12 Aralık 2012 Çarşamba

Kadifekale

Çocukluğumda çıktığım Kadifekale'ye yapılan son çalışmalardan sonra bir kez daha çıktım. Eşrefpaşa'dan gidilen yolla ulaştığım Kadifekale'nin batı girişinin,kale duvarları ve etrafının temizliği ile gösterişli hale geldiğini söyleyebilirim.

Antik Kadifekale

İzmir Körfezinin güneyinde,  186m. yüksekliğindeki Pagos tepesinde M.Ö.4.yy.da Büyük İskender tarafından ikinci defa İzmirin Kadifekale'de kurulduğu rivayet edilmektedir. Kale körfeze yakın ve hakim bir tepededir. Kuzeyinde körfez yer alırken güneyinde Yeşildere ve Buca yer almaktadır.

O dönemlerde deniz kenarındaki Agoranın (İkiçeşmelik, Basmane, Tilkilik) Kadifekale'nin hemen aşağısında olduğu kolayca görülmektedir. Sonraki dönemlerde de; develerle ipek yolundan getirilen mallar, Kapılar mevkinde bekletildikten sonra, Pasaport'a gönderilip ihraç ediliyormuş. Motorlu vasıtaların olmadığı dönemler için bu uzaklıkların makul olduğu resimlerden görülebilir.

Sonraki yıllarda gelişen İzmir'de, Kadifekale'nin surlarının bir bölümünün yıktırılarak başta Altınpark olmak üzere çeşitli yol yapımlarında kullanıldığını bilmekteyiz.

Cumhuriyet Yılları

 Kadifekale kapısı
1950 lere kadar gerek deprem gerekse doğadan yıpranan Kadifekale, bu tarihten sonra şehirlere olan göç ve gecekondulaşma dolayısıyla etrafı tamamen dolmuş ve tahribat artmıştır. Son zamanlardaki kentsel dönüşüm çalışmaları yavaş yavaş sonuç vermeye başlamış görünmektedir.  Kadifekale'den günümüze yalnızca kalenin batısında (Eşrefpaşa geliş yolu) kuleler ve giriş kapısıyla, güneyindeki duvarlarından bir bölümü ayakta durmaktadır.

 Kalenin bitişiğindeki yerleşim
Kalenin içi boş ve bakımsızdır. Kuzeydoğu kısmında evler kaleye yapışık haldedir. Dar ve yokuş yollarla bakımsız görünüm kentsel dönüşümü beklemektedir. Kadifekale'nin Doğu ve güneyindeki gecekondular (yeşildere) yıkılmış arazi düzenlemesi devam etmektedir.


Kuzeydoğudaki dar yokuştaki aşağıya doğru inmeye başladığımız anda, çocukluğumuzdaki İzmir'in iki katlı bitişik evleriyle karşılaştım. Tilkiliğe doğru inen dar sokakların bitimindeki küçücük Faik Paşa Cami tüm güzelliği ile hala kullanılmaktaydı.

Fuarve Alsancak Limanı
 Agora,kemeraltı, Pasaport
Agoranın arkasındaki Altınparkta Konak belediyesinin yapmakta olduğu antik kazıların karşısındaki Anafartalar caddesi hala eskisi kadar canlı ve orijinal. Yolun devamı Basmane garına çıkmaktadır. Yol üstündeki Basmane polis karakoluna görülmeye değer bir binadır.  Anafartaların arka girişinde çok eski bir Lokmacı olan Öztat Tatlıcısı mutlaka ziyaret edilmeli. Lokma, revani,Tulumba ve mevsiminde mis gibi kokan peynir tatlısı yenmelidir. Anafartalar Çarşısının üstü yazın gölge yapması için hala yer yer sarmaşıklarla kaplıdır. Sokak ortalarında Namazgah Camii ile yeni yeni butik otellere dönüşmeye başlayan eski konaklar ile hamam yer almaktadır.

 Anafartalar Caddesi
Kuzu kellecileri, çorbacılar, manavlar,yerel peynirciler, kasap, sakatatçılar gibi İzmir'e özgü esnafın yanında,kebancı, pideci gibi yeni lokantalarda bulunmaktadır.  Anafartalar Caddesi otoparkın yanından İkiçeşmelik yoluna çıkmaktadır. Yolun karşısına geçip meşhur Havra sokağına girerseniz kendinizi Kemeraltında bulursunuz.




1950 lere kadar İzmir'in ticari hayatı, Kemeraltı İkiçeşmelik Tilkilik ve Basmane civarında geçer idi. Daha sonra, gelişmelerle bölgenin önemi gittikçe azaldı. Bu bölgede belirli bir planla yapılacak milyarlarca liralık harcama ile orjinal yapılar ve mimari ortaya çıkarılmalıdır.  Kemeraltı, İkiçeşmelik,Agora,Tilkilik, ve Kadifekale bölgesinin yapılacak restorasyonla(old city) turistik görünüme kavuşturulması ve pazarlanması gerektiği kanaatindeyim.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder