Göstergeler Makro

 1975 - 2012 yılları arasındaki GSYİH , cari ve bütçe dengesi rakamları ile ortalama faiz ve kur.






Çalışma hayatına başladığım yıldan aktif hayatıma son verdiğim 2011 tarihler arasındaki 35 yılda Türkiye ekonomisinin GSMH, büyüme oranları ile cari denge,bütçe dengesi ve bunların GSMH oranlarının olduğu tabloyu "Göstergeler Makro" sayfasında görebilirsiniz. 2012 yılıda ilave edilmiştir.

1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonraki iki yıl büyüme olumlu giderken petrol şokunun ve uygulanan ambargonun etkisiyle, ekonomi 1979 da krize girdi. Petrol kıtlığı ve belli başlı ürünlerde çifte fiyat ve karaborsa oluştu. 24 Ocak kararlarının ardından toparlanmaya başlayan ekonomide küçülme(1980 % 2.4) ancak 7 yıl sonra giderilebildi.  GSMH tekrar 103 milyar $ yükseldi.

1980 den sonraki 10 yılda (bütçe açığının GSMH oranı % 2 nin üzerine çıkarak) % 5 civarındaki büyüme elde edildi. Bütçe açıklarıyla yükselmeye başlayan enflasyon dolayısıyla faizler 50-60 seviyelerinde seyrederken, 1994 deki finansal ve bankacılık kriziyle(üç bankaya el konuldu) ekonomi % 5.5 küçüldü. 

1994 den itibaren üç basamaklı seviyelere yükselen faizlere karşın, GSMH'nın % 6-7  seviyelerine yükselen bütçe açıkları ekonomiyi ortalama % 5 büyütebildi. Ancak, 1999 da ekonomi % 3.4 küçüldü. Bunu üzerine 2000 yılından itibaren, IMF anlaşması gereği çapa sistemi ile TCMB günlük kur  ilan etmeye başladı.

Birikmiş bütçe açıklarıyla oluşan borçlar yanında 2000 yılında, %8 lik bütçe açığına % 10 civarındaki cari açıkla zorlanarak, ekonomik büyüme elde edilebildi. Ancak, 2001 yılı başında(Şubat 21) kurda çapa sisteminden vazgeçerek, kur ve faiz zıpladı ve krize girdik.  Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi sonucunda, yıl sonunda ekonomi dörtte bir oranında küçüldü. 30 un üzerinde banka kapanırken vasıflı işsizlik ortaya  çıktı.

Yüksek enflasyonlu senelerin getirdiği yüklerle oluşan küçülmeden sonra IMF le yenilenen programla faiz dışı fazla vererek borçlanma ihtiyacı azaltılarak faizler düşürüldü. Ancak bu dönemde bütçe açığı oranı düşürülürken likiditenin getirdiği olumlulukla cari açık % 5 lerden başlayıp % 10 lara kadar ulaştı.

Tüm bu verilerden sonra gelebildiğim sonuç; Tasarrufları yetersiz Türkiye de, % 5 in üzerinde büyüme elde edilebilmesi için ek kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.  Bu da  dış borç, özelleştirme gelirleri ve  (gelecek gelirlerin bugüne getirilmesinin finansmanı olan)     yap işlet devret  modeline ihtiyaç duyulmaktadır. Dış borcun kısa vadeli değil uzun vadeli olması gerekmektedir. Aksi durumda sıcak kısa vadeli para ekonomiyi er veya geç sıkıntıya sokacaktır.

Ancak, tasarrufları artıracak, cari açığımızı azaltacak önlemleri bularak % 5 in üzerinde büyümeyi sürekli hale getirebiliriz. Buda bizi kalkınmış ülkeler seviyesine taşır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder