3 Mayıs 2012 Perşembe

1960'ların Oyunları

Çocukluğumda evin dışında ve içinde oynadığımız oyunlar bugünden çok farklı idi.  Oyunların isimlerini ve kısaca nasıl oynandığını  aşağıda açıklanmıştır.

Dışarıda oynanan oyunlar;
  1. İstop;  Birden fazla kişi ve topla oynanır. Bir kişi gruptaki bir kişinin adını söyleyerek topu havaya atar,o kişi topu yakalarsa o başka kişinin adını söyleyerek havaya atar. Top yakalanamaz yere düşerse gruptakiler ismi söylenenden uzaklaşır,yakaladığı an durur ve ebe topla duranları vurmaya çalışır. 
  2. 9 kiremit ;  9 kiremit üst üste konur. 2 takım halinde oynanır.Belirli uzaklıktan topla kiremitler yıkılmaya çalışılır. Yıkılan kiremitler, yıkan takımca tekrar üst üste konulmaya çalışılırken diğer takım ebesi topla, kiremitleri üst üste koymaya çalışan takım elemanlarını  vurur.
  3. Çember çevirmek; Yerdeki çemberi, elde tutulan    demir bir çubukla yerde yuvarlamak.
  4. Tel araba sürmek      
  5. Topaç çevirmek
  6. Çelik çomak ; İki kişi veya takım halinde oynanır.Küçük bir çomak, büyük bir çomakla yerden kaldırılıp vurularak uzaklara atılır. Uzağa atan kazanır.
  7. Giyom tel; Yay ve okun geliştirilerek yapılmış şeklidir. Belirli hedef vurulmaya çalışılır.
  8. Sapan;  Y şeklindeki çomağa bağlanan lastiğe konulan taş gerilerek hedefe atılır.
  9. Teneke devirmek ; Belirli uzaklıktan konserve tenekesini taşla veya sapanla  devirmeye çalışmak.
  10. Bisiklete binmek
  11. Saklambaç; Ebe olan kişi belirli bir süre gözlerini kapatarak  diğer kişilerin saklanmalarına izin verir. Saklanan kişiler bulunarak ilk gözlerin kapandığı yere dokunarak sobelenir.
  12. Hırsız polis: Bir taraf hırsız diğer taraf polis olur. Kaçıp kovalamaca ile oynanır.
  13. Elim sende ; Ebenin etraftakileri koşarak yakalamasıyla, yakalanan ebe olur. 
  14. Futbol
  15. Voleybol
  16. Basketbol
  17. Havuz maçı; Kuru havuzda minyatür futbol maçı. 
  18. Tenis
  19. Uzun eşek; İki takım halinde oynanır. Duvara dayanan kişini bacakları arasına biri kafasını koyarak eğilir, diğer arkadaşları da aynı şekilde yatarlar. Oluşan sırtlara karşı takım oturarak yıkmaya çalışır. 
  20. Birdir bir; Bir kişi eğilir diğerleri ellerini koyarak üstünden atlar.
  21. Yağ satarım; Daire şeklinde çömelinir. Ebe çemberin dışından "yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım" diyerek elindeki mendili bir kişinin arkasına bırakır. Fark edilmezde ebe tekrar gelirse elenilir.
  22. Sek sek; Daha çok kızların oynadığı, çizilen dikdörtgenlerden birbirlerine sekerek düz bir taşı sektirmek.
  23. İp atlama; Daha çok kızların oynadığı iki taraftan tutulan ipin çevrilmesi sırasında içine giren kişi ipee değmeden  zıplar. 
  24. Yanık ; İki kişinin arasındaki kişiyi topla vurmaya çalışmak.
  25. Meşe(bilye) ; Meşelerle birbirini vurmaya dayanır.
  26. Yoğurtlu Ispanak; Ebenin karşısındaki grup bağırarak iki kelimelik yemek ismi söyler. 
  27. El el üstünde ; Yüzü yere dönük çömelen ebenin sırtına eller konur, ebe sırayı bulmaya çalışır.
  28. Kulaktan kulağa(Telsiz telefon); Kulaktan kulağa söylenen sözün en sonda nasıl anlaşıldığı.
  29. Sessiz sinema; İki takımdan birisinden bir kişi diğerinin sorduğu filmi konuşmadan arkadaşlarına anlatması.
  30. Taş atmak ; Denizde en uzağa taş atmak.
  31. Taş yakınlaştırmak ; Çizilen çizgiye belirli uzaklıktan taş atarak en yakına getirmek.
  32. Taş kaydırmak ; Kıyıdan denizde arzuladığın kadar taş kaydırmak.
  33. Teneke sandal yüzdürmek
  34. Dalgada kayma; Dalganın kıyıda kırıldığı yerden yüzükoyun dalgayla kıyıya gitmek.
  35. Köpük sönmesin; Sakin denizde atlayarak oluşan köpüğün sönmesine izin vermemek.
  36. Saman, kum savaşı; Kıyıdaki saman veya kumla savaş yapmak.
  37.  Cesaret yarıştırmak
  38. Atlama yarışı
  39. Yüzme yarışı
  40. Dalma yarışı
  41. Sandal yarışı
  42. Sutopu maçı
  43. Su atan tabanca ile su savaşı
  44. Deve güreşi; Denizde sırta alınan kişilerin birbirini düşürme mücadelesi.
  45. Apaçi savaşları; Kızılderili gibi toprakla veya karadutla boyanıp dans ederek denize girmek.
  46. Uçurtma uçurtmak(çerkenli;gazete kağıdından yapılan uçurtma)
  47. Kağıttan uçak
  48. İp çekme   
  49. Körebe
  50. Çivi atma (yağmurlu yumuşak toprağa daire çizip, ortadan bölünen kısımdan pay alma amacıyla çivi atma)

İçerde(kapalı alanda) oynanan oyunlar;

  1. İsim,şehir,ağaç
  2. Adam asma;  İki kişi veya takım birisinin tuttuğu kelimenin harf tahmini ile bulunması.
  3. Amiral battı; Kareli defterde yerleştirilen gemilerin karşılıklı olarak atışla vurulmaya çalışılması.
  4. İp oyunu; 1 metrelik iki ucu bağlı ipi ellerinde şekil verdikten sonra rakibinin ipi yeni şekil vererek alması. Şekil veremeyen kaybederdi.
  5. Kızma birader
  6. Üç taş;  Dört bitişik karede, İki kişi üçer taşı bir hizaya koymaya çalışır.
  7. Dokuz taş ; İç içe 3 kare çizilir. Kareler ortalarından birleştirilir. 24 köşeye iki kişi sırayla 9 taşını koymaya başlar. 3 taşını hizalayan karşıdan bir taşı atar. Birinin 2 taşı kalınca oyun biter.
  8. Çivili tahtada futbol (langırtın çivilerle tahta üzerine yapılanında bozuk para ile oynanırdı)
  9. Langırt (sonraları masalar geldi)
  10. Pinpon
  11. Traplen
  12. İpe tırmanma
  13. Para maçı; Düz bir masada iki tarafın büyük bozuk para ile küçük(top) parayı kaleye sokmaya çalışması.
  14. Tuzluk; Kağıttan yapılan bileşik 4 koni şeklindeki kağıda yazılan sıfatların bulunması
  15. Yılanda para yürütme. (S ) şeklinde bahçe duvarı veya pencere pervazına çizilen iki çizgi arasından tırnakla itilerek parayı dışarı çıkarmadan bir uçtan diğer uca götürme.
  16. 5 taş; Taşların düz bir yere atılır. Taş havada iken  baş ve orta parmakla oluşturulan kaleye, yerdeki   taşları sokmaya çalışmak.
  17. Gazoz kapağı çevirmek; Gazoz kapaklarını yerde açık dururken tek vuruşla  kapatmaya çalışmak.
  18. Delikli parayı ipte döndürme
  19. Delikli paranın ortasına iğde çekirdeği koyup fırdöndü yapmak
  20. Evcilik
  21. İskambil 
  22. Tavla(Kız tavlası)
  23. Dama(Japon daması)
  24. Satranç
  25. Domino
  26. Bilardo      
  27. Okey(çok sonraları)
  28. Cincinati(duvar dibine en yakın para atma)
  29. Yazı-tura
  30. Yumurta tokuşturma
  31. Tüftüf (Tüftüf isimli küçük yuvarlak meyveyi ağıdan kamış içinden atılması)
  32. Pisi pisi otu saplama (İlkbaharda görülen otu karşı tarafın yün kazağına en fazla sayıda saplama)
  33. Tommiks/Teksas ve meşhur artist resimleri değiş tokuşu (Sakızlarla verilen artist ve futbolcu resimleri )


11 yorum:

  1. mevsimlere bağlı dönemsel olarak her oyunun bir zamanı vardı..şimdi bu yazıyı okuyunca aklıma geldi.

    YanıtlaSil
  2. Ferhatcım yorumuna teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Korebe, ele vurma, , civi (yas toprak uzerinde bir cember cizip sirayla buyuk civi atip rakibinin payini almak gibi birsey), meshur futbolcu/artist resim degistokusu, teksas/tomoiks degistojus, yumurta tokusturma, tuftuf.

    YanıtlaSil
  4. Tevfik Kapaklılı çok teşekkür ederim eksikleri tamamlayacağım.

    YanıtlaSil
  5. Cocuk kumari: yazi-tura, sinsinati (duvara para atma, en yakin gelen pareayi toplar). Tevfik

    YanıtlaSil
  6. Bizim mahalle Bornova’da küçük park ile büyük park arasında kalan sokaklardan ve üç adet futbol sahasından oluşurdu.
    Bizim sokakta 9 kiremidin yanında, muçolu saklambaç da oynanırdı. Muço genelde küçük konserve tenekesi olurdu. Ebe takım kaçan takımı yakalamaya çalışırdı. Yakalananlar duvar kenarında beklerlerdi. Eğer kaçan takımın bir elemanı yakalanmadan muçoyu tekmelerse ele ele tutuşan yakalananlar serbest kalırlardı.
    9 kiremidi tenis topu ile oynadık. Tam hatırlamıyorum. Galiba herkes kendine oynardı. Hedef vurulmadan kiremitleri dizmekti.
    Çelik çomak oldukça tehlikeli bir oyundu. Çelik havada tutan vuruş hakkını kazanırdı. Çeliği yakalamak için paltolar sırtı öne gelecek şekilde giyilerek bir yakalama yüzeyi oluşturulurdu. Oyuncu 3 defa vuruş yapardı. Sonra başlangıç noktasına adımlarındı. Toplamda kim daha çok adım sayarsa o kazanırdı.
    Meşe:
    1. Versiyon. Kafa karış. Bizim sokak yuvarlak taşlardan oluşmaktaydı. Taşların arası topraktı. Meşe ile ya karşı tarafı tek atışta vurabilirdin. Veya iki karış boyu yaklaşırdın. Bülent Tuğrul muhteşem oynardı. Karışı herkesten 2 santim daha uzundu.
    2. Diğeri de bir dairenin içine doldurulmuş mika meşeleri vurarak dışarı çıkarırdık. Çıkardığın meşe senin olurdu. Bunun bir de gazoz kapağı ile oynanan versiyonu vardı.
    Topaç bizde toka olarak anılırdı. Toka yine dairenin içine konulmuş tokaları havadan atılan toka ile vurarak dışarı çıkarmayı hedeflerdi. Bir diğer şekli de rakibin tokasına vurarak onu parçalamaya çalışmaktı. Tokalar uçlarında başı kesilmiş çivi ile satılırdı. Bu şeklide ancak ileri atılıp kol geri çekilerek sert zeminde döndürülürdü. Ancak biz daha farklı oynardık. Tokanın ucundaki çivi yerine eşek nalı mıhı kullanırdık. Bu şekilde ipin sıyrılmadan sarılması sağlanırdı. Toka yuvarlak tarafı aşağı gelecek şekilde kol baş hizasına kaldırılarak bıçak fırlatır gibi sert bir şekilde savrulurdu. Toka yine 1 metre kare çaplı dairenin ortasına konulan çıkma tokaları vurarak daire dışına çıkararak toplanır ya da rakibin tokasına kırmacasına oynanırdı.
    Çember çevirmek. Bidonların kapaklarını sıkmak için kullanılan çemberleri, ucu kıvrılmış bir tel ile sürmek idi. Çemberin arkasından koşulurdu.
    Tel araba. Telden araba yapar, kargıdan oluşmuş direksiyon mili ile sürülürdü. Işıklı olanları bile vardı.
    Sapan her baharda sokaktaki çam ağacından kesilen dalları kıvırır bahçemizdeki çamaşırhanede ısıtarak kuruturduk. Sonar yukarı oto iç lastiğinden kesilmiş 6-7 milim genişliğinde ve sicim gibi kiremit renkli lastik alırdık. Ayakkabı tamircisine kestirdiğimiz deri ile birleştirir kuş avlamaya çıkardık. Zeytinler yeşilken, takımlara ayrılır birbirimizi vurma oyunu oynardık.

    Tühtüh: kamışlar kesilir ve içleri temizlenirdi. Sonar bahçelerde bulunan küçük kırmızı çitlembik gibi meyveler toplanır ağızımıza doldurduktan sonra kamış marifeti ile birbirimize atardık. Hızlı atma için dil ileri çıkılır ve hızla geri çekilirken üflenirdi. Bu işi yaparken ağızdan tüh diye ses çıktığından adına tühtüh derdik.
    Yaz geldiğinde su tabancaları alınır birbirimizi ıslatırdık.
    Sakızlardan çıkan futbolcu kartları vardı. Alt mı üst mü oynardık. Bir gün okul müdürüne yakalandığımı hatırlıyorum. Müdür arkamdan gelmiş dürtüyordu. Ben de dürtme diye sesleniyordum. Sessizlik olunca arkamı döndüm. Soluğu müdür odasında almıştım.
    Cesaret yarıştırmak. Yapım halindeki apartman balkonlarında aşağıdaki kum birikintilerine atlamak.
    Çakı ile oynadığınız bir diğer oyun. Yağmurdan sonar yumuşamış toprak üzerine yaklaşık 1 metre çapında daire çizilirdi. Çakı atılarak daire dilimlere ayrılırdı. Kimin dilimi fazla olursa kazanırdı.
    Evcilik diye bir oyun vardı. Kız ve erkek oynardı. Kızlar tırnaklarına kırmızı çiçek petallerini yapıştırırlardı.
    Bir de ebe belirlemekte kullandığımız bir tekerleme vardı.
    “Oooo enene, menene, k…… nenene, denizde balgam, zapti zambak pilav” diye sayarak ebe belirlerdik.
    Aklıma gelenler bunlar. Çocukluğum güzeldi. Özlüyorum
    Yılmaz Attila

    YanıtlaSil
  7. Yılmaz'cım çok güzel yorum ve katkılarına teşekkürler. Eksikleri ilave edeceğim. Zengin bir oyun menüsüne doğru gidiyoruz. Katkıların için sağol.

    YanıtlaSil
  8. Halili uçurtmayı atlamışım.
    Bahar uçurtma zamanı iid. rahmetli babamdan uçurtma yapmayı öğrenmiştim. Kuyruksuzu saymazsak iki model vardı: altıgen ve armudi. altıgen yapmak kolaydı. kargı düzgün bir şeklde ikiye yarılır ve üçü altıngen olacak şekilde iple sarılır, sonra uçları ip ile birleştirildi. kaplama kağıdı defter kaplama kağıdı veya gazete kağıdı olurdu. bir tabağa konulan un su ile karıştırılır, bulamaç haline getirilirdi. bu kağıdı yapıştırılmakta kullanılırdı. üst iki kenar ve merkez üçgen prizma olacak şekilde birleştirilirdi. her üç uzunluğun eşit olduğu kontrol edilirdi. trik şu idi. prizmanın kol uzunluğu kısa olursa uçurtma o kadar dik uçardı. sonra kuyru hazırlanırdı. genelde gazete kağıtları rulo yapılır 1.5 cm genişiliğinde doğranırdı. kuruk ağırlığı test edilerek oluşturulurdu. kuyruğa boyunca jilet takılırdı. bı havada diğer uçurtmanın ipini kesmek için kullanılırdı.
    eğer ucurtma dengeli olmaz veya kullanan gerekli esnekliği göstermez ise uçurtma yere çakılırdı.

    Armudi uçurtma yapmak sanattı. yarılmış iki kamış T şeklind ebağlanır, sonra T'nin uçları aşağıya doğru bükülerek uçurtmaya armudi şekil verilirdi. uçurtması zor olan bir uçurtma idi.

    birde A4 kağıdından yapıla, dikiş ipliği ile yapılanlar vardı.

    YanıtlaSil
  9. Yılmaz'cım ayrıntılar şahane. A4 veya gazete kağıdından olan dikiş ipliği ile olan uçurtmayı yapmak kolaydı.Sadece ip kopar uçurtma alır başını giderdi.Yapımı da A4 kağıtla yaptığımız uçaklara çok benzerdi.Zenginleşmeye devam ediyoruz. Sağol.

    YanıtlaSil
  10. Sevgili Halil,
    Iceride oynanan oyunlara bir kac ekleme yapmak istiyorum:

    1. Japon Damasi : Iki kisiyle oynanir. 8 X 8 dama tahtasi uzerinde 9 tane tas capraz olarak iki ters koseye 3 X 3 olarak dizilir. Her tas komsu tasin uzerinden atlayarak hareket eder veya komsu bos kareye hereket ettililir. Amac rakibinden once tum taslari karsi capraz koseye (rakibinin baslangic yaptigi koseye) 3 X 3 seklinde dizmektir.

    2. Kiz tavlasi : Iki kisiyle oynanir. Basit bir oyundur. Tavla tahtasi uzerinde karsilikli olarak iki tarafa 15 adet tas ilk uc hanede ucer adet ikinci uc hanede ikiser adet olmak uzere ust uste dizilir. Atilan zarlara gore taslar once indirmeye calisilir. Tum taslar indirilince (Ust uste tas kalmayinca) bu sefer gene atilan zarlara gore toplanmaya baslanir. Ilk olarak butun taslarini toplayan oyunu kazanir. Rakip henuz hic tas toplamadan tum taslarini toplayan kisi mars yapmis olur. Bir yerine iki puan kazanir.

    3. Civili tahtada futbol : Iki kisi ile oynanir. Yaklasik 20 X 30 cm olculerinde dikdortgen bir tahta uzerine karsilikli birer kale ve herbir futbol oyuncuyu temsilen birer civi cakilarak bir futbol sahasi hazirlanir. Uygun buyuklukteki bir parayi oyuncular sirayla oynayarak parayi digerinin kalesine sokup gol atmaya calisirlar.

    Simdilik bu kadar Halil'cigim. Daha sonra bazi ilaveler yapabilirim.

    YanıtlaSil
  11. Şeref'cim,

    Katkılarına teşekkür ederim. Eksikleri hemen tamamlayacağım. İyilikler dilerim.

    YanıtlaSil