11 Haziran 2012 Pazartesi

Kopenhag

 Limanın açığında
Rüzgar Santralleri
Haziran ayı başında, sıcak bir İstanbul'dan, serin ve kapalı Kopenhag gittim. Uçak inişe geçtiğinde off-shore denilen denizdeki rüzgar santralleri ile denizin ortasında bittiği izlenimi veren köprü dikkati çekmektedir. Kopenhag ile İsveç'in Malmö kentini birleştiren köprü, Malmö'den  aradaki adaya kadar geldikten sonra yer altına girerek Kopenhag'a ulaşmaktadır.


 (Gefion Fountain)Saray önü çeşme
Ekonomik olarak zengin olan ülkede, petrol ve doğal gaz ihracatı ile dış fazla verilmektedir. Rüzgar santralleri  gemi yapımı, tıp malzemeleri ve ilaç sanayi, mobilyacılık gelişmiş sektörlerdir.5.5 milyon nüfusun yaklaşık bir milyonu Kopenhag'ta yaşamaktadır. Nüfusun %10 yabancılardan oluşurken (500.000)bunun 65.000 Türktür. Bundan sonraki Alman ve Irak'lı azınlıklar ise Türk nüfusun yarısı kadardır.

 Kraliçenin yaşadığı 4 aynı tip saray ve meydanı
Deniz ve kanallarla iç içe bir şehirdir Kopenhag. Viking atalarının denizciliği şehrin konumundan da anlaşılmaktadır. Dünyanın en büyük denizcilik şirketi Mersk'in merkezi Kopenhag'tadır. Baltık Denizinin girişindeki yarımada ve adalardan kurulmuş Danimarka'nın en büyük şehri Kopenhag, Kuzey ve Manş denizinden gelecek saldırılara karşı korunaklı ve iç deniz Baltık'a bakmaktadır. Denizcilikte tarih boyunca ileri bir ülke olan Danimarka parlamentosunda halen özerk Görolland 2 ve  Faroe Adaları bir milletvekili temsilcisi bulunmaktadır. 


 Nyhavn




 bisiklet parkı
Şehirde toplu taşıma ve ulaşım rahattır. Şehir düz olduğundan bisiklete binen çok fazladır. Merkezde eski liman Nyhavn(yeni liman) kanaldan 1 saatlik tekne turu alınarak deniz ve kanalların etrafındaki binalar görülerek şehir hakkında bilgi alınabilir. Teknelerin geçtiği kanalların üzerilerindeki köprüler, altından geçerken ayakta durulmayacak kadar alçaktır. Bu nedenle fotoğraf çekmek için ayağa kalkanlar sık sık rehber tarafından uyarılmaktadır. Burada lokanta ve kafelerde de vakit geçirilebilir.Yeni opera binası, kütüphane(black dimond),eski depolar, heykel ve kumdan yapılar ile saray, parlamento, denizkızı heykeli(little mermaid), kilise kulesi ile İskandinav ülkelerinin bir bütün olduğunu gösteren birbirine sarılmış üçlü saç örgüsü görülebilir. 

Kütüphanenin "siyah elmas" isminin,  karşısındaki kanaldaki su  kırpıntılarının güneşli havalarda siyah camlara yansıması sonucu binanın siyah elmas gibi parlamasından geldiğini kanal turunda görebilirsiniz.


 mermaid

 üçlü saç örgüsü

Tekne gezisinden sonra kanalın bulunduğu meydanın karşısındaki (Kompagnistraede) yaya caddesinde alışveriş ve gezi yapılabilir. Bu caddenin sonunda Belediye meydanına gelinir. Burada Tivoli eğlence parkına bulunur. Tivoli Parkındaki 105 metre yükseklikteki telli salıncakta dönmek cesaret gerektirmektedir.
 Parlemento

 Tivolideki telli salıncak
Kopenak'ın sahil yolundan(Strandvej) 1.30 saat kuzeyinde Helsingör kasabası vardır. Kasabaya gidinceye kadar kapalı hava ve kırpıntılı denize rağmen çok sayıda yelkenli ve kano kullanan olduğunu görebilirsiniz. Bir noktada da dalgıçlık yapıldığını ve Viking soyundan gelen Danimarkalıların denizciliğe yatkınlığını bu kısa seyahatte bile görebilirsiniz. Bu kısa yol yemyeşil tertemiz doğayla birlikte, küçük ve bakımlı yerleşim yerleriyle, Egedeki sahilleri (hava ve güneş hariç)anımsatmaktadır.

Helsingör'de deniz kenarında, Şekspir'in Danimarkalı Prensi Hamlet'in yaşadığı söylenen Krönborg Kalesi bulunmaktadır. Danimarka'nın İsveç'e en yakın olduğu bu boğazın İsveç tarafında Helsinborg bulunmaktadır. Feribotla 20dk sürdüğü ifade edilen boğazda yoğun bir trafik göze çarpmaktadır. Kısa gemi seyahatinin ortasındaki 5 dakikalık uluslararası sularda vergisiz mal satışı yoğun bir ilgi görüyormuş.Yoğun deniz trafiğini taşıyabilmek amacıyla karadan otoyolla  Kopenhag ve içerilere bağlanmıştır.

Kopenhag genel olarak küçük sevimli fakat pahalı bir şehir. Yaşayanlar, demokrat, sosyal konularda duyarlı, rahat fakat gelecekleri konusunda dikkatli insanlar. Sanayi üretimi fazla olmamakla birlikte denizcilik ve petrol üretimi refahın temeli olarak görülebilir.



1 yorum:

  1. Faroe Adaları deyişiyle ilgili bir yorum:İngilizce'de ö harfi olmadığı için ö sesi oe harf bileşimiyle karşılanıyor. Biz de İskandinav dillerini nedense İngilizce'den öğrendiğimizden ö sesini oe harfleriyle karşılıyoruz. Oysa Türkçe'de ö harfi var. Yani doğrusu Faroe değil Farö. Öte yandan far uzak demek, ö ise ada. Farö uzak ada veya adalar demek. Farö Adaları deyince Uzak Ada Adaları gibi bir garip isim üretmiş oluyoruz. Farö Adaları yerine Danimarka'ya bağlı bu adaları Türkçe, Uzak Adalar şeklinde adlandırsak daha doğru yapmış oluruz, diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil