13 Eylül 2012 Perşembe

Negatif Faiz

Batıda yüksek kamu borcu nedeniyle ortaya çıkan ekonomik krizin ortadan kaldırılması için öncelikle borcun azaltılması gerekir. Buda zorunlu olarak daha az kamu yatırımı ve hizmeti demektir.



Azalan ekonomik faaliyet büyümenin düşmesi ve istihdamın azalması anlamına gelir. İşsizlik ise ülkelerde siyasi istikrarsızlığa neden olabileceğinden, hükümetlerce  arzu edilmeyen bir durumdur. Diğer bir ifade ile ekonomi büyümeli, işsizlik azalmalı ve toplum önceki dönemlere göre daha mutlu olmalıdır.

Yukarıdaki amaçları gerçekleştirmek için yapılması gereken birincil iş faizlerin düşük olmasını sağlayarak krediler kanalıyla ekonomiyi daha fazla desteklemek olmaktadır. Bu nedenle de Merkez Bankaları  gösterge faizleri aşağıya çekerler. 

Son dönemde Batıda (AB ve ABD) nispeten güçlü ekonomilerde faizler enflasyonun altında seyretmektedir. Bu, o vadede, enflasyonun  başlangıçtaki tutarı geçmeyeceğine ve faizlerin daha yukarı çıkmayacağına inanan yatırımcılar yatırım yaparlar. Aksi taktirde zaten enflasyon altında bir getiriye razı olmuş olan yatırımcı daha da fazla zarar edecektir.

Negatif faize razı olmanın tek açıklanabilecek tarafı, ana paranın garanti altında olmasıdır.   Yatırımcının paranın saklanmasına pirim ödemesinin nedeni de budur.

Batıda  % 2-3 lerde seyreden enflasyona karşılık faizler % 1.5-2  seviyelerinde gezmektedir. 

Türkiye de durum ise biraz daha farklıdır. Ülkemizdeki enflasyon batıya göre yüksek olmakla birlikte reel faizler negatif değil pozitiftir. Son yıllarda, reel faizlerimiz eskiye göre çok düşmüş olmakla birlikte.gene de vardır.

Gerek batıda gerekse ülkemizde Hazineler enflasyonun altında veya az üstünde oranlardan borçlanarak avantaj sağlamaktadırlar. Ancak, burada Hazinelerin sattığı bonoları alan yatırımcılar ise dezavantajlı durumda olmaktadırlar. Ekonomik krizin aşılması için ödenecek faturaların, bu dönemde yatırımcılarca ödendiğini söyleyebiliriz.

Yatırımcılar ise batıda genel olarak kurumsal iken ülkemizde bireyseldir. Zaten kurumsal yatırımcı sıkıntısı çeken ülkemizdeki bireysel yatırımcı düşük reel faiz nedeniyle tasarruf eğilimini düşürdüğünü de görmekteyiz.

Diğer taraftan az sayıdaki kurumsal yatırımcılarımızın elde ettiği getirilerinin, enflasyonun altında kaldığını ve bunun kurumsal yatırımcının çoğalmasını geciktirdiğini  düşünüyorum.

Ülkemizdeki yabancı ve yerli yatırımcıların aldığı reel faizler ise farklıdır. Bu konuda aşağıdaki" Reel Faiz" yazımı okumanızı salık veririm.
http://derin.gazep.com/2011/11/reel-faiz.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder