18 Ocak 2017 Çarşamba

Ho Chi Minh, Myanmar, Bangkok

Üç çift, Ho Chi Minh şehrine, Myanmar'ın turistik ve tarihi yerlerine ve Bangkok'a gitmeye Temmuzda karar verip bilet ve otellerimizi önceden ayarladık.
Ho Chi Minh


THY ile 10 saatte Ho Chi Minh'e uçtuk. 16,30'da vardığımız yeni ve modern havalananında bir saatte işlemlerimizi  bitirip yoğun ve motosikletlilerle iyice  karmaşık trafikte Grand Hotel Saigon'a  (gecelik 115$) vardık. Otele yerleşip 20. kattaki şahane Saigon nehri manzarasında yorgunluğumuzu
atıp yemek yedik. (1$=23 Dong)
 Saygon nehri
Saigon kemer dilinde (Kamboçya) bizim bilmediğimiz "Cotton Tree" demekmiş.(Pamuk bitkisi değil) İsmi 1976'da Ho Chi Minh oldu. Üç yıl önce geldiğimiz şehir kısa sürede hızlı bir gelişim göstermiş. 100 senelik Fransız yönetiminin etkileri şehirde kolayca görülebilmekte.  10 milyon nüfuslu şehirde 9 milyon motosiklet olduğu söylenmekte. Şehir Fransızlar tarafından tıpkı Paris gibi 12'si sayıyla 12'si isimle anılan 24 bölgeye bölünmüş. 1.inin merkezi, 7.nin zengin, 4 bölgenin fakir bölgeler olduğunu öğrendik. 1970'lerdeki ABD savaşından sonra şehir başta hizmet sektörü olmak üzere ticaret ve uluslararası işlemlerde çok gelişmiş. Şu anda Amerika ile savaş fazlaca anılmamakta.

1.Gün Ho Chi Minh

Kahvaltıdan sonra otelin yanındaki "Dong Khoi" caddesinde yürümeye başladık.


 Vietnam şapkalı bisikletli satıcılar














Sayısız otel mağaza ve lokantanın yanında 5-6 AVM'nin olduğu keşfettik. Öğle tatili sırasında AVM'ler çalışanlarca dolduruluyordu.

vitrin

Yolun sonunda "Notre Dam" kilisesi ve karşısında içi çok güzel Posta Office var. Yanındaki parkı geçip aşağıya inerseniz "Reunification Palace" (Yeniden Birleşme Sarayını) görebilirsiniz. Diğer turistik yerlere bu kez gitmedik.
 Morning Glory karidesli
Akşam otele yakın "Lemon Grass" ta (Fransız mutfağı etkisiyle uzak doğunun sofistike mutfağı) nefis bir yemek yedik.


 "N Guyen Hue" caddesinde muhteşem yılbaşı süslemeleri arasında binlerce gencin yürüyerek veya motosikletle piyasa yaptıklarını keyifle izledik.



 N Guyen Hue caddesi

2.Gün Ho Chi Minh

Hop On Hop Off servisi yerine 200$'a rehberli bir araç kira kiraladık. Önce Jade Emperors Pagodaya gittik. Pagodalar tanrılara aitken bu imparatora ait. Cennet ve cehennem ile iş adamlarının işleri için dua ettiği bir tapınak.
Thien Hau Temple'da dilek tuttuk.Aşk dileyen veya sonsuza kadar aşkı devam etsin isteyenlerin tapındıkları  küçük bir yer vardı. Tapınağa girerken para yerine geçen kağıtlar yakılıyor. Çin deniz tanrısı. Batan gemi yolcuları kurtarıcısı.
Çin mahallesi büyük batılı şehirlerdekinden daha küçük. Çinli biri Francisco Xavier adını alıp Katolik kilisesinde uzun süre papazlık yapıp buranın girişine gömüşmüş. Çin mahallesindeki Kilise papazın ismiyle anılıyor.Her yıl 17 Nisanda kutlamalar yapılıyormuş.
Çakma tekstil ürünleri, sebze meyve, et ve balık ile saat ve hediyelik eşya satılan kapalı pazar Ben Thanh'da pazarlığa %50 ile başlamak gerekiyor. Gelincik'den elde edilen dünyanın en pahalı kahvesini de tattık.

2010 bitmiş şehrin en yüksek binası "Bitexco Financial Tower" en üst katından bol bol fotoğraf çektik.
 Saygon nehri

3.Gün Myanmar Yangon

Vietnam Hava Yollarının 9,30 uçağıyla iki saatte Myanmar'ın başkenti Yangon'a ulaştık. Körükleri dahi bağlanmamış yeni hava alanından şehre yoğun trafikte vardık. Biz GeoDiscover Travel ile bir haftalık kişi başı 1680$ anlaştık. (3 iç hat uçuşu bizim seçtiğimiz oteller 6 gece oda kahvaltı ve 2 akşam yemeği ve rehberli tüm transferler)
Ho Chi Minh'in aksine Yangon'da hiç motosiklet yoktu. Motosiklet yasağın şimdilerde sivil yönetimle birlikte kaldırılması konuşuluyormuş. Ülkede kredi kartı çok az yerde geçiyor. Bazıları %3'e kadar komisyon alıyor. Kyat 1373=1 dolar. Biz hava alanında bozdurduk.
Burma ya da BirmanyaGüneydoğu Asya'da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, BangladeşÇin Halk CumhuriyetiHindistanLaos ve Tayland arasında yer alan ülke 1885-1948 arasında İngiliz sömürgesi olan ülkede 1948'de bağımsızlık ilan ediliyor. 1962'de askeri darbe ile sosyalist olan ülke ismini de Myanmar'a cevirdi. Günümüze kadar okullarda kadınlar 1,5metre erkekler 2metre  beyaz yeşil renkli elbiseler giymek zorundaymış. 2016'da uzun süredir direniş yapan bayan Aung San Suu Kyi'nin iktidara gelmesiyle demokrasiye geçiyor. 10000 hükümlüyü serbest bırakmış.55 milyon nüfusu olan fakir bir ülke. Halkın %80'i Budist. 4 milyon Budist rahip var. Her sabah değişik evlerden yiyecek topluyorlar, 10,30 kendi aralarında değiş tokuş yapıp yiyorlar. Öğlenden ertesi sabaha kadar yemek yok. Her erkek hayatında bir kez saçını kestirip 1-7 gün arası Budist Rahiplik yapmak zorundaymış. Pagoda:İçine girilmeyen minare gibi tapınak, Stupa:Pagoda'nın küçüğü, Temple:İçine girilen tapınak, Monastry:Dini eğitin yapılan yer.
Şimdilerde büyük şehirlerde görücü usulü yerini aşk evliliğine bırakmış.  Merhabaya çok benzeyen Minglaba diyorlar. Kırmızı=taksi, siyah=özel, mavi=turistik, beyaz=diplomat plakaları kullanıyor.              

Hloing nehri Yangon'un içinden geçiyor. İnya ve Kon Daw Gyi diye iki yapay göl oluşturulmuş. 1974'den beri trafik sağdan ama bir çok sağdan direksiyonlu araba var. Kadınlar güneşe karşı  Thana Kha denen ağaç kabuğunun rendelenmesiyle oluşan doğal krem kullanıyor. Bu krem ile makyaj da yapmış oluyorlar. (Ülkenin içlerinde kadınlar doğrudan ağaç kabuğu kremi kullanıyorlar)
Chaukhtatgyi Tapınağı (Reclining Buda Temple) Çok büyük Yatan Buda heykeli  olan bir tapınak. Tüm tapınaklara ayakkabısız ve çorapsız giriliyor.

Daha sonra şimdiye kadar gördüğüm en güzel Buda Tapınağı  Swedagon Pagoda'ya gittik.
 Swedagon Tapınağı

 Swedagon tapınağındaki en yüksek Stupa
Kalabalık günün her saatinde geniş alanda Stupanın etrafında  dua ediyor. Genel baktığınızda bilinmeyen mistik bir gezegende gibi hissedebilirsiniz. 2500 yıl önce deniz seviyesinden 59 metre yükseğe yapılmış ve sürekli büyüyerek günümüze gelen tapınağın yüksekliği 99,6 metredir. Etrafında 65 Pagoda ve 75 Temple var. Ana Pagoda'nın etrafında haftanın 8 günü Stupaları var. Çarşambaları sabah ve akşam olarak iki gün sayılıyor. Hangi gün doğduysanız o Stupa'nın önünde dua ediliyor. 25 ve 42 tonluk çanlar İngilizlerce top yapmak için alınmış nehirde batınca çıkaramamışlar. İki yıl sonra Burmalılar alttan hava kabarcığı yapan ağaçlarla çıkarmışlar.

4.Gün Myanmar Heho-İnle

Sabah 8'de pervaneli bir uçakla bir saat 10 dakikada rahat bir  yolculukla Heho'ya vardık. İlk fark ettiğimiz kuzeydeki Heho'da havanın daha serin olduğuydu. Akşamları daha da serinliyormuş.
Dar ve virajlı yollardan dağdan aşağı inip 1 saatlik araba yolculuğundan sonra gölün kenarındaki İnle kasabasına vardık. Kasabaya girmeden turist başına 10$ bölgeye giriş parası ödendi.
 Pazar yeri
İnce uzun gölün (24x4 mil) kenarından dar ve uzun motorlara binerek yarım saat sonra insanı rüya aleminde hissettiren yeşillikler içinde bungalovlardan oluşan İnle Resort oteline geldik.(20 yıldır Myanmar'da yaşayan bir Fransızın işlettiği otel) Gölün en derin yeri 25-30 metre. Etrafında 51 köyde 800 bin kişi yaşıyor.
Odalara yerleştikten sonra tekrar teknelerle Phaungdawoo Pagodasına gittik. Her yıl Ekimde ayakta tek ayakla kürek çekme festivali yapılıyor.
Kürek çekme ve balık avlama dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen şekilde ayakta ve sepetlerle yapılıyor.
 Balıkçı sepetiyle
Göl üstündeki tahtadan ve bambudan yapılmış evleri su ile ayrılan sokakları keyifle seyrettik. Lokantada durup öğlen yemeğimizi yedik. Tekrar motorlara binip elle yapılan sigar fabrikası na gidip (çalışanlar tüm gün 3 dolar alıyorlar) otele döndük. Noel gecesi olduğundan tüm otelde kalanlarla birlikte nefis bir yemek yedik.
 Göl içinde mahalle

5.Gün İnle

Sabah motorlarla tekrar gölde yarım saat yolculuktan sonra demir, gümüş el işi yapan yerlerine gidip öğleden sonra masaj ve oteli yaşamaya ayırdık.Göl kenarında sivrisinek dışında rahatsız edici hiç bir şeyle karşılaşmadık. Ancak otelde her şey oldukça pahalı idi.
 İnle gölünde tapınak
 İnle gölünde gün batımı

6. Gün İnle-Heho-Bagan

Sabah erkenden otelden ayrılıp motorla İnle'ye gelip arabayla Heho'ya gittik. 10,45 de kalkan uçağımız 40 dakika sonra  batıdaki Bagan'a indi.
Bagan'a çok az yağmur yağarmış. İravadi Nehrinin doğusunda kurulan Bagan ağaçların arasında 9-11 yüzyıllar arasında yapılmış şu anda 2,200 ayakta olan irili ufaklı 10,000 den fazla Pagoda olan Unesco listesinde bir yer. Kırmızı tuğladan yapılmış.Tapınakları korumak için eski Bagan'dan yeni Bagan'a taşınılmış. İstenirse kiralanacak bisikletle tapınaklar arasında gezilebilir. Budist hac merkezi olan şehir Moğol istilası karşısında önemini yitirmiş. 
Alandan doğrudan lake yapılan yere gittik. Bagan Lodge otelimiz Bungalov tarzında ve çok güzel bir tesis.
Otelden sonra önce Ananda Temple gittik. İçinde 10m yüksekliğinde ikisi gerçek ikisi sonradan yapılmış Buda heykelleri var.
Ananda Tapınağı
Bagan'da güneşin doğuşu ve batışını nehir kenarından veya balondan seyretmek klasikleşmiş faaliyetlerden. Bizde Shwesandaw Pagoda merdivenlerine tırmanıp güneşin batışını seyretmeye gittik.
 Shwesandaw Tapınağı

Çok kalabalık olduğu için yer bulamayıp İravadi nehri kıyısındaki eski Bupaya Pagoda'dan seyrettik. Nehirde yapmak istediğimiz tekne turundan teknelerin kötülüğü nedeniyle vazgeçtik.
 Bagan İravadi nehrinde gün batımı

Akşam otelimizde havuz başında nefis yemek yedik burası da çok pahalı idi. 

7.Gün Bagan

Güzel bir uykudan sonra sabah erkenden havuzdan su içen kuşlarla birlikte kahvaltımızı yaptık. Arabayla uzaktaki sebze ve tekstil pazarına gittik. Alışverişten ve hiç görmediğimiz sebze ve meyveleri inceledikten sonra Shwezigone Pagodaya gittik. 
11.yüzyıldan kalma babasının başlayıp oğlunun bitirdiği işlemeli çok zarif bir tapınak. Çıkınca ayakların altını temizlemek için ıslak mendiller yetişmedi.
Shwezigone Pagoda 
Gubyaukyi Temple Unesco'dan sağlanan fonlarla onarılıyordu. İçindeki bazı freskler Almanlar tarafından alınıp Berlin'e götürülmüş. İçinde karanlıkta Buda heykelleri var.
Htilominlo Temple gittik ama dışarıdan bakabildik. Gün batımını nehir kenarında bir restoranda seyredip otele döndük.
Akşam yerel dans gösterisinin yapıldığı lokantada yemek yedik.

8.Gün Bagan-Mandalay

Sabah 8,20'de kalkan uçakla kuzey doğudaki Mandalay'a yarım saatte vardık. Uluslararası hava alanı körüklü ve modern. Buraya kadar Myanmar içindeki 3 uçuşumuzu da Air KBZ ile yaptık ve memnun kaldık. KBZ grubu bankası da olan büyük bir grup. Mandalay Myanmar'ın ikinci büyük şehri ve kültür merkezi. Budist eğitim de yoğun. (July Andres ve Yul Burayner'in oynadığı Kral ve Ben filmi buralarda geçmiştir.)
İravadi nehrinin kenarında 1856'da aynı isimle anılan tepede kurulan Mandalay Birmanya Krallığının başkentidir. 1885'de İngilizler işgal etti ve kralı indirdi.  1945'de savaş sırasında tamamen yanan Sarayın sadece duvarları kalmış.
 Sadece duvarları kalan Mandalay kalesi
Mandalay ticaretin gelişmiş olduğu bir şehir. 10-12 saat uzaklıktaki Çin'in Ruili şehri ile yoğun ticaret yapılıyormuş. Şehirde motosiklet ve bisiklet sayısı da fazla.
Hava alanından doğrudan Yeşim taşı mağazasına gittik ancak kapalıydı. Hava alanı şehir arasına yapılan otoyol paralı. (500 Kyat)
Daha sonra Maha Buda (büyük Rölyef) tapınağına gittik. Buda heykeline altın varak yapıştırılıyor. Demirden yapılmış heykellerin diz ve mideleri okşanıyor böylece ağrılardan kurtuluyor muşsunuz. Keyif veren yeşil bir ot içine bir şeyler koyup çiğniyorlar. Kırmızı tükürüyorlar.
Maha Buda 
İskelesi olmayan toprak yoldan İravadi nehrinin kenarına inip tahta üzerinden üç tekne aşarak bizi Mingon Pagoda'ya  götürecek tekneye bindik. Yarım saatlik yolculukla gene tahta üzerinden karaya indik. 1790-1797 yılları arasında tapınağı yapılmış. 122 çocuk ve 208 torunu olmasına karşın hiç biri bitirmemiş. 1838 depreminde yıkılmış. Mingon'da dünyanın en büyük ikinci çanı  bulunmakta.
 Mingon
İrravadi nehrinde yolu taşıma işi yapan güzel gemiler var. Mandalay-Pokkoka-Myin-Kyankmuaung-Magway.......arasında çalışıyormuş.
 Yolcu gemisi

9.Gün Mandalay-Bangkok

13'de  kalkan Air Asia 1,45 dakika sonra Bangkok'un eski hava alanı Don Mueang  indi. Pasaport kuyruğunda 2 saat çile çektik. Yılbaşı öncesi olduğu için çok turist geldiği söylendi.
Banyan Tree oteline geldiğimizde akşam olmuştu. Myanmar 3,5 saat ileri iken Tayland'da Vietnam gibi Türkiye den 4 saat ileri.
Taylandlılarda genelde ufak tefek insanlar. Bangkok bölgenin en gelişmiş şehri iken insanları da şık ve bakımlı. Ülkede seks turizmi yaygın. Halk LGBT taraftarları özgür. Ancak öğrenciler forma giyiyor.

10. Gün Bangkok 

Siam Paragon AVM büyük ve alıştığımız her şeyi bulabileceğiniz bir yer. Emporium AVM ise pahalı markaların egemen olduğu bir yer. 80 Baht gittiğimiz yerden 240 Baht döndük. Taksiciler sizi alıp hareket ettikten sonra şu fiyatı vermezseniz indiririm diyerek taksimetreden fazlasını alıyorlar. Tuktuk denilen 3 tekerlekli araçlara binmeden mutlaka pazarlık edilmeli.

Otelin yakınlarında Ban Khanita isimli Thai restoranına gittik ama pahalı ve lezzetsizdi.                   Oradan gece hayatı ve pazarı olan Patpong'a yürüdük. Trafiğe kapalı bir yolun iki tarafında dükkan ve kulüpler yan yana. ortada ise 2 sıra seyyar satıcılar bulunuyor. Cüretkar kadınlar sizi kulüplere davet ederken diğerleri de mal satmaya çalışıyor. Buranın görülmesi gerektiğini söylemeliyim.
 Bangkok genel görünüş

11.Gün Bangkok

Cumartesi pazar günleri Chatuchak pazarı çok büyük bir alana yayılmış binlerce irili ufaklı dükkanlar, açık mutfaklı restoranlar ve hemen hemen her şeyin satıldığı bir pazar. Burada tüm fiyatlar fiks pazarlık hemen hemen yok gibi.  Gidiş dönüş sky train ile yapılabiliyor. Slam Road'ta  küçük Silom Complex gidip orada vakit geçirdik. Akşam yakınlarda NAJ Thai lokantasına gittik. yemekleri çok lezzetliydi.
 Banyan Tree  Roof

Yeni yıl için otelimizde 59. kattaki roof 23,000Baht (650$) içki hariç diğerleri 4,500Baht (125$) idi. Nehir kenarındaki Shangri-La da ise fiyatlar çok uçuktu.(13,000 Baht-360$ ve 10,000  Baht-275$) Ancak bu yıl çok sevilen kral yeni vefat ettiği için muhteşem havai fişek gösterisi yapılmadı.

12.Gün Bangkok

Sabah Shangri-La oteline gidip oradan nehirde tekne turu yapmayı planladık. Ancak turun saat 17 yapılabileceğini öğrenince hemen yandaki iskeleye (Sathon Pier) geçip Çin mahallesi için kamu teknesine(40Baht) bindik. Pier 5 de inip tuktuklarla Çin mahallesine gittik. Köpek balığı yüzgeçlerinden çorba ve yemek yapmakla ünlü Scala Restoranında yemek yedik. Üstüne dekuş kafesi denilen jöle gibi tatlı yendi. Ben yemedim ama arkadaşlarım güzel olduğunu ifade ettiler.

 Köpek balığı yüzgeci çorbası

Çin mahallesinde dolaştıktan sonra otelimize döndük.

 Lobide gösteri

13.Gün Bangkok-İstanbul

THY'nın 11,30  kalkan uçağıyla İstanbul'a  uçtuk. Bu kültür, gezme, eğlenme ve yeme içme özelliklerini taşıyan gezimiz son buldu.

Yaptığımız yolculuğun rotası

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder