10 Ocak 2014 Cuma

2014 yılında bankacılık

2013 yıl sonu karları açıklanmadan bugün itibariyle 2014 yılı ekonomik koşullarında bankacılığımızı genel olarak değerlendirmek istiyorum.
2008'deki Lehman krizinden beri var olan bol ve ucuz dövizin  FED'in tahvil alımını azaltma kararı ile sonuna geldik gibi gözüküyor. Son beş yıldır bu bol ve ucuz döviz gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına ciddi katkı yaptı. Döviz öncelikle finans sektörüne geldi. Türkiye'ye de gelen bu paralar kısa vadeden uzun vadeye dönerken yetersiz tasarruf oranının boşluğunu doldurdu.

Son on yıldır karlarını bünyede bırakarak öz varlığını büyüten Türk bankaları gelişen iç piyasaların kredi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sermaye benzeri kredi aldılar. Bunun sağladığı kaldıraç etkisiyle de ekonominin tüm gereksinimlerini karşıladılar. Bunu yaparken de bilançoları Türkiye'nin büyümesinden daha hızlı büyüdü. Nitekim toplam aktifleri GSYH yakalarken mevduat/Kredi oranı %100'ü geçti. Bankacılık bunları yaparken sorunlu kredi yaratmadan proje finansmanı ve bireysel bankacılık alanında zıplamalar yaptı.

FED kararı yanında Aralık ayından bu yana Türkiye'deki siyasi çalkantı ve yolsuzluk soruşturmalarıyla birlikte faiz ve kurlarda yükselme başladı. Faizlerin yükselmesi kredi maliyetlerinin artacağını kurların artışı da ithal girdilerin yükseleceğini gösteriyor. Özel sektörümüzün 165 milyar dolarlık açık pozisyonu olması şirketlerimizin bilançolarını ciddi olarak bozacaktır. Özel sektörümüz kısa vadeli borçlarının bir kısmını piyasaların daraldığı 2014 yılında uzun vadeye dönüştürebileceğini ve bir likidite sıkıntısı ile karşılaşmayacağı kanaatindeyim.

Bilançoları açık pozisyon zararları ile bozulacak firmaların yükselecek enflasyon nedeniyle satışlarında da azalma olabilir. Bütün bu olumsuzluklar doğal olarak bankacılığa olumsuz olarak yansıyacaktır. Ancak bankacılığımız yüksek sermaye yeterliliği avantajla sıkıntı içindeki firmalara yardımcı olabilecektir.

Volatilitesi yüksek olacak 2014 yılında bankalarımız firmaların risklerini yönetebileceklerdir. Açık pozisyon taşımadıkları için bilançolarında sıkıntı yaşamayacaklardır. Faizlerde daha fazla artmazsa taşıdıkları menkul kıymetlerden kayıpları da cüzi olacaktır. Doğal olarak belirsiz piyasada büyümeleri azalırken karlılıkları da düşecektir.

Bankalarımız 2014 yılında gerek volatiliteden gelecek olumsuzluk ve gerekse firmaların mali bünyelerinin bozulması sonucu risklerinin artacak olmasına rağmen sağlıklı yapılarını koruyabileceklerini düşünüyorum. Yeter ki ekonomi beklenenden kötüye gitmesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder