8 Ocak 2012 Pazar

Amatör Politikacı

Egenin küçük bir sahil kasabasında uzun süredir doktorluk yapmaktaydı. Aslen Marmara'nın sevimli kasabası Mudanya'lıydı. Sınavla girilen bilinen bir liseyi bitirip,Tıp fakültesine girdi.  Zorunlu hizmet sırasında öğretmen bir kızla tanışıp evlenmişti. Bursa'da hastanede çalışırken, eşinin ısrarı üzerine, egenin sahil kasabasına taşınmışlardı. On beş yıldır kasabada serbest doktorluk yapıyordu.

Kişilerle, doktorluğunun verdiği olanaklarla da çok sıkı ilişkiler içindeydi. Köylerden gelen hastalarına mümkün olduğunca cömert davranıp maddiyata önem vermeden hizmet ediyordu. Öğrenciliğinden beri ilgilendiği siyasette muhalefet partisi üyesi olarak başladı. Doktorluktan gelen ve halkın üzerinde oluşturduğu güvenle kısa sürede ilçe örgütünde sevilip sayılmaya başladı. Partide faal olarak çalışırken, doktorluğunu da ihmal etmiyordu. Çalışmaları sırasında partinin Genel Merkez yönetimle  görüşlerinin uyuşmadığını fark etti. Kendisini muhalif kanada daha yakın hissediyordu. Genel seçimlerde milletvekili adayı olmaya karar verdi.

Sevilen bir doktor olması ve kasabada  herkesle uzun süredir iyi ilişkiler içinde bulunduğunu  ve  Genel Merkezin ön seçim yapacağını bildiği için aday olmuştu. Aksi taktirde aday yapılmayacağını biliyordu.

Adaylar arasından seçilebilmek için diğer ilçelerdeki partililere kendisini anlatması gerekiyordu. Yatılı okuduğu okul arkadaşlarından tanıtım için yardım istedi. Arkadaşları hemen sahil kasabasına gelip broşür ve çeşitli tanıtım malzemesi yapımında ve tanıtım planları üzerinde çalışmalara başladılar.

Yapabileceklerinin bittiğine inanan arkadaşları kasabadan ayrılmak için doktorla birlikte yola çıktılar. Kasabanın çıkışında zeytinli denilen yerde mola verip yemek yerken sahibi parti üyesiyle de  konuşmak arzusundaydılar. Lokantanın sahibi, eskiden işçi sendikaları başkanlığı yapmış,o tarihten beri parti üyesi ve kasabanın yerlisiydi. Doktorun masadan kalkmasını fırsat bilen bir arkadaşımız, lokanta sahibine snop halimizle, "doktorun ön seçimde mutlaka birinci olacağını , yabancı dil bilen doktorun kasabada çok sevildiğini zaten başkasının düşünülemeyeceğini" söyledi. Lokanta sahibinin yüzündeki ifade değişerek ve kendinden emin bir sesle "arkadaşınıza söyleyin masraf etmesin biz onu seçmeyiz" dedi Şaşkınlıkla dinlerken devam etti, "kasabamızdan olmayan, yarın milletvekili olduğu zaman Ankara'ya gittiğimizde evine teklifsiz gidemeyeceğimiz birisini istemeyiz. Ayrıca doktor dürüst ve karakter sahibi birisi ona ricalarımızı ilettiğimiz de çözemeyebilir. Biz, buraların çocuğu olsun isteriz" dedi.

Şoka girmiş gibi donup kalmışlardı. Kimse tek kelime edemiyordu. İçleri acımıştı. Biran önce kalmak istediler ve doktoru bulup vedalaştılar. İki araba halinde yola çıkıp birkaç kilometre gittikten sonra aralarında telefonla konuşup bir noktada durdular. İyi niyetle başladıkları destek kampanyası işin ustası bir sendikacı partili tarafından hiç düşünemeyecekleri bir sonla sonuçlanmıştı.

Her işin  püf noktaları olduğunu ve bunlar  bilinmeden yapılacak girişimlerin amatör kalacağını acı bir deneyimle öğrenmişlerdi.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder