2 Ağustos 2013 Cuma

Eczacı

Ilık, insanı mutlu eden, çağla bademlerin tuza bandırarak yendiği, bir bahar günü ailesini ziyarete gelen doktor, çocuklarıyla kordonda balıkçıya gitti.


Güneş gittikçe kızıllaşarak denize doğru yavaşça batıyordu. Gün tüm güzelliğiyle geceye dönüyordu. İzmir'e gelmiş olmaktan ve ailecek  o andan çok mutluydular. 

Doktor, üst kattaki tuvaletin pisuvardayken yanında gelen bey kendisine bakarak "Haluk Bey" diye hitap edince  doktor hayretle başını çevirdi. "Ankara Tıpta 1980 lerde okumadınız mı" diye ikinci bir soruyu sorunca, Doktor Haluk bey kısık bir sesle "evet" diyebildi. Yandaki bey, "Haluk bey beni hatırlamadınız galiba ben Eczacı Rıfat" deyince, Haluk bey tanıdığını anladı. 

Eczacı "siz aşağıda ailenizle yemek yerken gözüm ısırdı ama rahatsız etmemek için masanıza gelmedim yukarı çıktığınızı görünce konuşmak amacıyla hızla arkanızdan geldim" dedi. 

Geçmişin muhasebesinden sonra,"sizin sınıfta Suna isminde bir kız vardı onunla görüşüyor musunuz " diye sorunca doktor, ara sıra görüştüğünü görünce selamını söylerim deyip masalarına döndüler.

Doktor, masada olan biteni ailesiyle paylaştı. Gece hoş bir aile yemeğinden merak edilen bir ilişkiler yumağına dönmüştü. Eczacı iki masa yanda, iki hanımla yemek yiyiyordu.

Doktor, durumu Suna'ya aktarmaya karar verdi. Telefonla Suna'yı aradığında, eczacıyla telefonla konuşmak isteyince, doktor telefonu eczacıya götürdü. Bir süre konuştuktan sonra eczacı telefonu teşekkür ederek geri verdi. 

Aile ziyaretini bitirip yoğun İstanbul yaşamına döndüler. Bir ay sonra Suna mutlu bir sesle doktoru arayıp Eczacı Rıfatı tekrar bulması konusundaki yardımı için teşekkür etti. Doktor neler olduğunu sorması üzerine Suna İzmir'deki telefondan sonra  olanları anlatmaya başladı. 

"O gün senin telefonundan sonra ertesi gün beni aradı. Devam eden telefon görüşmelerinin birisinde beni Kuşadası'na davet etti.  Yeni boşanmış ve zor bir dönem geçiriyordum. Gençken tanıdığım ve beğendiğim birisinin uzun aradan sonraki ilgisi gururumu okşadı ve davetini kabul ettim. O da boşanmış ve uzun süredir yalnız yaşıyormuş, Ben Ankara'da yaşarken o Kuşadası'nda Eczacılık yapmaktaydı. Üniversite yıllarından beri hiç görüşmemiştik.  Kuşadası'nda güzel bir hafta sonu geçirdim. Birbirimize ilgimiz ilk andan itibaren belli oldu.  İlerlemiş yaşıma rağmen yeniden aşık oldum. O günden beri birlikteyiz. Çözmemiz gereken ise, aynı şehirde yaşayabilmek. Aracı olduğun için sana teşekkür ediyorum."

Doktor, bir an durdu ve "sizin yaşayacağınız güzelliklere vesile olduysam ne mutlu bana. Ama bu rastlantı değil, Rıfat'ın sana yıllardır devam eden aşkının sonucudur. Demek ki sen onun için hep hatırlanıp, unutulmayandın. Mutluluklar diliyorum"  deyip telefonu kapattı.

Aracı olmanın hazzıyla yüzünde bir gülümseme belirdi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder