3 Eylül 2015 Perşembe

Santorini

Santorini
Santorini


Mikanos'tan güneydeki Naksos ve Paros adaları arasından (araları 6 km) geçerek saat 12,45'de Santorini'ye kuzeyden vardık. Yay gibi adanın dik yamaçlarından eski bir yanardağ ağzı olduğu ilk görüşte anlaşılıyor. Yayın ortasında soğumuş lav karası taşlarından oluşan iki küçük ada daha var. 
 Gemiden Fira kasabası

Koyda bizim gemimiz dışında iki gemi daha demirlemişti. Adanın iç kısmı dik ve yüksek yamaçlar nedeniyle gemiler açıkta demirliyor. Yolcular motorlarla karaya çıkarılıyor. Gemiden baktığınızda denize dik inen kızıl yamaçların üstündeki beyaz yerleşim yerleri inci gerdanlık gibi duruyor. Adanın ortalarının tepesinde Fira ve kuzey burnunun üstünde Oia köyü manzara bakımından doyumsuz güzellikler sunuyor.
 Oia'nın denizden görünüşü

Gemi 1)Fira gezisi 2)Oia gezisi 3)Perissa Plajı gezisi olanakları sunuyor. Bu geziye katılacak olanlar adanın güneyine yakın yeni limana çıkıp oradan otobüslerle etrafa götürülüyorlar. Gezilere katılmayacak olanlar ise Fira'nın altındaki eski iskeleye çıktı. Aşağıdan yukarıya 500 den fazla basamak yürüyerek, eşek üstünde veya teleferikle (5 euro) çıkılabilir. Biz teleferiği kullandık. 6 adet 6 kişilik teleferiklerle çok beklemeden Fira'ya çıktık. Daracık sokaklarda hediyelik eşya satan dükkanların arasından gezerek araba kiralamaya gittik.


Saat 13,30 da küçük arabamızı 45 euroya kiralayarak doğruca siyah volkanik kumların olduğu güneydeki Perissa plajına yöneldik. Yolda giderken  Megalohori'de şaraphanelere uğramak mümkün. Volkanik toprakta  yetiştirilen üzümlerden şarap yapımı önemli bir iş halini almış.

Perissa köyü güney doğuda adanın arkasında siyah kumlu küçük bir plaj. Plajın kenarında Fish Tavern'de jumbo karides, kalamar, mürekkep balığı ve baraküda (zargana) ve yunan ve Santorini salatalardan oluşan şaraplı nefis bir yemek yedik (80 euro) Özellikle kalamar ve mürekkep balığının büyüklüğü bizi şaşırttı. 
 Mürekkep balığı

Zamana karşı yarışıyorduk. Yemekten hemen sonra kuzeye Oia köyüne yöneldik. Köye girişte kilisenin karşısındaki otoparka arabamızı park ettikten sonra köyün burnuna doğru yürüyüşe çıktık. Volkanik koya tepeden baktığınızda her noktadan ayrı bir görüntü ile karşılaştık. Dik inen kızıl falezlerden sonra koyu lacivert denizde kuğu gibi beyaz gemiler ve adalar muhteşem bir manzara idi.

Mermer yoldan devam edip merkezdeki küçük kilise meydanına geldik. O noktadan itibaren sola giren daracık sokakların ucunda nefes kesen ve dünyada en çok fotoğraflanan görüntülerle karşılaştık. Ancak yaz ortasında bir öğleden sonra mermer yolda yürüyor olmamızdan çok terledik. Nefes kesen manzaraları fotoğraflamaktan yorulduk. Akşam en son saat 20'de kalkacak olan motora yetişmek için koşuşturmaya devam etmeliydik. Saat 18 civarı Oia'dan ayrılıp 20 dakika sonra Fira'da arabayı bıraktık.
 Oia

 Oia

 Oia'da güneş batımına yakın

Oia

 Oia

 Oia

Son olarak Fira'yı dolaşıp gemiye yetişecektik. Teleferike giderken dar sokaklardaki dükkanlar ve akşamın hoş ışıklarında farlı görünen kızıl kayalar, simsiyah adalar ve derin lacivert denizler kartpostallık görüntülerdi. 
 Santorini'yi terk eden gemi

Teleferikle indikten sonra motora binip gemiye gittiğimiz de gönlümüz Santorini'de kaldı. Hiç şüphesiz 3 adanın starı Santorini'ydi. Tekrar gidip bir kaç gece geçirebilmek dilekleriyle ayrıldık. Sabah Çeşme'deydik.


P.S; Bunları da okumanızı tavsiye ediyorum.

http://derin.gazep.com/2015/09/mikanos.html

http://derin.gazep.com/2015/09/rodos-mikanos-santorini-gezisi.html



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder