16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bayram Ziyareti

Liseyi bitirip üniversite sınavını kazanmıştı. Ailesinden o güne kadar hiç ayrılmadığından farklı bir şehirde okumak,onu  hem endişelendiriyor hem de sevindiriyordu. Ancak, artık reşitti. 

İstanbul'a gelince arkadaşlarıyla birlikte bir ev kiraladılar. Üçünün de ayrı odası vardı. İlk bir kaç ay  üniversitenin özgürlüğü yanında İstanbul'unda tanınmasıyla geçti. Bekar evinin düzenine alışmaya başlamışlardı. Bayram tatilinde İzmir'e ailelerinin yanına gittiler. İzmir'i çok özlemişlerdi.


Bayram ziyareti için, okuldaki Felsefe öğretmeni olan avukat hocalarına gittiler. Lisedeki üç arkadaş öğretmenleriyle koyu bir siyasi ve felsefi sohbete başladılar. Bayram ziyareti, bir münazara platformuna dönüşmüştü. Bir ara, öğretmenin eşi, çay servisi için kalktı. 

Koltukta sohbet etmekte olan oğlan, aniden elinde tepsi ile çay ikram eden,  gülen çok güzel bir kız gördü. Şaşkın bir şekilde çayı alıp teşekkür etti. İlk gördüğü anda kızdan etkilenmişti. Doyasıya bakıp görmek istiyordu ama sohbet izin vermiyordu. Üstelik, kız ikramı yaptıktan sonra salondan ayrıldı. Bir an gördüğü kıza, sonraki çay ikramında daha iyi bakarım diye düşündü. Öğretmeniyle sohbet ederken aklı kızda kalmıştı. 

İkinci çayın ikramında, gördüğü güzellik karşısında içini huzur kapladı. Gerçekten, güldüğünde gamzeleri oluşan, ince tenli, kalkık burunlu, sarışın bir genç kızdı. Frapan olmayan çok şık bir pantolon bluz giymişti. Sokakta yürüyünce birçok delikanlının dikkatini çekecek tazelik ve güzellikteydi. Ailesinin tek kızı olması karşın şımarıklık yapmayıp annesine yardım ediyordu.

Bayram ziyaretinden ayrılıp eve döndüklerinde kızla resmen tanışmadıklarını hatırladı. Pişman oldu ama tanışma ortamı olmamıştı. Nasıl olup da tekrar görüşebilirim diye düşünürken ayrı şehirlerde oldukları aklına geldi. Çözüm bulamıyordu. Çaresizlik içinde kaldığını hissediyordu. Sonunda bayram ziyaretlerinde görebilirim diye düşünerek kendini rahatlattı.

Zaman her şeyin ilacı olmaya başladı. Oğlan her yıl bayram ziyaretlerinde kızı görmesine rağmen bir türlü açılamıyordu. Ama en azından görebiliyordu.

Ankara'da Genel Kurmay Başkanlığında askerlik yapmaya başladı.  Bir gün felsefe hocası, Yargıtaydaki duruşması için Ankara'ya geleceğini ve görüşebileceklerini bildirdi. Nihayet hocasına ikramda bulunabilecekti. Akşam üzeri Bulvar Palasta içkiye buluştular. Yıllardır yaptıkları gibi koyu bir sohbete koyuldular. Bir ara hocası, birazdan " Ankara'da üniversiteye başlayan kızının geleceğini ve akşam onunla birlikte olacağını" söyleyince bütün vücudunun ısındığını hissetti. Sanki damarlarında mutluluk gezinmeye başlamıştı.

Artık ona kavuşması mümkündü. Nihayet aynı şehirdeler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder