15 Şubat 2012 Çarşamba

Beauty, before age (Güzellik, yaştan önce gelir)


Gecelerin erken geldiği, karanlığın egemen olduğu kış aylarından bir gün Münih’te hayat olağan akışını sürdürüyordu. Orta Avrupa’nın önemli şehirlerinden , Münih’te hayat  bina içlerine çekilmişti.
Güneydeki Alplerden esen dondurucu rüzgar, insanı kısa sürede kesiyordu. Sokaklarda tek tük telaşla koşturan insanlar vardı. Kısa yürüyüşten sonra mağaza, dükkan, işyerlerine giriyorlardı. Kafe ve pastanelerde insanlar sıcak kahve ile bol kremalı tatlı ve kekler yiyiyorlardı.


Varlıklı ve hayatın güzelliklerinden daha fazla zevk alacak yaştakiler ise, lüks otellerde konaklayarak hayata tutunmaya çalışıyorlardı.

Ailesi ile Avusturya’daki kayak tatilini tamamlayıp iş için Münih’e gelmiş,  bir işkadını  aceleyle arabadan inip otele doğru koşturuyordu. Sabah işe gitmeden daha önceden bildiği oteldeki kuaföre gidiyordu. Kıvırcık sarı  saçları rüzgarda uçmaması için başını atkısı ile sarmıştı. Kalın, yerlere kadar uzun siyah paltosunun koşarken açılan etek uçlarından, içindeki aynı renk döpiyesi ve altındaki çizmeleri görülebiliyordu. Bir haftalık kayak tatilinde, yüzü kardan yansıyan güneşle yanmış ve renklenmişti. Dingin, dinlenmiş ve huzurlu bir güzelliği vardı. İki taraftan itilebilen otelin dış  kapısına geldiğinde, kapıdan olgunluğunun zarafeti ile çok şık bir hanımın çıkmakta olduğunu görüp duraksadı. Başında kulaklarını da örten beresi, kürk paltosu ve marka çantası ile çıkan hanıma,   aynı yaşlarda bir beyefendi kapıyı açarak yol veriyordu.

İş kadını, yaşlı kadının arkasından, kapıdaki adamın da çıkmasını beklemeye başladı. Yaşlı bir adama yol vermesi gerektiğini düşünmüştü. Ancak, her ikisi de karşılıklı birbirine yol veriyorlardı. Kız bir ara adamın bir şeyler söylediğini duydu ama anlayamadı. O sırada adamın gülerek ikinci kez ve daha net duyulacak bir ses tonuyla “beauty ,before age” dediğini duydu. Tek kelime edememiş donup kalmıştı. Adamın, ona yol verdiğine dair işareti üzerine içeri girdi,   Adam  olanca kibarlığı ile gülümseyerek dışarı çıktı.

Kız, şaşkınlık içinde adamın ne demek istediğini düşündü. Acaba, “sende yaşlanacaksın şimdiki güzelliğine güvenme”,  yada  “güzellik geçicidir, yaşlanınca oda yok olur”  mu demek istemişti. Kafası karmakarışık olmuştu. Adam olanca kibarlığı ile ona güzellik yaştan önce gelir siz buyurun diye iltifat ederek yol vermişti. Bu kadar ince ve zarif bir iltifata teşekkür bile edememişti.

İş kadını, kuaförde sacına fön çektirirken sürekli adamın davranışındaki asaleti ve iltifatın inceliğini düşünüp durdu. Adamın kapıda ona “beauty, before age” diyerek yol vermesini bugün bile mutlulukla hatırlamaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder