29 Ocak 2014 Çarşamba

TCMB faiz artışının sonuçları

TCMB dün gece yarısı faizleri beklentilerin üzerinde basitleştirerek artırmasıyla 2,40 dayanmış dolar düşüşe geçti. MB'nın aldığı bu kararın etkilerini tartışmak istiyorum.


TCMB, koridorun üst bandını %7,75 den %12'ye geç likidite penceresi borç verme faizini %15 ve haftalık repo oranı %4,5'u %10 yükseltti. Koridorun üst bandı %7,75 faizini bile dikkate alsak yeniden etkin kullanılacağı anlaşılan politika faizi %  2,25 yükseltilerek %10 yapıldı. Bu yüksek faiz artışının ilk etkisi aşırı yükselmiş dövizin kurunu düşürmek oldu. 

Bozulan dengeleri yeniden saplamak için, TCMB faiz kararıyla elindeki topu Bankalar ve Hazine'ye atarak onları da oyunun içine çekti. Faiz artışının bütçeye ve bankalarımıza etkilerini tartışmak istiyorum.

Hazine ve Makro Etkiler
                                                                                                                                                                    Yükselen faizler, Hazinenin piyasadaki 419 milyar liralık bonolarını ellerinde tutanları zarar ettirecek Bu bonoların faizleri daha düşükken yükselen  faiz, eski bonolarda anapara kaybına (capital lost) neden oldu. Ancak esas etki Hazinenin bundan sonra ihraç edeceği bonolara daha yüksek faiz ödeyerek bütçeye ek yük getirecektir. Ek faiz giderleri  de  bütçe açığını büyütecektir. 

Diğer taraftan, yükselen faiz bir çok sektörü olumsuz etkileyecektir. Başta inşaat ve hizmetler sektörü olmak üzere daralmalara neden olacaktır. Yıl başında vergilere yapılan zamlarla daralması beklenen otomotiv sektörünü de dahil ettiğimizde ülkenin büyümesine olumsuz olarak yansıyacaktır. 

Büyümenin yavaşlamasının getireceği ithalat yavaşlaması, cari açığın düşmesine eden olacaktır. Düşen ithalattan almakta olduğumuz KDV ve ÖTV de azalacağı için bütçenin gelirleri daha da olumsuz etkilenebilir. Önümüzdeki aylarda yükselecek enflasyon genel yavaşlamayla tekrar azalabilir.  Bu nedenle seçimlerden sonra  elektrik doğal gaz vb zamlar yanında  ek ve/veya yeni vergiler gelme olasılığı olduğunu belirtmeliyim.

Bankacılık Sektörü

Bankacılık sektörümüz yükselen faizlerden olumsuz etkilenecek en önemli sektördür. Etkilenmesi ilk olarak taşıdıkları 288 milyar liralık hazine bonolarından kaynaklanacaktır.  Muhasebe tekniği olarak Alım Satım portföyünde tutulan bonolardaki kayıp doğrudan o yıla  zarar olarak yazılacaktır. Ancak burada ki tutar oldukça düşüktür. Satılmaya Hazır ve Yatırım Portföylerinde tutulan büyük çoğunluktaki kayıplar Bankaların o yılki Kar ve Zarar hesaplarına zarar olarak kaydedilmeyip öz varlıklarından düşülecektir Düşen öz varlık sermaye yeterliliğini azaltacak bu da bankaların büyümesini sınırlayacaktır. Bu olumsuzluğa karşın güçlü sermaye yeterliliğine sahip bankacılığımız için BDDK'nın istediği %12'lik sınırın altına düşme riski bulunmamaktadır.

Bankalarımız için diğer bir risk, yükselen faizler dolayısıyla sorunlu firma adedinin artışı olabilir. Ancak aktif kalitesi çok iyi durumda olan bankalarımız gelebilecek yeni sorunlu kredileri taşıyabilecek konumdadır.

Alınan bu karar esasen uzun süredir beklenen bir karardı. Faizin yükselmesi ilk önceleri enflasyonu yükseltip, büyümeyi düşürücü etki yapsa da FED'in tahvil alımını azaltmasından kaynaklanan bu krizin kurulacak yeni dengeyle aşılması mümkün görünmektedir.

Bundan sonra da FED'in likidite azaltıcı kararları takip edilerek geçikmeden tedbirler alınmalıdır. 2008 yılındaki Lehman krizinden buyana izlenen bol ve ucuz döviz politikasının sonuna geldiğimiz anlaşılmaktadır.



                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder