruf yetersizliği nedeniyle borçlanmamız arttıkça kredilerimiz büyüyebilmektedir. Hakim olanlar tasarruf sahipleridir.

Kar amacıyla kurulmuş ve toplumun gelişmesi için aracılık yapan bankalar, ne kadar mevduat ve  borç bulursa kredilerini büyütebilirler. Bu nedenle de bankacılarımız kredi verirken hep seçim yapma imkanına sahip olmuşlardır. Diğer bir ifade ile, kredi talebi her zaman kaynaklardan daha fazla olmuştur.