16 Nisan 2012 Pazartesi

Rüzgarlar

Çocukluğumun yazları deniz kenarında ve sandalla geçtiği için rüzgarlar hep ilgimi çekmiştir. Sandalınızı geceleri mendireği olmayan koylarda demirlemek zorunda iseniz, rüzgarın hangi yönden kaç kuvvetinde estiğini, hangi rüzgarın nasıl dalga yapabileceğini tahmin etmeniz gerekir. Yani rüzgarlar, sadece estikleri için değil hayatımı  etkiledikleri için önemli ve unutulmazdırlar.


Yönleri bilmeden rüzgarları anlayabilmek ve anlamlandırabilmek mümkün değildir. Kuzey-Güney,Doğu-Batı şeklinde dört ana yön vardır. Ara yön olarak da , kuzeydoğu-güneybatı,kuzeybatı-güneydoğu bulunur.  Değişik yönlerden esen rüzgara da ayrı isimler verilmektedir. Türkiye'de Karadeniz ve Ege'de rüzgarlar genel olarak kuzeyli eserken Akdeniz'de güneyli eser.


Ancak, karada ve özellikle denizin ortasında yön bulunmasını kolaylaştıracak pratik çözümler vardır. Gündüz, güneşin doğduğu tarafa sağ kolunuzu uzatırsanız, sağınız doğuyu, solunuz batıyı, önünüz kuzeyi arkanız güneyi gösterir. Gün ortasında, dikeceğiniz bir çubuğun gölgesinin ilk ve ikinci uç noktaları birleştirilmesinde ortaya çıkacak çizginin doksan derece dik çizgisi kuzey güneyi gösterir. İlk noktaya sol ikinci noktaya sağ kolunuzu koyduğunuz da yüzünüz kuzeyi gösterir. Geceleri ise, kuzey yarım kürede,  her zaman kuzeyi gösteren kutup (Kuzey veya şimal) yıldızını bulmanız halinde yönünüzü belirlemek kolaydır.  http://derin.gazep.com/2011/11/yldzlar.html

Rüzgarlar saatte estiği hıza göre sert, fırtına, bora ve Kasırga şeklinde isimlendirilir. Bizim denizlerimizde Kasırga hiç olmaz. 100 km üstünde hızla esen rüzgar olan Bora da çok nadir olur ve denizde barınılmaz. Bizim Fırtına dediğimiz 60 km. üstünde esen rüzgarlar genelde kış aylarında görülür.Yerel dilde 20-30 deniz mili(50-60km) esen havalar  Fırtına olarak kabul edilir.


Ege de poyraz, yıldız ve karayel estiği zaman hava serin ve deniz çalkantılı olur. Yaz aylarında Ege de çok fazla sert olmasa da genelde kuzeyli rüzgarlar eser. Kuzeyli rüzgarlara erkek hava denir. Ne yapacağı nasıl eseceğini baştan belli eder. Denizcilere sığınma ve tedbir alma olanağı verir. Güneyli rüzgarlara ise dişi denir. Genelde sıcak ve ıslaklık ile beraber gelir. Gözü hep yaşlıdır. Hava durup durup eser. Denizcilere sığınacak zaman bırakmaz. Düzenli esmediği için nasıl mücadele edileceği denizde dalganın nereden alınacağı kestirmek zorlaşır. Denizcilerin sevmediği gibi çiftçi de deli ve sıcak esmesinden ürüne zarar vermesinden lodosu sevmez. Hele şiddetli yağmuru getirdiği zaman rutubetten insanlarda rahatsız olur.


Gün doğarken puslu ve bulutlu gün havanın rüzgarlı olacağını gösterir. Bulut miktarı çok olursa hava fırtına yapabilir demektir. Aynı şekilde gün batarken oluşan net kızıllık havanın iyi olacağına güneşin etrafının puslu olması ise bozuk olacağına işarettir.


Yaz aylarında serin denizden öğlen başlayıp sıcak karaya doğru esen meltem rüzgarına Egede imbat denir. Koyların içinde dalga yapmasa da açıkta dalga yaparak sandalları sallar. Korunaklı koylarda serinlik veren imbat, açık yerlerde "eşşek imbatı" olarak serin eser. Hatta buralarda yaşayanların da bir miktar asabi olduklarını söylemeliyim. Tüm Ege'de Karaburun ve Çeşme imbatı ve kuzeyli rüzgarları denizden alan ilçelerdir. O nedenle bu ilçelerde yazları serin geçer ve klimaya ihtiyaç az duyulur.


Rüzgarlar yerleşim birimleri açısından da önemlidir. Yerleşim düzenine baktığınız da, sert rüzgarın,yağmurun ve güneşin doğrudan etkilediği yöne evlerin kapı ve pencereleri en az gelecek şekilde yerleştiğini görebilirsiniz. Eski dönemlerde evlerin esen rüzgara göre hep bir kuytusunun olmasına özen gösterilmiştir.


Yön ve rüzgarlar dolayısıyla iklimi bilmeden, tarımı, mimariyi, ekonomi ve gastronomiyi, genel anlamda yaşamı anlamanın kolay olmadığını düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder