29 Şubat 2012 Çarşamba

Organize 202

1998 yılında mezun olduğum BAL(İzmir Koleji) internet grubuna yazdığım yazı aşağıda sunulmuştur.


Organize 202



Aidiyet duygusuna sahip olmak bir erdemliliktir. Pek çok genç kardeşim bunu

anlamamış olabilir. "Aidiyet", "ait olmak" demektir. İnsanlar 40-45
yaşlarına kadar kendi yaşamlarını düzenleme uğraşı içinde olduklarından,
orijinlerine pek fazla ilgi gösteremezler. Kendileri ile ilgili temel
(evlilik, çocuk, işte yükselme, para kazanma ve geleceği garantiye alma)
noktalarım halledince; geldikleri köyü. şehri, okulu veya okulları
unutamazlar ve onlara borcu olduğu düşüncesi ile birşeyler yapmak ihtiyacı
duyarlar. Benim için de bu geçmişten anılacak en önemli şeylerin arasında
bugünkü BAL olan İzmir Maarif Koleji (İK) gelir.


1963-1970 yılları arasında 7 yıl yatılı okuduğum İK'deki anılarım bugün bile
çok taze ve gerçek. Bu duygularla insanın kendisini de (sınıf olarak)
eleştirebilmesi gerekir.

Bizim okula ilk başladığımız 1963-64 yılında okul Çarşamba ve Cumartesi
günleri yarım gündü. Yani bizler Cumartesi günleri öğle yemeğini (kuru köfte
+ piyaz + salata + baklava) yedikten sonra Bornova Belediyesi'nin Sason
marka otobüsleri ile KSK ve Konak'a dağıtılır, evlerimize giderdik. Bir de,
İzmir'in ve çevre illerin ilçelerinden (Salihli, Menemen, Bergama, Milas,
Bodrum, Akhisar) gelen ve hafta sonları evlerine gidemeyen daimi yatılılar
vardı. Onlar, biz otobüslerle evlerimize giderken, okulda kalacaklarından
buruk bir şekilde yemeğe devam ederlerdi. Neler hissettiklerini onlardan
biri mutlaka yazmalı. Okula ilk başladığımız yıl ABD Başkanı Kennedy
öldürüldü ve okuldaki (Fullbright) ABD'li öğretmenler yas tutmuşlardı.

Bizim dönemin 1963-64 girişinde, okul tarihinde Hazırlık'lar ilk kez üç
sınıf olmuştu. Toplam Hazırlıklar 90 kişi idik. Okul ise 350 kişi kadardı. O
yıl okulda Öğrenci Birliği seçimi vardı. Özay Çobanoğlu ve Ahmet Sepil aday
idiler. Hazırlık sınıfı olarak bizler, oransal olarak yüksek olduğumuzdan,
bizleri yanlarına almak için adaylar çok uğraş verdiler. Sonuç olarak bize
daha çok vaatlerde bulunan Özay Çobanoğlu'nu başkan seçtik. Şimdi ne kadar
demokrat bir okulda okuduğu-mu, o zamanki okul müdürümüz rahmetli Muammer
Ok'u anarak belirtmek istiyorum.

Bu dönemlerde okulun sadece erkek okulu olması nedeniyle yine o dönemde
sadece kız olan Amerikan Kız Koleji ile kardeş okul idik. Bizim okulun 5.
sınıfları ve İzmir Amerikan Kız Koleji'nin 4. sınıfları, şu anda okulda
bulunmayan eski yemekhanenin üzerindeki konferans salonunda Cumartesi günü
öğretmenlerin gözetiminde parti verirdi. Bu partilerin düzenlenmesinde
Amerikan Kız Koleji Müdiresi Mrs.Black'in (öldüyse Allah rahmet eylesin)
katkısı çok fazla oldu. Biz 5. sınıfa gelince, okulda geçici olarak Ali
Kemal Görgülü müdürlük yapıyordu. Biz de, gelenek haline gelen bu partiyi
okulda yapmak istedik, ancak okul yönetimi bize izin vermedi. Bunun üzerine
Otel Anba'yı kiraladık. Aşağıda göreceğiniz davetiye ile İzmir Amerikan
Koleji'nin kızları partiye davet edildi. Davetiyenin sol alt kenarında
görülen "Organize : 202" ise revirin bulunduğu yatakhanedeki bu işi
örgütleyen odanın numarası idi. Kızlara parti parasızdı, bizler kızların
paralarını da ödeyecektik. Ancak, okul yönetimi bir türlü bize izin vermek
istemediğinden. Cumartesi günkü Otel Anba'daki partimiz toplum polisleri
marifeti ile engellendi. Bu olayı bizim dönem hala unutamadı. Zannediyorum,
bizden sonra da bu gelenek yıkılmış oldu.

Bunun yanında. o güne kadar okulda gelenek olan yıllık" Paradise "çıkarma
işini bizim dönem beceremedi. Bizim lise sondaki halimizi gösteren ve bize
ait bir Paradise'ımız yok.

Bu iki konu bize ne kadar etki etti ki, ben bunları hala yazıya
dökebiliyorum. Haksız mıyım?...

Halil Eroğlu 'l70




2 yorum:

  1. RÜŞTÜ ZEYBEK29 Şubat 2012 16:30

    YANILMIYORSAM ÖĞRENCİ BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINI ÖZAY ÇOBANOĞLU DEĞİL AHMET SEPİL KAZANMIŞ İDİ.

    YanıtlaSil