12 Nisan 2012 Perşembe

Konut kredileri

Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir. İnsanlarımızın genel karakteristiği "başını sokacağı"eve sahip olmaktır.  Vatandaşların %60 ev sahibi, % 40 kiracı konumundadır. Var olan konutlarımızın da %60, 20 yaşının üzerindedir. Buna göre ciddi bir tadilat ve yeni konut ihtiyacı vardır. Bu verilere bakıldığında konut sektörü, sadece ekonomik değil ayrıca sosyal bir olgudur. Bu nedenle de   finansmanı özel bir öneme sahiptir.



Dünyanın birçok ülkesinde uygulaması olan konut finansmanı sistemi ülkemize 6.3.2007  tarihinde SPK tarafından çıkarılan 5582 sayılı kanun ile yasallaşmıştır.  Çıkarılan kanunda Kredi verilecek konutun değerlemesinin bağımsız şirketlerce yapılması getirilmiştir. Ayrıca, Batıdaki uygulamalardan farklı olarak  konutun değerinin % 75 kredi olarak verilebilmekte ve gerisinin kişilerce bulunması arzu edilmektedir. Bununla hem evin değerindeki düşüşler   karşılanabilecek hem de krediyi alanın riski sınırlandırılmaktadır.                     


TÜRKİYE'DE KONUT FİNANSMANIN GELİŞİMİ
           
Milyar TL 
Dövize Endeksli
Konut Krd/







Takipteki
Konut Krd/
Konut Krd/

Konut      Krd
Konut Krd 

Konut Krd
Toplam Krd
GSYİH
2008
38.900
9,2%

1,3%
33,0%
4,1%
2009
44.888
6,3%

2,1%
34,5%
4,7%
2010
60.801
3,2%

1,4%
35,2%
5,5%
2011
74.591
1,8%

0,9%
33,3%
5,7%
                  
Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere, olumlu ekonomik tablo ve düşük faiz ile  konut kredileri son 4 yılda ikiye katlanmıştır. 75 milyar TL ulaşan konut kredisinden 1.360.000 kişi yararlanmıştır.  


Başlangıçtaki döviz ve dövize endeksli kredi uygulaması kısa sürede engellenerek,  toplam konut kredilerine oranı %9.2 den %1.8 e düşürülmüştür.
Takipteki konut kredileri %1.3 den %0.9 gibi çok düşük bir orana gerilemiştir. Buna karşılık toplam krediler içindeki payı aynı seviyelerde kalmıştır.                                                                                     


     
Yandaki grafiklerde de görüleceği üzere   konut kredileri miktar olarak artarken toplamrediler içindeki payı aynı kalmıştır.


Diğer taraftan, GSYİH içindeki konut kredisi oranı % 4.09 dan 2011 de % 5.74 yükselmiştir.  Bu oranların sırasıyla, ABD % 95, AB de %50 (İngiltere %81,İspanya %63, Almanya % 44, Fransa % 38, İtalya % 22)  


Yandaki grafikten de görüldüğü gibi Dövize endeksli kredi sert bir şekilde düşerken, Takipteki konut kredileri de azalmaya devam etmektedir.
Konut kredilerinde en önemli sistematik riskin deprem olduğunu da burada söylemem gerek.     
Hızla gelişen konut kredileri, kişileri depreme dayanıklı konut sahibi yaparken, ekonomik büyümemize de ciddi katkı yapmaktadır. Düşük faiz ortamı devam ettiği sürece konut kredilerinin artmaya devam edeceği anlaşılmaktadır.


Konut kredilerinin, GSMH oranındaki payı göz önüne alındığında,  yüksek büyüme alanı bulabileceği anlaşılmaktadır. Bu hem ekonomik hem de sosyal olarak bir ihtiyaçtır.  Türk ekonomisi için Konut kredilerinin büyümesi için yeterli kaynağın bulunması ana konu olarak önümüzde durmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder