6 Şubat 2014 Perşembe

2013 yılı BES ve Yatırım Fonları

FED'in tahvil alımı azaltılması kararından sonra17 Aralık'ta başlayan siyasi soruşturmayla alevlenen kur artışı hızla devam ederek dolarda 2,40 seviyesini buldu. TCMB gecikmeyle de olsa 28 Aralıkta faizi artırınca kurlar 2,25 seviyelerine çekildi.

TCMB Faiz Artırım kararı

Kurlar hızla artarken ona uygun olarak hazine bonosu faizleri de %9'lardan çift haneli rakamlara yükseldi. TCMB hızla yükselen kurlara önceleri döviz ihaleleri sonrasında doğrudan satış yaparak müdahale etti ancak yine de kurun düşmesini sağlayamadı. TCMB döviz rezervinden yaklaşık 6-7 milyar dolar harcamasına karşın kurun düşmeyeceğini bunun aslen iç siyasi karışıklıktan daha çok (FED'in tahvil alımını azaltmasıyla uluslararası likiditenin azalmasından ve cari açığı büyük gelişmekte olan ülkelere etkisinin fazlalığından) olduğunu anlayınca faizi yükseltti.

28 Aralık' piyasaya %10'dan para vereceğini ve koridorun alt bandını %3,5'dan %8'e üst bandını da %7,75'den %12'ye yükseltti. Piyasa yapıcı bankalara da %6,75 den değil  %11,5 dan para verirken  politika faizi(%4,5) olarak bir haftalık repo ile %10 dan para vereceğini açıkladı.

Bu oranlar  nereden bakarsanız bakın en az %2,25 en çok %5,50 faiz artırımını ifade ediyordu. Bu  artışların doğal sonucu da hazine bonolarının faizlerinin %11'lere yükselmesi oldu. Daha sonra bir miktar geri gelerek %11'in altına indi.

BES Sistemine etkileri

Bireysel emeklilikte, 2013 yılı başında yapılan değişiklikle, yatırılan tutarın %25'i kadar kamunun katkı sağlayacak olması tek haneye inmiş faiz ortamında yatırımcıya önemli bir avantaj sağlamaya başladı. Nitekim 2013 başında 20 milyarlık tutar yaklaşık 5 milyar büyüyerek yıl sonunda 25 milyar liraya yükselmiştir. Devlette 1 milyar,150 milyon lira ayrıca hesaplara yatırmıştır. Son 10 yıldaki büyümelerle kıyaslandığında 2013 senesindeki %25'lik zıplama büyük bir başarıdır.

Tutarlar böyle olmakla birlikte, yılın sonundaki faiz ve kur artışına karşın düşen borsa nedeniyle sabit getirili, hisseye dayalı veya karma tarzı BES fonlarının getirileri muhtemelen mevduat getirisinin altında kalabilecek hatta bazılarında eksiye dönebilecektir.  Dövize yatırılmış %1,5 tutar 2013 yılında artan kurlarla yüksek getiri sağlamıştır.

Getirinin yetersiz olmasının ana nedeni BES fonlarını yöneten şirketlerin ve yatırımcıların tercihlerinin doğru olmaması değil Türkiye'nin kırılgan ekonomiye sahip olmasıdır. Bunun sık tekrarı yatırımcı tercihlerini olumsuz etkileyebilir.

Oynaklığın fazla olduğu ekonomilerde kısa vadeli ekonomik dalgalanmalara karşılık uzun vadeli, enflasyon ve ekonomiye göre reel getiri sağlayabilecek finansal enstrümanlar yanında reel yatırımlara da bir miktar fon ayırmak gerektiği kanaatindeyim.

Yatırım Fonları

350'nin üzerinde yatırım fonuna sahip ülkemizde yaklaşık 30 milyar liralık bir büyüklüğün 1,5 milyarı A tipine gerisi B tipi fonlara aittir.

Söz konusu fonların büyük çoğunluğu ekonominin dalgalandığı ve faizlerin yükselip borsanın düştüğü dönemlerde yatırımcısına ciddi zararlar ettirmektedir.

Yüksek reel faizin verildiği 1990'ların ikinci yarısında tatminkar getiri elde eden yatırımcılar 2001 krizinde anaparalarının ciddi bir kısmını kaybetmişlerdir. Bu dönemde önceki yıllar elde etmiş oldukları getirilerde kaybedilmiştir. Nitekim o yıllarda yatırım fonları konusunda çok aktif olan bazı bankaların krizden sonra bu işten çekildiklerini biliyoruz.

2013 yılı sonunda da artan faizler karşısında yatırım fonlarına yatırım yapanlar maalesef zarara uğramışlardır.

Oturmamış dalgalı ekonomilerde gerek BES gerekse yatırım fonları, faizler düşerken yatırımcısına para kazandırmakta ancak krizlerde hatırı sayılır zararlar ettirmektedir. Bu nedenle, Türkiye'de yatırım fonlarının büyüklüğü GSYİH'nın %2-3 gibi düşük bir seviyesindedir.
  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder