17 Ekim 2012 Çarşamba

Sermaye Benzeri Kredi (SBK)

Ekonominin büyüyebilmesi, Bankacılık sektörünün kaldıraç görevini tam olarak yerine getirmesi ile mümkündür. Bunu sağlayabilmek için sektörün kredilerinin büyümesi gerekmektedir. Kredilerin büyüyebilmesi, bankacılığın kaynak bulabilmesi ve güçlü öz varlığa sahip olmasına bağlıdır.  


Kaynak bulmak başta mevduat olmak üzere başka bir yazı konusudur. Ancak, aktifine göre güçlü özvarlık Sermaye Yeterliliği Oranı(SYO) dediğimiz göstergeyle ölçülür. SYO basitçe, öz varlığın (sermaye+ihtiyatlar) riskli aktiflere (krediler+menkul) bölünmesidir. Bu oran Basel kriterlerine göre  % 8 iken, BDDK Türkiye'deki bankalardan  % 12 talep etmektedir.

Türk Bankacılık sektörünün 2011 yıl sonu itibariyle Basel 1 kriterlerine göre % 16.6 olan SYO oranı, Ağustos 2012 ve Basel 2 kriterlerine göre % 16.2 seviyesindedir. Türkiyede 2012 Temmuz başından itibaren bankalarımız BDDK talimatları gereği Basel 2 uygulamaya başlamışlardır.  Basitçe, aktifin teminatı yerine ratingine göre sermaye ayırmasını gerektiren Basel 2, 1 e göre daha ihtiyatlı bir yaklaşımdır.  Ağustos 2012 sonu SYO baktığımız da, düşüş ihmal edilebilecek kadar küçüktür.

Sektörün SYO, BDDK nın istediği seviyenin de üzerindedir. Buna rağmen, bazı bankalarımız  hızlı büyümelerine devam etmek amacıyla öz varlıklarını güçlendirmek için Sermaye Benzeri Kredi (SBK) kullandıklarını görebilmekteyiz. 

SBK kısaca, 5 yıldan uzun alınmış kredilerdir. Halka açık bankalarımızın SBK ve Haziran 2012 sonu  SYO  aşağıda gösterilmiştir.

                                                                     2012Q2
                                       Milyar TL             SYO %
İş Bankası                                                        14.2
Garanti Bankası                114.031                  16.6
Akbank                                                           16.1
YKB                             3.384.577                  14.5
Finansbank                     1.659.515                 16.7
Şekerbank                           34.118                 13.5
Denizbank                          896.858                15.6
TSKB                                  90.490                20.2
Halk Bankası                                                   14.7
Vakıfbank                                                       13.4


Ekim ayı içinde, SBK kullanmak üzere BDDK ve SPK ya müracaat eden bankalarımız bulunmaktadır. İş Bankası 1 milyar $ lık 10 yıl vadeli, Vakıfbank 2 milyar $ lık en az 2 yıl vadeli SBK için piyasaya çıkmıştır. Ayrıca, Akbank yarısı 5 yarısı 10 yıl vadeli 1 milyar $ lık tahvil ihracı gerçekleştirmiştir.Eylül ayında Garanti Bankası, 5 yıl vadeli 600 milyon $ ve 750 milyon $ 10 yıl vadeli tahvili yurt dışında satmıştır.  Ayrıca Finansbank yurt dışı yerleşiklere satılmak üzere 5 - 7 yıl vadeli 750 milyon $ lık tahvil ihraç etmek üzere dört bankaya yetki verdi. Yapı Kredi Bankası da, 23.10.2012 tarihinde 10 yıl vadeli 1.5 milyar $ kadar, sermaye benzeri kredi vasfına sahip, tahvil ihracı konusunda Genel Müdürlüğe yetki verdi. Ziraat Bankası yönetim kurulu da 3 milyar dolara kadar uzun vadeli tahvil ihracı konusunda Genel Müdürlüğe 8.11.2012 tarihinde yetki verdi.

SBK yönelinmesi, kredi büyümesine sermaye oluşturmak yanında, özellikle Basel 2 inin ilk uygulandığı çeyrek olan Eylülde görebileceğimiz SYO düşüşüne çözüm arayışı olabilir. Ayrıca, artmakta olan sorunlu krediler için ayrılacak karşılıkların karı baskılamasına karşı tedbir olarak görülebilir. Ancak düşen faiz ortamında, Bankacılık sektörünün  kar sıkıntısı olmadığını rahatlıkla görebilmekteyiz. Bunu da Kasım ayının başlarında açıklanacak banka bilançolarından görebileceğiz. 

Bankalarımızın, hissedarlarından her zaman büyük miktarda sermaye talep etmesi mümkün olamayabilir. Bu nedenle, uluslararası piyasaların risk iştahı arttıkça, SBK kullanımının daha da yükseldiğini göreceğiz.  Güçlü SYO sahip bankalarımız da Türkiye'nin büyümesine daha fazla kredi vererek destek olacaklardır.

Batı bankalarının % 8 lik SYO ile girdikleri kriz sırasında oranın nasıl aşağıya geldiğini gördük. Azalan oranı yükseltmek için gereken sermaye, ortaklarca ve piyasadan bulunamayınca zorunlu olarak devlet tarafından sağlanmıştır. Bu da kamunun borçunu arttırmıştır. Türkiye'de  % 12 olarak uygulanan SYO krizlerde kolayca düşebilir. Bu nedenle SYO yukarıda tutabilmek amacıyla  tedbir alınması tarafımızca olumlu  olarak değerlendirilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder