10 Temmuz 2012 Salı

Norveç fiyortları

Haziran ayı sonlarında, gemi ile orta ve güney Norveç fiyortlarına gittik. Norveç'lilere göre turistik olan fiyort seyahatimiz bir hafta sürdü. Altı şehir gezdiğimiz turdaki izlenimleri sizlerle paylaşacağım.

Gemilerin büyümesi ve her birinin 2000-3000 yolcu taşıma kapasitesine ulaşması nedeniyle, binişler birden fazla şehirden olmaktadır. Biz de turumuza Kopenhag yerine Almanya'nın Kiel şehrinden başladık. Türkiye'den Kiel'e doğrudan uçak olmadığı için, Hamburg'a gidip bir kaç gün geçirdikten sonra trenle Kiel'e geçtik. 1.20 dakika süren tren yolculuğu rahat ve zevkli. Trenden iner inmez gemi şirketi,valizlerinizi ve sizi alıp gemiye götürüyor. 





1 ve 2.Gün Kiel ve Denizde 

Kiel, Danimarka yarımadasının alt tarafında, Baltık denizine bakan bir liman şehridir. Şehir Almanya'nın Baltık'taki önemli  limanı olarak kuzey ve doğudan Danimarka'ya ait adalarla çevrilmiştir. Kuzey denizine   "büyük kemer" boğazından geçilerek çıkılırken, doğuya Baltık'a geçiş daha kolaydır. Kiel'den(Baltıktan) Elbe Irmağı ağzındaki Brünsbüttelboog(Kuzey denizine) çıkışı kolaylaştırmak için 98km.lik kanal 19.yüzyılın sonunda açılmıştır. Baltıktaki gemiler Danimarka yarımadasını dolaşmadan Kuzey denizine bu kanalla çıkabildikleri için Kiel'in önemi daha da artmıştır. 
 Kopenhag ile Odense adaları köprü


Kiel'in kuzey ve doğusunda yer alan Danimarka'ya ait adaların çoğu birbirine köprülerle bağlanmıştır. Son olarak da İsveç'in Malmö kenti ile Danimarka'nın başkenti  köprü ve tünelle birbirine bağlandıktan sonra, İskandinav topraklarından Avrupa kıtasına artık kara yoluyla ulaşmak mümkün olmuştur. 

Gemimiz sisli ve yağışlı bir akşamüzeri Kiel'den ayrılarak kuzeye doğru yol aldı. Danimarka yarımadasının kuytusundan kurtulup İskandinav yarımadasının güneyinden yol alıp ertesi gün kuzeye döndüğümüz de sert ve kararlı kuzey rüzgarı ile karşılaştık. Yaklaşık bir buçuk gün seyirden sonra sabah saat 8 de gemimiz Flam'a yanaşmıştı. 


3.Gün, Flam


 Flam ve dağlar
Soğuk ve kapalı bir havada olağan üstü güzel bir görüntü bizi büyüledi.Yaklaşık 500-600 metre genişliğindeki koyun her iki tarafında, tepelerinde karlar olan dağlar yükseliyordu.  Eriyen karlar, kendilerine yaptıkları su yollarından aşağılara şelaleler yaparak gürül gürül akıyorlardı. Sessizlikten suyun sesi net olarak duyuluyordu. 

450 kişinin yaşadığı Flam'a yılda (aslında 2 ayda) 130 gemi ile yaklaşık 500.000 turist geliyormuş. Flam, Norveç'in 200 km.lik, en uzun (Sogne) fiyordunun yan  kollarından birisinde yer alan küçük bir köy.  En derin yeri 1300 metre olan Sogne Fiyordunun yan  kolunda bulunan, Aurland'a bağlı olmasına karşın uzun süredir Norveç'in en önemli turizm merkezlerinde birisidir. 
 Myrdal


Flam'dan, Myrdal'a kadar olan 20 km.lik demir yolu görülmesi gerek bir hat. Deniz seviyesinden 800 metreye çıkan ve arada  şelalede duran tren vadinin tüm güzelliğini gözler önüne seriyor. Gidiş 200 NK, gidiş dönüş 400NK gibi pahalı .(yaklaşık 50 euro). Bu yolculuk kişisel olarak yapılabilir ancak trende yer bulabilmek için gemiden iner inmez trenle gidip gelmekte ve biletleri gitmeden internetten almakta yarar var.


Gemiler, yanaşacağı limanlarda çeşitli gün içi turlar düzenliyorlar. Bu turlar genellikle pahalı. Ancak bazılarının kişisel olarak yapımı mümkün değil o nedenle biz geminin düzenlediği ve kişi başı 139 Euro olan turu seçtik. Flam'dan otobüslerle Bergen'in doğusundaki Voss şehrine oradan trenle Myrdal'a ve tren değiştirip aşağıdaki Flam'a geri döndük. 


 Flam vadisi
Norveç 1969 da petrol bulduktan sonra hızla zenginleşirken düşük nüfuslu yerleşim yerlerini, yaptığı tünellerle birbirine bağlamış. Flam'dan ilk çıkışta arka arkaya 5 ve 11 km.lik tünellerden geçtikten sonra Stalheim tarafına geçtik. Bir tepenin iki yamacında Sivle(70m) ve Stalheim(120m) şelalelerini gördük.Yoldaki Neroy nehrinde somon balıklarının yumurta bıraktığını öğrendik. Opphenheim gölünün güzelliğine doyamamışken, buradan doğan Strada nehrinin hızla Voss'a doğru aktığını gördük. Nehir eğimi ve engelleri dolayısıyla Norveç'in önemli kano parkurlarından birisiymiş. Hakikaten  çok sayıda kano yapanı gördük. Şelaleleri bitmeyen ülke Norveç'te, otobüsümüz Tvindefossen şelalede durdu.
  Stalheim şelalesi



Voss 15000 nüfüslu Bergen-Oslo demiryolu üstünde göl kenarında kayak yapılabilen bir şehir. Burada öğlen yemeğimizi yedikten sonra banliyo treni ile Myrdal'a hareket ettik. Akan nehirler,karlı tepeler ve yemyeşil bir doğada 40 dakikalık yolculukla İstasyondan başka yerleşim olmayan Myrdal'a vardık. Macera sevenler, Myrdal'dan aşağıya, yürüyerek veya kiralayacakları bisikletle Flam!a gidebilirler. 


Biz geleneksel trene bindik.Tren yolda Kjosfossen (93m) şelalesinde durup fotoğraf çekilmesine izin veriliyor.Çalan müzik ve suyun sesi eşliğinde bir kadın uzakta kayanın üzerinde dans ediyor. Bundan sonra vadinin nefis manzarası ve akan sular eşliğinde Flam'a varılıyor.
 Sivlefossen şelalesi


Gemimiz akşam saat 18.00 de hareket ederken Bergen'li ünlü bestekar Edvard Grieg müziği çalınıyordu. Az sayıdaki insan el sallayarak bizi uğurlarken, gemi tornistan yapıp biraz açılınca ekseni etrafında dönerek yoluna devam etti. Yolcu gemilerinin bu hareket yeteneği, baş ve kıç pervanelerinin hareketi sayesinde oluyor.
 Sogne Fiyordu


Flam'dan,  Sogne fiyorduna çıkmamız 3 saat sürdü. Songe fiyordunda kuzey denizine ise 5 saat daha yolculuk yaptık. Hava gece 23 de kararıp sabah 3.30 oluyordu.Tüm fiyort güzelliğini içimize çeke çeke günü bitirdik.






4.Gün, Bergen 
 Bergen fliobanenden görümüş



Sabah 8 de uyandığımızda Bergen'e yanaşmıştık. Bergen fiyordu diğerlerinin aksine karaya paralel bir fiyort. Kuzey denizinde karaya paralel ince bir kara parçası Bergen fiyordunu oluşturuyordu. Bergen de hava güneşli ve açıktı. Orada daha önce bulunduğum için herhangi bir gemi turu almadık. Açık havada lego şehir Bergen de keyifle gezip akşam üzeri  gemiye döndük.


Saat 18 de hareket eden gemimizden, fiyordun güzelliklerini seyrederek Bergen'den ayrıldık.


 Fiyordun görünüşü
Daha önce blog da yazdığım "Oslo ve Bergen" gezi notlarıma bakılmasını öneririm.


http://derin.gazep.com/2011/12/oslo-bergen.html





5.Gün Stavander


 Eski şehir
Sabah saat 8 civarında Stavanger'e yanaştık. Stavanger küçücük şirin bir şehir. Fiyordun küçük koyuna yanaşan geminin yanına da başka bir gemi yanaşmıştı. Norveç'in 1969 da Kuzey Denizinde petrol ve doğal gaz bulmasından sonra Stavanger büyümüş ve önemli bir şehir olmuştur.

Gemiden doğrudan eski şehre indik. Beyaz evler ve arnavut kaldırımı yollar ve çiçekleriyle çok sevimli bir yer. Ancak ortalarda yaşayan insan görmek kolay değil.  Koyun karşısında  küçük kasaba çarşısında aradığınızı bulmanız mümkün. Şehir merkezi bu kadar küçük. Ancak etrafıyla şehir Norveç'in üçüncü büyük şehri.

 Şehirdeki gemiler
Ben fotoğraf çekimi için etrafa bakarken, meydanda bir TV benimle röportaj yaptı. Söyleşinin bitiminde "Sandnas" nedir diye sordu. Hiç duymadığımı belirtince, Stavanger'e 15 dakika uzaklıkta bir şehir olduğunu ve ziyaret etmemiz gerektiğini, gemilerin Stavanger'e yanaşması dolayısıyla bilinilirliğinin artığını söyleyerek söyleşiyi bitirdi. Ben de daha sonra yaptığım araştırmada Sandnas'lıların Stavanger'in petrol yanında turistik olarak da öne çıkmasını içlerine sindirememişler.

Stavanger de yapılması gereken tur Lyse fiyorduna gitmektir. Biz gemiden bu turu almadık. Fiyordu  saat 10 ve 14.geminin yanından hareket eden 3 saat süren, küçük gemilerle denizden ziyaret edebilirsiniz. Fiyordun    kıvrımlarının iki tarafında yükselen dağlar  ve buralardaki dünya harikası kayalar aşağıdan görülebilir. Gemiye zamanında yetişebilmek amacıyla saat 10 turuna katılınmalı. 200 NK(50 euro) tutan bu denizden gitme dışında gemi ve arabalarla da gidilen turlar vardır. Petrol müzesinden ayrıntılar öğrenilebilir. 1000m yükseklikteki masa (pulpit Rock) dağı ile iki yamaç arasındaki altı boş kaya (Kjerogbolten) resimleri dünyaca ünlüdür.


 Şehirden görüntü
Gemi saat 18 de hareket edip fiyorda yol alırken karşılaşılan manzaralar gerçekten muhteşem. Fiyorttan sonlarına doğru rafineri ve gemi trafiği çoğaldı. Açık denizden güneye doğru dönülürken denizin ortasında tek bir rüzgar santralının dönmekte olan pervanesi (Hywind) beni hayrete düşürdü.






6.Gün Oslo


 Ev

Sabah kalktığımızda sağanak yağmur yağıyordu. Geniş Oslo fiyortunda, irili ufaklı sayısız ada arasında sabah 10 da kalenin önüne yanaştık. Yağmurdan göz gözü görmüyordu. Ben daha önce Oslo'yu gördüğüm ve hava yağışlı olduğu için gezinti(hop on-hop off) otobüsleriyle şehri dolaşmayı tercih ettik.

Tur bitince Karl Johan caddesine yakın arabadan inip Great Hotel'in kafesinde kahvemizi içtik. Yağmur devam ettiği için gemiye erken dönmeye karar verdik. Gemiye binmeden son alış verişimizi yapıp, vergi iadesi almak istediğimiz de iki ayrı şirketin vergi iadesini yaptığını gördük. %24 KDV oranı ile Norveç'in pahalı bir ülke olduğunu söylemeliyim. 
 Adadaki tabya






Oslo ile ilgili ayrıntılar daha önce yazdığım "Bergen ve Oslo" yu okuyabilirler.


http://derin.gazep.com/2011/12/oslo-bergen.html









7.Gün ,Kopenhag








 Kanal
Oslo'dan ayrıldıktan sonra sabah 8 de Kopenhag'a vardık. Hava Oslo'nun aksine günlük güneşlik ve sıcaktı. Yürüyerek daha önce gittiğim yerleri bir kez daha ziyaret ettik. Nyhavn'dan kanal turundan sonra trafiğe kapalı alışveriş caddesine gidip vakit geçirdik. Liseyi bitiren çocuklar kamyonlara binip ellerinde bira ağızlarında düdükler kutlama yapıyorlardı. Halk onların taşkınlıklarını olgunlukla karşılıyordu. Bizden ne kadar farklı diye düşünmeden edemedim.

Kopenhag dan ayrılıp Kiel'e giderken ışıl ışıl günde bir İsveç'e bir Danimarka'ya bakıp havayı kararttık.
 Limanın yanında rüzgar santralleri

Kopenhag'la ilgili blogda daha önce yazdığım yazıyı okuyabilirsiniz.

http://derin.gazep.com/2012/06/kopenak.html


Artık gezimizin sonuna geliyorduk. Sabah erkenden Kiel'e varıp gemiden ayrılacaktık. Sabah Kiel'e vardığımızda, Hamburg'dan uçağımız öğlen olduğu için 98 euroya taksi ile hava alanına gittik.

Güzel bir gezi de son buldu.





ps. Daha fazla resimler için PİCASSA  https://picasaweb.google.com/home














1 yorum:

  1. Norveç fiyordları benim gezi düşlerimde ilk iki sıra arasında yer alıyor, bir türlü gerçekleştiremiyordum. Halil fotoğrafladığı gezi notlarıyla o denli zengin bilgiler vermiş ki, gitmiş kadar oldum. Şimdi ikinci diğer gezi ilk sırayı aldı. Norveç beklesin. (: - >)

    YanıtlaSil