19 Kasım 2013 Salı

3Q2013 Halka Açık Bankaların Sermaye Benzeri Kredileri(SBK)

Son on yıldır GSMH'dan hızlı büyümeye devam eden ve karlarını genellikle bünyede bırakan Bankalarımız ekonomimize katkılarının devamı ettirebilmek için gereken katkı sermayeyi SBK alarak gidermişlerdir.

Bankalarımız 2001 krizinden sonra yapılan üçlü denetimin ardından yeniden yapılandırılmış ve BDDK'nın kurulmasından sonra da sıkı kurallara yönetilmeye başlamışlardır. Öncelikle Basel 1 ve daha sonra 2 normlarına göre risk ağırlıkları hesaplanır olmuştur. 2014 başında uygulamaya girecek Basel 3 için herhangi bir kısıt bulunmamaktadır.

Sermaye'nin kıt olduğu ülkemizde Bankalarımızın öz varlıklarıyla orantılı büyüyebilecekleri kurallara bağlandı. Sermaye Tabanının, Risk Ağırlıklı Varlıklara bölünmek suretiyle bulunan Sermaye Yeterlilik Oranı(SYO) genel kabul görmüş olan %8 oranında kabul edildi. Ancak BDDK yurt dışında şubesi olan bankalardan bu oranın %12 olmasını istedi. Bu kararla oran fiilen  %12 oldu.

BDDK, uygulamaya koyduğu yeni risk ağırlıklarından(kredi, piyasa ve operasyone)l sonra azalabilecek SYO düşürmemek için kar dağıtımını kontrol altında tuttu. Bunun gibi önlemlerle sektörün SYO %15'lerin altına düşürmedi.

Bankalarımız BDDK'nın bu kurallarının batı ile aralarında haksız rekabet yarattığını savunsalar bile 2008'deki Lehman krizi karşısında savlarına devam edemediler.Yurt dışındaki bankaların, türev ürün ve bilanço dışı işlemlerle gerçekte % 8'in çok altında SYO sahip oldukları ortaya çıkınca BDDK'nın kararları iyice haklılık kazandı.

Kar etmek için çalışan ve hissedarlarına en yüksek değeri vermek zorunda olan bankalarımız gelişen Türk ekonomisini finanse edebilmek için büyümeye mecburdu. Bunu sonucu olarak da aktifteki büyümeye kaynak bulmak zorundaydılar. Azalan enflasyon ve Lehman krizinden sonra sıfır veya negatif reel faiz politikası uygulanınca zaten yetersiz olan mevduatı(geniş anlamda tasarruf oranını) yeterince yükseltemediler.

Ucuz ve bol yabancı para sayesinde istedikleri kadar borçlandılar. Pasifin finansmanında mevduat yerine yurt içi ve dışında sağlanan fonlarla müracaat ettiler. Üstelik eskiden sadece Sendikasyon (bir yıla kadar vadeli kredi) alırken şimdilerde 10 yıla varan krediler almaya tahvil ihraçlarına başladılar.  Aktifte kredileri fonlayan bu kaynaklar sayesinde bilançolar büyüdü. Ancak Sermaye bu büyümeye yetmemeye başlayınca bazı bankalar  SBK başvurdular.

2013 yılının Eylül sonu itibariyle alınmış SBK yaklaşık kurla aşağıda gösterilmiştir.

Halka Açık Bankaların Sermaye Benzeri Kredileri
Eyl.13SBK - Bin TLKurUSD Karşılığı
TSKB102.1122,0150.802
İş Bankası2.041.6382,011.015.740
Akbank02,010
Garanti135.0282,0167.178
YKB6.172.9082,013.071.099
Vakıfbank1.890.6752,01940.634
Halkbank02,010
Finansbank1.878.9452,01934.799
Denizbank2.250.6162,011.119.709
TEB1.676.4602,01834.060
Bank Asya509.0702,01253.269
Albaraka415.2222,01206.578
Tekstilbank02,010
Alternatifbank300.5012,01149.503
Şekerbank294.5142,01146.524
TKB02,010
Toplam17.667.6892,018.789.895


Tablodan da görüleceği üzere 8,789 milyon $'lık SBK karşılığı olarak 17,667 milyon TL bankalarımızca alınmıştır. SBK'nnin, bankalarımızın SYO'nı bir iki puan yukarı çektiğini söyleyebiliriz. (Söz konusu tutarın tamamının özvarlıkta hesaplandığını varsayarsak Q3 de %15,5 olan SYO %13,35'e gerileyecektir.) 

Burada en büyük mutlak rakamlar sırasıyla YKB(3,071mly$), Denizbank(1,119mly$) ve İş Bankası(1,015mly$), Vakıfbank(940bin$), Finansbank(935bin$), TEB(834bin$) dır.  

Bankacılık sektörü koşulların uygun olmasıyla ekonomimizin büyümesine destek olabilmek için gereken sermayeyi SBK alarak sağlamıştır. Öyle görünüyor ki önümüzdeki dönemde sermaye en değerli varlık olacaktır. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder