30 Ocak 2013 Çarşamba

BES (Bireysel Emeklilik Sistemi)

BES teki gelişmeler ve beklentiler üzerindeki fikirlerimi yazmadan önce kısa bir tarihçeyle başlamak istiyorum.

Tarihçe

Bütçe Açığının azaltılması için Sosyal Sigortalar Sistemindeki kara deliği azaltabilmek amacıyla, IMF Programlarında sürekli yer alan Bireysel Emeklilik Sistemi üzerine çalışmalar 1999 yılında başlamıştır.

1999-2001 yılları arası yapılan çalışmalardan sonra 7.4.2001 de yasalaşıp  altı ay sonra  7.10.2001 de yürürlüğe giren BES kanunu yatırımcıya daha cazip olması için aynı tarihte bazı vergi kanunlarında da değişiklik yapıldı.

Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapan Kanun ile bireysel emeklilik sisteminde katılım aşamasında katılımcılara ve çalışanları adına katkıda bulunan işverenlere, fonların yatırıma yönlendirilmesi aşamasında ve birikimlerin toplu para veya maaş şeklinde geri alınması aşamasında vergi teşvikleri getirilmiştir. 

Çalışanlar, BES'e yatırdıkları tutarları, işyerlerine belgeleyerek ücretlerinden indirebiliyorlardı. Bu uygulama ile vergi avantajı aynı anda matrahtan indirebiliyordu. 

29 Haziran 2012 tarihinde  Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile vergi matrahından indirim yolu ile kullanılan vergi avantajı uygulaması kaldırılarak devlet katkısı sistemine geçilmiş, sistemden ayrılmalarda menkul sermaye iradı olarak tanımlanan ve stopaja tabi olan birikim tutarı uygulaması yerine, sadece irat tutarı üzerinden stopaj alınmasına yönelik değişiklikler yapılmıştır. Yapılan düzenlemelerle, işverenler tarafından çalışanları adına bireysel emeklilik sistemine ödenen ve vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecek katkı paylarının brüt ücretin %10’u kadar olan üst limiti %15’e çıkarılmıştır. Üyelerine veya çalışanlarına emekliliğe yönelik taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu veya sair ticaret şirketindeki emekliliğe yönelik birikimlerin veya taahhütlere ilişkin tutarların kısmen veya tamamen bireysel emeklilik sistemine aktarılmasına ilişkin verilen süre 31 Aralık 2015 tarihine kadar uzatılmış, aktarım, ayrılma ve emeklilik işlemlerinin tamamlanması için belirlenen işlem süreleri yeniden düzenlenmiş, sistemde kısmi ödeme almaya ve kıymetli madenlerden oluşan fonların kurulmasına imkan sağlanmasına ilişkin değişiklikler yapılmıştır. 

Yasal düzenlemelerden sonra yönetmelik ve şirket kuruluşlarıyla geçen iki yıla yakın sürenin sonunda  27 Ekim 2003 den itibaren  yıl sonuna kadar 11 şirket kuruluşunu tamamladı. 2003 sonu itibariyle 35,245 kişi sisteme girerken fon büyüklüğü  5,6 milyon TL oldu.

Bu 11 şirketin dördü, Anadolu Hayat emeklilik, Garanti Emeklilik, Ak Emeklilik(Avivasa) bu kısa dönemde  bir milyon TL üzerinde fon toplayabilmişlerdi.

Aşağıda 2004-2012 arasındaki fon ve yatırımcı sayısındaki gelişme görülebilir.




Emeklilik Gözetim Sistemi (www.egm.org.tr) verilerine göre 4.1.2013 tarihinde ise  17 şirketin topladığı fon (Katılımcı Fon Tutarı) tutarı 20,463 milyar TL yükselirken  yatırımcı sayısı 3,135.000 yükseldi. 

Milyar TL üzerinde pirim toplayan şirketler pek değişmeyerek sırasıyla, Anadolu Hayat Emeklilik, Avivasa Emeklilik, Yapı Kredi Emeklilik, Garanti Emeklilik, Vakıf Emeklilik ile ING Emeklilik tir. 

BES on yıllık süre içerisinde belirli bir büyüklüğe ve olgunluğa ulaşmasına karşın arzu edilen büyüklüğe ulaşmadığı kanaatine varan ekonomi yönetimi 2013 yılından geçerli yeni BES sistemine geçmeye karar vermiştir.


2013 BES Sistemi

Yeni başlayan sistemde, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren  Devlet, reşit kişilerin bireysel emeklilik hesabına ödenecek katkı paylarının %25’ine karşılık gelen tutarı Devlet Katkısı olarak kişi adına yatıracak. Ailede reşit olan tüm bireyler ayrı ayrı BES yaptırıp devlet katkısı alabilirler.. Devletin katkısı, yıllık asgari ücreti geçemeyecektir. Bu da 2013 yılı için yaklaşık 12000 TL nin % 25 olan 3000 TL dir. Bireysel yatırımcılar bu katkı payını aldıktan sonra eskisi gibi matrahtan düşme yapamayacaklardır.

Sistem’de bulunduğunuz süreye bağlı, kademeli olarak Devlet Katkısına hak kazanılacaktır. 3 yıla kadar sistemden çıkanlar katkıdan yararlanamayacaktır. 3-6 arasında %15, 6-10 yıl arasında %35, 10 yıldan fazla fakat 56 yaşından az olanlar % 60 alırken 56 yaşını doldurmuş ve sistemde 10 yıldan fazla kalmış olanlar tamamını alabileceklerdir. 

Bu yöntemle, eskiden  var olan çok sayıdaki erken çıkışların önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Erken çıkılması halinde devlet katkısından yararlanılamayacaktır. Gerçi eski sistemde, tüm birikim üzerinden stopaj kesintisi yapılarak erken çıkış engellenmeye çalışılmışken gene de ciddi çıkışlar oldu. Çıkışların azaltılabilmesi, yatırımcıların sisteme tam güvenmesi ve  portföylerin genel olarak başarılı yönetilmesi ile mümkün olabilecektir.

Yeni sistemde, 1 Ocak 2013 tarihinden önce Sistem’de bulunduğunuz  süre, Devlet Katkısına hak kazanmanın süre koşulunu yerine getirirken size avantaj sağlayacaktır.

Bu süre; 
3 yıldan fazla 6 yıldan az ise 1 yıl,
6 yıldan fazla 10 yıldan az ise 2 yıl,
10 yıldan fazla ise 3 yıl,

Devlet Katkısına hak kazanma sürenize eklenecek.
Bu sürenin eklenmesi için 1 Ocak 2013’ten itibaren 3 yıl boyunca Sistem’de kalmanız gerekmektedir. 3 yıl bitiminde bir defaya mahsus olmak üzere yukarıda belirtilen süreler hak kazanma sürenize eklenecektir.
  
Yeni sistemin taraflar açısından avantaj ve dezavantajlarını irdelersek; 

Kamu açısından, bu değişiklik, eskiye göre daha basit ve daha fazla bireyi sisteme çekecek bir değişikliktir. Eskisinde çalışanlar, yani ücret geliri olanlar (vergi matrahından indirim yaparak) BES ten avantaj sağlarken şimdi herkes bu sistemden eşit yararlanabilecektir. Sistemden 56 yaşına gelmeden ayrılınması halinde devletin katkı payı alınamayacağı için, eskiden matrahtan anında indirilen sisteme göre, sürekliliği daha fazla olacağı anlaşılmaktadır. Büyüyen sistemle, toplam tasarruf miktarımız artarken, uzun vadeli yatırımların finansmanına daha fazla katkı verilebilecektir.

Diğer taraftan, yatırımcı açısından, faizlerin tek hanelere düştüğü bir ortamda yatırdığınız tutarın getirisi dikkate alınmadan bile, devlet katkısıyla % 25 gibi yüksek bir verim sağlanmaktadır. Yatırdığınız primin makbuzunu işverene verip matrahtan indirim sağlamaya dönük eski bürokratik işlemleri ortadan kaldırmaktadır. Yatırılan paradan, Emeklilik şirketlerince yapılmakta olan kesintiler üçte bir oranında azalmıştır. 

Şirketler açısından ilk bakışta düşen marjlar nedeniyle gelirleri azalacak olsa bile artacak olan fon büyüklüğü nedeniyle gelirleri daha yükselebilecektir. Büyüyen gelirler de  karlarını artıracaktır. Ancak, üçte bir oranında azalan komisyonların, sistemin eski yatırımcılarına da uygulanacak olması, bunu başlangıçta bilmeden gelecek planları yapan ve acentelerine gerekli komisyonlarını ödeyen Emeklilik şirketleri açısından, olumsuz olacaktır.



Sonuç

10 yıldır uygulanan ve beklenen gelişmeyi göstermediğine inanılan BES sistemine, devletin %25 pay ile katılacak olması sistemin cazibesini çok artırmıştır. Faizlerin tek haneli olduğu bu dönemde %25 in ne kadar büyük bir oran olduğunun farkına varacak olan bireyler sisteme büyük bir ilgi gösterecektir diye düşünüyorum.

Bu ilgi, esas itibariyle yüksek getiriye dayanmaktadır. Bu nedenle de portföylerin getirileri çok önemli olacaktır.



Emeklilik Gözetim Merkezi(EGM) verilerine göre, emeklilik fonlarının 2004-2012 dönemde, fon kategorilerine göre ağırlıklı ortalama getirileri, enflasyondan daha yüksektir. Diğer bir ifade ile reel getiri vardır. Ancak, karşılaştırma yapılacak bir hedef(bench) olmadığı için elde edilen sonucun ne kadar başarılı olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır.

Nitekim, 2004-2012 döneminde,kamu borçlanma araçlarına dayanan portföylerin getirileri sadece 3 yıl ortalama hazine bonosu faizlerinden daha yüksek olabilmiştir. Diğer bir değimle 7 yıl getirirler hazine bonosu faizinin altında kalmıştır.

Yetersiz getiride, yüksek komisyonların etkisinin yanında, faiz volatilitesinin de payı olduğunu söyleyebiliriz. Yeni sistemde, tüm komisyonlar üçte bir oranında düşürülerek portföy verimliliğinin yükseltilmesi amaçlanmıştır. Bu da çok olumlu katkı yapacaktır diye düşünüyorum. Diğer taraftan % 25 lik devlet katkısı ve onun getirisi de olacaktır. Toplamına bakıldığında, getirinin çok yüksek olduğu görülecektir.

18 Yaşını geçmiş kişilerin başlangıçta küçük tutarlarla daha sonra yıllık asgari ücret sınırına kadar artırılmak kaydıyla BES sistemine girmesinin yararlı olacağını düşünüyorum. Şirket değişikliği için 2-3 yıl beklemenin doğru olacağını, kısa süreli değerlendirme ve sık şirket değişikliklerinin gelir kaybına neden olabileceğini belirtmeliyim.

Bu tip sistemlerde ne kadar uzun kalınırsa getiri o kadar yükselmektedir. Bu nedenle çok büyük zorunluluklar olmadıkça, 56 yaşına gelmeden sistemden çıkılmamalıdır.

Son söz olarak da;  gittikçe büyüyen emeklilik portföylerinin verimsiz/riskli yönetilmesinin, sistematik risk doğurabileceği bilinciyle, kamunun sıkı denetimi ihmal edilmemelidir.












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder