15 Eylül 2018 Cumartesi

Venedik, Verona Sirmione

Vicenza'nın Malo kasabasında bir düğün nedeniyle Bologna'ya gittik. Marconi küçük bir havaalanı. Alandan kiraladığımız araba ile Vicenza'ya yola çıktık.

Ferara


Otoyolda yarım saat yol aldıktan sonra daha önce duyduğumuz kale kasabalardan birisi olan Ferara'ya geldik. Küçük ve sevimli kasabada öğleden sonra olması nedeniyle sokaklar tenha ve dükkanlar kapalıydı. Ancak kırmızı tuğlalı binalar ve gezdiğimiz sokaklar çok sevimliydi.Meydanda Gelato'larımız(dondurma) yiyip yola koyulduk.

Vicenza

Yaklaşık bir buçuk saatlik bir yolculukla Vicenza'ya vardık.  Akşam üzerleri bazı cadde ve sokaklar trafiğe kapandığı için şehrin merkezindeki Palladio otelimize bir saatte ulaşabildik. Çok merkezi olan otelimiz eski binada yepyeni bir oteldi. Otelin etrafında gezindikten sonra Doumo'nun yanındaki Al Ritrova'da güzel bir akşam yemeği yedik.



Venedik

Sabah Venedik'e trenle gidip gelmek için gara gittik. banliyö trenleri 1,15dk ve 46 dakikada  6,5 euro tek yön gidebiliyordu.Venedik Santa Lucia istasyonundan çıkınca Büyük Kanalın üzerindeki köprüden geçip yüzlerce adadan oluşan Venedik geçiyorsunuz. 


Pia ve Po nehirleri deltaları arasındaki longozlardaki (bataklık) kanallar sayısız köprü ile birbirine bağlanıyor. İstasyondan San Marco meydanına 30dakikada yürüyerek ulaşılabilir. Venedik içinde araç bulunmamaktadır. Sulardan ve gel gitler dolayısıyla şehirdeki binalar rutubet ve batma tehlikesi altındadır. Ticaret merkezi konumundaki San Marco meydanında oturup bir şeyler yedikten sonra gezinerek ve hediyelik eşya bakarak tekrar istasyona gelip Vicenza'ya döndük.

Malo

Sabah 11 deki nikah törenine katılmak üzere Vicenza'nın 30km kuzeyindeki Malo'ya gittik. Belediye binasında yuvarlak masa etrafında bizimkine benzer bir törenle nikah kıyıldı. 

Nikah sonrası yemek için dağların sırtlarında küçük bir aile işletmesi olan San Vito di Leguzzano gittik. Yemek aperatif içkiler ve mezelerle başladı. Bana en çok çekirdeği çıkarılmış pane delmiş siyah zeytin kızartması ile kapari kızartması değişik geldi. 

Salona geçtiğimizde İtalyanlar ve biz Türkler u masada karşılıklı oturduk. Yemeğe beyaz ve kırmızı ev şarapları eşliğinde dana karpaçiyo ile başladık. Daha sonra 3 ayrı makarna geldi. İlki ravioli benzeyen ama büklümleri farklı olandı. Daha sonra karidesli fettucini ve son olarak da patates ve buğday hamuruyla yapılmış top makarna geldi.

Masadan kalkarak terasa çıkıp ağzımızı temizlemek için sorbelerimizi içtik. Yarım saat sonra tekrar masaya dönüp fırında pişmiş kuzu pirzola ve bonfilelerimizi yedik.

Yeterince yemek yemiş ve alkol almış durumdaydık çalan müzikle başta gelin ve damat olmak üzere dans edilmeye başlandı. Gelen düğün pastası kesilmesi ve şampanya içilmesinin ardından 5 saattir devam eden yemeğimiz sona erdi. Nefis hava ve doğa içinde güzel günümüzde mutlulukla sona erdi.

Otele döndüğümüzde saatler 19 gösteriyordu. Saat 22 de içkide buluşmaya Vicenza'da ancak enerjisi hala olanlar katılabildi. 


Verona

Sabah erkenden bir saat uzaktaki eski Roma şehri Verona'ya gittik. Venedikle birlikte turistik bir şehir olan Verona yürüyerek gezilen bir yer. 


İtalya'daki üç amfi tiyatrodan birisi olan Arena şehrin ortasında tüm heybetiyle duruyor. Üç katlı olan yapı iki kata inmiş ama üç kat olan kısa bir bölümü var. Yürüyerek Doumo, Romalılardan kalan Pietro köprüsü ve Kalesi gezilebilir. Kaleden Garda gölüne girip çıkan Adige nehri ve şehir tüm güzelliğiyle seyredilebilir.

Roma yapılarından daha ünlü olan Şekspirin Romeo Juliet'ine konu olan balkon. Gerçek olup olmadığı bile tartışmalı olsa da bahçe balkonu görmek isteyen turistlerle hınca hınç dolu. 

Sirmione

Verona'dan Milano tarafına doğru 45dakika gidilince Garda gölünün güneyinde göle doğru uzanan incecik yarımadanın ucunda Roma döneminden kalan kaplıcası olan kale şehir Sirmione'ye varılıyor. Gerek yol gerekse yarımada ve Kale içi tam bir Ege sahil kasabası gibi. Lüks oteller, plajlar, kafe, gelato ve lokantalar ve yürüyüş alanları ile manzara insanı büyülüyor. Yediğimiz dondurma ve içtiğimiz limonata nefisti. 

Otoyoldan kolayca Vicenza'ya döndük. Akşam meydanda bir şeyler yiyip otelimize döndük.

Gerek Verona gerekse Sirmione'de arabamızı ücretli parklara bırakarak rahatça gezebildik. Napoli ve Amalfi bölgesi ile Cinque terre de araba park etmek neredeyse imkansız gibidir. 

Sabah tekrar Bologna'ya giderek arabamızı teslim edip rahat bir yolculukla İstanbul'a döndük. İtalya ve İspanya defalarca gidilse bile sıkılmayacağınız güzel ülkeler.